BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Ne cevap vereceksin?”

“Ne cevap vereceksin?”

Allahü teâlânın gördüğüne inanan, Onun beğenmediği bir şeyi yapabilir mi? Yanındaki iki meleğin, günah ve sevapları tespit etmekle görevli olduğunu yakînen bilen kimse, kötü işler yapabilir mi? Eski devirlerde, gencin biri işlediği suçdan dolayı halkın gözü önünde dayak atılarak cezalandırılıyordu.



Allahü teâlânın gördüğüne inanan, Onun beğenmediği bir şeyi yapabilir mi? Yanındaki iki meleğin, günah ve sevapları tespit etmekle görevli olduğunu yakînen bilen kimse, kötü işler yapabilir mi? Eski devirlerde, gencin biri işlediği suçdan dolayı halkın gözü önünde dayak atılarak cezalandırılıyordu. Gencin her tarafı kan revan içinde olmasına rağmen genç bir kere bile sesini çıkarmıyordu. Muhafızlar dayak atmaktan yorulmuşlardı dinlenmek için bir kenara çekilirler. Bu arada kalabalığın arasında meydanda olan Bişr-i Hafi hazretleri gence yaklaşıp, “Tahammülüne hayran kaldım” dedi. Genç, “Nasıl ağlayıp bağırabilirim ki, kalabalığın içinde sevdiğim kız var ve şu an beni görüyor” diye cevap verdi. Bunun üzerine Bişri Hafi buyurdu ki: “İyi ama Allahü teâlâ seni her an görüyor. Onun edebini gözetmeyi hiç düşünmedin mi? Allahü teâlâ yarın ahirette, ‘Fazlasını istemiyorum ey kulum, sadece o kız için gösterdiğin gayreti, sabrı, edebi, aşkı, benim dinim için, benim rızam için niye göstermedin?’ dese ne cevap vereceksin?” Bu söz üzerine genç öyle bir “Allah” dedi ki kendinden geçti. O kadar kırbaca direnen vücut bu ilahi aşka, bu Rabbinden utanma duygusuna takat getiremez. Muhafızlar yanına koştuğunda çoktan can vermiştir... İslam büyükleri, tasavvuf, Allahü teâlâyı, görür gibi ibadet etmektir, demişlerdir. O halde, ona isyan etmekten, terbiyesizce, edepsizce hareketlerden uzak durmamız gerekir. İhlâs, dünya faydalarını düşünmeden, ibâdetlerini yalnız Allahü teâlânın rızâsı için yapmaktır. İhlâs sahibi, ibâdet yaparken başkalarına göstermeyi hiç düşünmez. Bunun ibâdetlerini başkalarının görmesi ihlâsına zarar vermez. Abdullah bin Mübarek buyurdu ki: “Üç ilim öğrendim. Bunlar, gönül ilmi, dil ilmi ve beden ilmi. Gönül ilmi şudur ki: Allahü teâlâ bana kalb verdi. Bu kalb ile O’nu bileyim, O’nun sevdiklerine gönül vereyim. Sevmediklerine gönlümü bağlamayayım, onlardan uzak olayım. Dil ilmi şudur ki: Bana dil verdi. Bu dil ile O’nu anayım. O’nun istemediği sözleri söylemeyeyim. Beden ilmi şudur ki: Bana beden vermiştir. Bu beden ile O’nun emrettiği şeyleri yapar, yasak ettiği şeylerden uzak dururum.” Tel: 0 212 - 454 38 21 www.mehmetoruc.com e-mail: mehmet.oruc@tg.com.tr
Kapat
KAPAT