BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “İstanbul’un Fethi” ve “Fatih”e dâir -1-

“İstanbul’un Fethi” ve “Fatih”e dâir -1-

İstanbûl’un fethi, Türk târihinin en müstesnâ olayı sayılarak ona “Feth-i Mübîn” denildi. Türk târihi, sayılamayacak kadar çok kahramân ve cihângîrle doludur. Fâtih Sultân Mehmed de bunların başlarında gelir...



Mayıs ayına, “Fetih ve Fâtih Ayı” dense lâyıktır. Zîrâ Fâtih Sultân Mehmed Hân’ın vefâtı 3 Mayıs’ta, naaşının İstanbûl’a getirilmesi 22 Mayıs’ta, “İstanbûl’un Fethi” de 29 Mayıs’ta olmuştur. Aslında bu ayın başından itibâren, onunla ilgili makaleler yazılabilirdi; ama dünyâ târihinde çok önemli bir hâdise olan, bir çağın kapanıp yeni bir çağın açılışına başlangıç kabul edilen “İstanbûl’un Fethi” hâdisesi, 29 Mayıs’ta olduğu için, fetih târihine denk getirmek maksadıyla, makalelerimizi bu haftaya tehîr ettik... İstanbûl’un fethi, Türk târihinin en müstesnâ olayı sayılarak ona “Feth-i Mübîn” denildi. Türk târihi, sayılamayacak kadar çok kahramân ve cihângîrle doludur. Fâtih Sultân Mehmed de bunların başlarında gelir. İstanbûl’u, biz torunlarına mîrâs bırakan Fâtih’in hayâtı, Garp’ta ve Şark’ta asırlar boyu, her cephesiyle incelenmiş, hakkında nice kitâplar yazılmıştır. Tetkîk edildikçe derinleşen, derinleştikçe deryâlaşan bu cihângîrin sayılamayacak kadar çok üstün vasfı vardır... MÜJDEYE KAVUŞAN ORDU... 30 Mart 1431 (H. 833) Pazar günü Edirne’de doğan, Osmanlı padişahlarının yedincisi ve İstanbûl’un fâtihi, II. Murad Hân ile Candaroğulları âilesinden Hadîce Âlime Hümâ Hâtûn’un oğlu ve II. Bayezid Hân’ın babası olan Fâtih Sultan Mehmed Hân, daha 21 yaşında iken, İstanbûl’u alarak, Bizans İmparatorluğu’na son vermiştir. Şehzâdeliğinden beri bir an önce İstanbûl’u fethetmek, Hazret-i Peygamberin müjdesine mazhar olabilmek idealiyle yanıp tutuşan Sultân Mehmed, bu büyük mes’elenin halline çalışıyordu. Bu sebeple, kaynakların belirttiğine göre, Pâdişâh, hep İstanbûl’un fethini düşünüyordu. Evliyânın işâretleri, keşif ve kerâmet sâhiplerinin sözleri ile, o bu fikri tamâmiyle benimsemişti. Daha Manisa’da şehzâdeyken, hocası büyük âlim ve velî Akşemseddîn, onun İstanbûl’u fethedeceğini kendisine müjdelemişti... Peygamber Efendimizin (aleyhisselâm); “Kostantîniyye (İstanbûl) muhakkak fethedilecektir. Bu fethi yapacak olan hükümdâr ne güzel hükümdâr ve ordu da ne mükemmel ordudur” meâlindeki hadîs-i şerîfinde geçen müjdeye, Fâtih ve ordusu kavuşmuştur. Fâtih Sultân Mehmed Hân, askerî ve siyâsi sâhada eşsiz bir dehâ idi. Donanmayı, Beşikt⺒tan Halîç’e indiren teknik zekâ Fâtih’e mahsûstur. Halîç’te, Kâsımpaşa’dan başlayarak boş fıçılar üzerine kalaslar bağlatıp, Kâsımpaşa-Ayvansarây arasında 5.5 metre eninde köprü teşkîl ettirmesi, yine onun askerî ve teknik zekâsının mahsûlüdür. 29 Mayıs sabâhı yapılan son taarruzda, Ulubatlı Hasan’ın burçlara bayrak dikmesi ile coşan askerler, delik deşik olan sûrlardan içeri girdiler. 20 parça donanma ve 300.000 askerden müteşekkil ordunun, yeri-göğü sarsan “tekbîr” ve “tehlîl” sesleri arasında, İstanbûl düştü. Bundan önceki, asırlar boyu devâm eden 28 kuşatmada İstanbûl’u almak nasîp olmamıştı. Fâtih Sultân Mehmed Hân, salı günü öğleden sonra Topkapı’dan şehre girdi. Bu şekilde Orta Çağ sona erdi, Yeni Çağ başladı... Fetihten sonra, bütün Ortodoks Hıristiyânların başı olan Patrikliği ortadan kaldırabilecek güçte olmasına rağmen kaldırmadı. İstanbûl’un düşmesinden sonra, sûrlarda Ceneviz kumandân ve askerlerinin ölülerine rastlandı. Hâlbuki Cenevizliler Türklerle dostluk anlaşması imzâlamışlardı. Fâtih Sultân Mehmed, bu ihânetleri ortaya çıkınca çok korkan ve kendilerine çok ağır cezâlar verileceğini bekleyen Cenevizlilere bir şey yapmadı; sâdece Ceneviz vâlîsi ve papazını çağırtarak üzüntülerini bildirdi. FETHİN SEMBOLÜ: AYASOFYA Dünyânın en büyük kilisesi ve bütün Avrupa’nın ayakta kalan en eski yapısı olan Ayasofya (Sainte-Sophie), fethin bir sembolü olarak câmiye çevrildi. Fâtih bu ma’bedin kıyâmete kadar “Câmi” olarak kalmasını yazılı vasiyet etti ve Allah için vakfeyledi. Toplam 2 İmparatorluk, 4 Krallık, 6 Prenslik ve 5 de Dükalık olmak üzere, 17 devlet fetheden, büyük bir askerî dehâya sâhip olan Fâtih Sultân Mehmed Hân, 1481’de 300.000 kişilik çok kudretli ve büyük ordusuyla yeni bir zafer yolunda iken, 3 Mayıs 1481 günü Gebze’de vefât etmiştir. Cenâzesi İstanbûl’a getirilip 22 Mayıs 1481 günü, Fâtih Câmii bahçesindeki kabrine tevdî edilmiştir...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT