BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hakan tadında BIRAKSIN!

Hakan tadında BIRAKSIN!

Galatasaray Eski Başkanı Özhan Canaydın 65 yıllık hayatını Türkiye’ye değerlendirdi...



ÖZEL RÖPORTAJ Galatasaray Eski Başkanı Özhan Canaydın 65 yıllık hayatını Türkiye’ye değerlendirdi... Spor servisimizle yemekte buluşan Canaydın, 4 saat boyunca çarpıcı açıklamalarda bulundu. En büyük aşkım Galatasaray; uğruna bugün günde 23 ilaç içiyorum. 2 bin 200 günde evimde 9 yemek yemişim En büyük gururum Köln Havalimanı’na indiğimden itibaren G.Saray marşı çalınması ve 700 fotoğraf çektirmem En sevdiğim futbolcu Hasan Şaş’tır. Dedikodu yapmaz, paraya önem vermez, ölene kadar Hasan Şaş derim En büyük defom Ali Aydın’a düdüğünü assın dememdir. Evinde G.Saray bayrakları asılı. Sonradan özür diledim En büyük pişmanlığım Süren yönetiminden ayrılmaktı. Bıraktığım ve tekrar geldiğim boşluktaki borçlanma rekordur En anlamlı şampiyonluk 2006 yılındakidir. Sezonu ikinci bitirecekler diye futbolculara plaketler bile hazırlamıştık En kızdığım insan Bülent Korkmaz’dır. Aleyhimde yalan söyledi. Onu kör testere ile kessem hıncımı alamam. En büyük üzüntüm Ribery’dir. Türkiye’ye gelmiş en büyük yabancıydı. Şimdi izlerken kumandayı fırlatasım geliyor En büyük övünç kaynağım Seyrantepe’dir. Belki de Galatasaray’a doğru dürüst yaptığım tek olumlu iştir. Özhan Canaydın, emektar golcünün futbol hayatına nokta koyması gerektiğini söyledi “TORPİL HAYATIMI KURTARDI” G.Saray Eski Başkanı Özhan Canaydın, TÜRKİYE’ye ziyaretinde çok çarpıcı açıklamalarda bulundu. Gazetemizin Spor Servisi’yle 4 saat süren bir yemekte bir araya gelen Canaydın, 65 yıllık hayatında yaşadığı en önemli anıları paylaştı. Sohbete, hastalığını ilginç bir tesadüf sonucu öğrendiğini anlatarak başlayan Canaydın, hayatında ilk kez yaptığı bir torpilin, canını kurtardığını söyledi. İşte Canaydın’ın ağzından dökülenler: “Acıbadem’in sahibi M.Ali Aydınlar’ın sağ kolu Sedat Bey var. Bir gün onun oğlunun G.Saray Lisesi’nde bir dersinde sıkıntı olmuş. Bir senesi kaybolacak, ricacı oldu. Ben de öğretmenleriyle görüştüm. Bir şekilde halloldu. O da yaptığım bu iyiliğe karşılık, bana yurtdışından yeni bir cihaz getirdiklerini ve check-up’tan geçmemi istedi. Önce savuşturmaya çalıştım ama çok ısrar edince gittim.” “HAKAN BU İŞİ KURCALAYACAK” “Yapılan kontrollerde hastalığımız ortaya çıktı. Neyse çok şükür atlattık. Bu rahatsızlık anne ve baba tarafımdan 3 göbek yok. Genetik değil. Stresten, düzensiz yaşamaktan oluyormuş. Bunların hepsi yaptığımız görevin içinde oldu. Görev yaptığım 2 bin 200 günde sadece evde 9 kez akşam yemeği yiyebildim.” Hakan Şükür konusuna da değinen Canaydın, golcü futbolcu için “Hakan Şükür inşallah bırakır. Zamanlamasını iyi ayarlayıp bırakabilmek ona çok şey kazandırır. Maalesef dışarıdan gördüğüm kadarıyla bırakmayacak gibi. Bu işi çok kurcalayacak. Ailece bana çok yakın olmasına rağmen bu konuda fikrimi almadı. Evvelden oyunculara jübile yapardık çünkü doğru dürüst para alamazlardı. Şimdi iyi para alıyorlar. ‘Jübile yapmıyorlar, vefasızlar’ demelerini kabul etmiyorum” ifadelerini kullandı. “FORMA GELİRİ BÜYÜK YALAN” Kulüp gelirleri konusuna da değinen Canaydın, “F.Bahçe 25 milyon dolar forma gelirim var diyor. Halbuki bu cirodur, yüzde 20’sini kazanırsın. Dünyanın en büyük yıldızını alsan 20 bini geçmez forma satışı. 20 YTL’den 400 bin YTL yapar. Ayakkabı parasını bile karşılamaz. Tekstilde parayı batıran stoktur. Beşiktaş bu konuda mahvoldu. Beşiktaş Store’ların elinde öyle stok var ki, sokağa atsan çöpçü süpürmez. Ben günde 50 bin parça mal üretiyorum. Bu işi bilen biriyim. Atmayla tutmayla bu iş olmaz. F.Bahçe seyircisi mal almakta daha vefakar. G.Saray’ın stada gelen seyircisi çok düşük gelir düzeyinde. Ama gidin Digitürk’e en çok decoder alan G.Saray seyircisi. 5 lira zam yapıyorum biletlere, 5 bin kişi gelmiyor. Aynı haftada 2 maç üst üste gelirse, 1 maçı boş tribünlere oynuyoruz. F.Bahçe’de böyle değil” dedi. TEŞEKKÜR PLAKETİ G.Saray Eski Başkanı Özhan Canaydın’ın gazetemize ziyareti sırasında, Spordan Sorumlu Müdürümüz Sadık Söztutan, 3 dönem üst üste başkanlık görevini yürüten Canaydın’a, spora verdiği katkılardan dolayı bir teşekkür plaketi sundu. “Hasan adam gibi adamdır” “ÖLENE KADAR HASAN DERİM” En sevdiğim futbolcu Hasan Şaş’tır. 20 sene idarecilik yaptım kaç tane futbolcu geçti, Hasan’ın yeri bambaşka. Dedikodu yapmaz, parayla hiç ilgisi yoktur. Bir gün olsun prim pazarlığı yapmaz. Hadise çıkarmaz. Çok saygılı, efendidir. Çok hırslıdır. Saha içindeki hareketleri antipatik gelebilir ama Hasan mükemmel bir adamdır. Çok iyi bir G.Saraylıdır ve ağabeydir. Hürmet eder, saygı gösterir, vefalı bir çocuktur yani. Her yerde ölene kadar Hasan derim. ‘Kumandayı fırlatasım geliyor’ “Tek üzüldüğüm Ribery olayı. O kadar içim yanıyor ki. Televizyonda hevesle seyrederken, kumandayı duvara fırlatasım geliyor. Dahlim yok, eğer dahlim olsa küserdim futbola. Çok önemli bir futbolcu, Türkiye’ye gelen en iyi yabancıydı. Önümüzdeki 2 yılda çok daha önemli noktaya gelecek. Bırak G.Saray’ı, Türkiye için çok büyük bir fırsattı. Kaçan balık büyük olur değil, balık büyükmüş. G.Saray’da kalsaydı Fransa Milli Takımı’na seçilemezdi. Belki bu sene gidebilirdi. Oyuna getirildik. Metz’den Marsilya’ya geçebilmek için G.Saray’ı kullandılar. Ama Ribery’ye gidin hâlâ G.Saray’ı sevdiğini söyler. İlginç biriydi. Evine plazma televizyon koymuştuk, bunun arkası nerede demişti. 50 bin euro verdik, parayı naylona sarıp yatağının altına koymuş. Banka falan bilmezdi”. “Kör testereyle hıncımı alamam” “FUTBOLCUNUN VEFASI YOK” Bülent Korkmaz’ı, Fatih Hoca da, Hagi de kadro dışı bıraktı. Kim gelirse kadro dışı bırakıyor. Niye acaba? Ben biliyorum ne olduğunu ama kimse araştırmıyor. 98 Temmuz’unda Tugay’la birlikte Başkan Faruk Süren’e ağır hakaretler etmişler. Ali Dürüst ve Faruk Süren’e telefonla arayıp ricada bulundum affettiler. Son olayda da takımın kaptanları Hakan, Hasan ve Ergün’ü çağırdım. “Söyleyin Bülent’e beni arasın” dedim. Ertesi gün yine aramadı. Onlar da “Başkanım biz söyledik” dediler. “Günah benden gitti” dedim. Şimdi “Beni aramadılar” diyor. Kör testereyle kessem hıncımı alamam o derece yani. K.Erciyes’e de, Bursaspor’a da teknik direktör olurken ben kefil oldum. Bir gün çıkıp teşekkür etmez. Futbolun adaleti yok, oyuncunun vefası hiç yok. ‘Beşiktaş’ın kuruluşu 1906’ BEŞİKTAŞ ROZETİNİ SAKLIYOR Özhan Canaydın, sohbet sırasında babasının hediye ettiği ve gözü gibi sakladığı bir rozeti göstererek hikayesini anlattı. Yöneticilik döneminde hediye aldığı rozet hakkında bilgi almak için araştırma yaptığını söyleyen Canaydın, “Beşiktaş rozeti olduğunu ve siyah-beyazlı kulübün kuruluş tarihinin 1906 olduğunu öğrendim. Derhal Süleyman ağabeyin (Seba) evine gittim. Yanımda da babamların 1928’de Beşiktaş’la Şeref Stadı’nda yaptığı maçın resmini götürdüm. SEBA “KARIŞTIRMA” DEDİ Süleyman ağabey bunu bir aldı büyük bir şaşkınlıkla “Aaa. Bundan 3 tane vardı. Üçüncüsü sende mi çıktı? Biri Beşiktaş Müzesi’nde, biri bende, biri de sende çıktı ha. İyi oldu bulunduğu” dedi. Ben de,”Size armağan edeyim” dedim. “Yoo. Katiyyen kabul etmem. Bunu gidin Galatasaray müzesine koyun. Bunun en güzel yeri Galatasaray Müzesi’dir” dedi. Rozetin üzerinde “Beşiktaş’ın kuruluş tarihi için 1906” yazıyor deyince, “Onu karıştırma” dedi. CANAYDIN DEDİ Kİ... “Yaptığım tek doğru iş stat” Stada kendi ismimin verilmesini kesinle kabul etmem. G.Saray’da bana gelene kadar ne isimler var. Yaptığımız doğru dürüst tek iş belki de budur. Stadın ismi mutlaka satılacak. Senede 10 milyon dolar isim hakkı veren firmalar var. “İkincilik plaketi hazırlatmıştık” Benim için en anlamlı şampiyonluk 2006 senesinde yaşandı. O meşhur son 16 dakikanın olduğu maç. O gün için biz de hazırlıklar yapmıştık. Futbolcularımıza şampiyon olmuş gibi plaket vermeyi düşünüyorduk. Yani ikinci olmaya hazırdık. “Ali Aydın en büyük defom” En büyük defom Ali Aydındır. O gün Serdar Bilgili yanımdaydı. İkinci penaltıyı öyle bir verdi ki Serdar bile isyan etti. Bunun da dolduruşuyla çıkıp “Hakemliği bıraksın” dedim. Sonra da çok üzüldüm. Gayet iyi biliyorum ki Ali’nin Ordu’daki evi G.Saray bayraklarıyla doludur. “Köln’deki günü hiç unutamam” Hayatımda hiç unutamadığım bir şey var. Köln’e gittim. Köln Havalimanı’na ayak bastığım an bir anda havalimanının içinde G.Saray marşı çalmaya başladı. Hem de havaalanının genelinde. Çok duygulandım. Onun şerefine ben o gün 700 resim çektirdim. Başım döndü. “Faruk Süren’den ayrılmam hataydı” G.Saray’daki en büyük hatam Faruk Süren yönetiminden ayrılmamdı. Benim olduğum o dönemde anormal bir borçlanma yoktu. Bıraktığımdan sonra teslim aldığım döneme kadar çok büyük borçlanma olmuştu. Keşke bırakmasaydım diye çok hayıflandım. G.SARAY NOTLARI Azerbaycan Kral’ı istiyor Azerbaycan’ın Hazar-Lenkeran Kulübü, Hakan Şükür’e transfer teklifinde bulunduğunu açıkladı. Kulüp yöneticileri kariyerini Azerbaycan Birinci Ligi’nde sürdürmesi için Hakan Şükür ile görüşmelere başladıklarını duyurdu. Hazar-Lenkaran, 3 yıl önce Oktay Derelioğlu’nu transfer etmiş, bir süre Bakü’de top koşturan Derelioğlu daha sonra ayrılmıştı. “Hakan bana küsemez” G.Saray Başkanı Adnan Polat, Beylikdüzü Belediye Başkanı Vehbi Orakçı’yı makamında ziyaret etti. Spor okulları ve salonlarıyla ilgili Beylikdüzü için birlikte proje üretmek istediklerini söyleyen Polat, “Hakan Şükür’ün adını taşıyacak futbol okullarından biri Beylikdüzü’nde olabilir. Hakan’ın bana küsme ve kırılma gibi bir lüksü olamaz” diye konuştu. Hoca krizi yaşanıyor G.Saray Yönetimi, teknik direktör krizine bir türlü çare bulamıyor. Aylardır hoca arayan yönetim, bu süre içinde görüştüğü 8 isimden de olumsuz cevap aldı. Hoca konusunda Polat tarafından tam yetki verilen Adnan Sezgin ve Haldun Üstünel, “1 hafta içinde yeni teknik direktörü açıklayacağız” açıklamasını yaptılar. “Galatasaray Ferdi’ye talip” Çaykur Rizespor Başkanı Abdülkadir Çakır, G.Saray’ın Ferdi Elmas’a talip olduğunu, kendilerinin bu futbolcunun borservisine karşılık olarak sarı-kırmızılı takımdan 3 genç oyuncu istediklerini söyledi. Çakır, Uğur Akdemir’i bonservisi ile birlikte transfer etmek istediklerini belirterek, “Onlar da bizden Ferdi Elmas’ı istediler. Bizden 3 futbolcuya karşılık bonservis bedeli almayacaklar” dedi. Mustafa Karagöl İHA Spor Müdürü Uzun yıllar G.Saray muhabirliği yapan Mustafa Karagöl, İhlas Haber Ajansı Spor Müdürlüğü’ne getirildi. Sporda atak yapmaya hazırlanan İHA, tecrübeli gazeteci ile uluslararası spor dünyasında da söz sahibi olmayı amaçlıyor. YARIN: G.Saray’ın renkleri sarı-lacivert
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 92945
    % -0.37
  • 5.3981
    % -1.38
  • 6.1055
    % -1.4
  • 6.9138
    % -2.71
  • 210.234
    % -1.22
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT