BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ONLAR DA ANNE!

ONLAR DA ANNE!

38 yaşındaki Zeliha Hanım, 4 çocuğu ve gözlerini kaybeden kocası için örgü örerek hayata direniyor...



> M.Kurtbay Önür kurtbay.onur@tg.com.tr 38 yaşındaki Zeliha Hanım, 4 çocuğu ve gözlerini kaybeden kocası için örgü örerek hayata direniyor... 40 yaşındaki Rahime Hanım ise isot makinesinde çalışarak 6 çocuğu için ayakta kalmaya çalışıyor... ÇOCUKLARIM İÇİN... 38 yaşındaki 4 çocuk annesi Zeliha Hanım 13 yaşında evlenmiş... Ancak ayağını trafik kazasında kaybetmiş... Hayatını anlatırken “Ahh... Daha çok çalışabilsem” diyor, başka bir şey demiyor; “En büyük çocuğum askerde, eşimin gözleri görmüyor... Ben de örgü yaparak evin giderlerini karşılamaya çalışıyorum, ancak yetiştiremiyorum. Çocuklarım çok bilinçli, yiyecek, içecek sıkıntısı çektiğim zaman ‘Anne sen üzülme’ diyorlar. Ahmet 12 yaşında, boş zamanlarında eski demirleri toplayıp, hurdacıya satarak bana destek olmaya çalışıyor... Ona ‘Oğlum okulun daha önemli. Sen derslerine çalış’ diyorum ama beni dinlemiyor...” Zeliha Hanım; “-Elektriklerimizi ve suyumuzu kesecekler, çünkü parasını ödeyemedim... Bana kimse acımasın... Ancak gerçekten yardım etmek isteyen varsa, bir örme makinesi olsa çok güzel olur... O kadar çile çektim ki, ağlamaktan gözlerim kurudu. Kendim için değil çocuklarım için ağlıyorum, çocuklarım için hayata direniyorum...” HAYATIM İSOT GİBİ... Rahime Karagöz ise 23 yıllık evli... Kocası Kadri Bey vefat etti... 6 çocuğu ile ortalarda kala kaldı... Bir kızını evlendirdi, birini de nişanladı... Küçük bir kızı bir oğlu daha var, büyük oğlu ise asker. En küçük Mehmet Emin daha 8 yaşında... “Ne yapalım, ufak tefek işlerle ayakta kalmaya çalışıyoruz” diyor ve şöyle devam ediyor Rahime Hanım; “-Yardımsever vatandaşların desteğiyle bir isot makinesi elime geçti... İsot makinesi ailemin gelir kaynağı tek sermayem. Rakibim çok. Ben tenekesi 2.5 milyondan çekiyorum. Günlük 10 lira kazanıyoruz. Bu tabi sene boyunca 3 aylık bir süreç... Ev sahibi sıkıştırıyor. Bu yüzden mahkemelik oldum. Çocuklarımdan bazıları rahatsız... Onların ilaçları belimi büküyor. Kendi hastalıklarımı unuttum. Astım ve şekerim var. Hiç olmazsa okul masraflarını hükümet karşılıyor. Allah’a şükürler olsun geçiniyoruz. Ama hayat isot gibi çok acı... Televizyonlarda zor durumdaki aileler yerine, şöhretler boy gösteriyor. Bizim durumumuz ekranlara, gazete sayfalarına yansıtılmalı...” Şimdiye kadar birçok başarılı kadının hikâyesini anlatmaya çalıştık size... Ancak bir de madalyonun öbür yüzü vardı... Şanlıurfa’da bir yardım derneğinin düzenlediği organizasyonda; iki farklı kadın ve iki ailede yaşanan hüzünlü hayata şahit olduk... Fakru zaruret içinde yaşayan iki anne, içinde bulunduğu duruma rağmen ailelerini ayakta tutabilmek için kıyasıya bir mücadeleye girişmişti... İkisi de 4’er çocuk annesi olan Zeliha ve Rahime hanımlar, evlatları için adeta kendilerinden vazgeçmişlerdi... İşte Urfalı iki örnek annenin; aileyi ayakta tutmak için gösterdiği fedakârlığın samimi hikâyesi... Belki birilerinin kulağına su kaçar ümidiyle... Bu iki gerçek annenin hayat hikâyesini dinleyip ayrıldıktan sonra efsane şair Sâmi’nin beyti kulaklarımda çınlamaya başladı; Garîb-i haksârın kadri âlî olduğunu anla, Kıyas et şebnemin hurşide fart-î intisabından... “Başı yerde gezen, kimsesiz ve biçare gördüğün insanların yüksek değerler taşıdığını anlamak istersen, onların bu hallerini çiy tanelerine mukayese et. Bilirsin ki, çiy tanesi de yerlerde, otların, yaprakların üstündedir. Fakat yükseklerle o kadar sıkı bağlılığı vardır ki, güneş biraz göründü mü, çiy damlası yine gökyüzündedir.” Yıldırım GÜZELLİK notları > Sabahları mümkün olduğunca hızlı olmanın en güzel yolu, yapılması gereken her şeyi akşamdan yapmak: Böylece sabahları, o acelede, boş yere vakit kaybetmez ve rahatça hazırlanabilirsiniz. Bu, ayrıca, güne güzel bir biçimde başlamanın en iyi yolu... > Saçlarınızı akşam yıkayın. Böylece hem sabah, duşta sadece vücudunuzu yıkayarak zaman kazanabilir, hem de akşam, daha çok vaktiniz olduğu için bakım yapabilir ve ipek gibi saçlara sahip olabilirsiniz... > Akşamdan tüm kıyafetlerinizi kontrol edin ve mümkünse deneyin... Böylece sabahları bozuk bir fermuar ya da kopuk düğmelerle uğraşmak zorunda kalmazsınız... > Kıyafetinize uygun olan çanta ve ayakkabıları seçmeyi ve bir önceki gün kullandığınız çantanın içinde yer alanları diğerine aktarmayı da unutmayın... > Sabah kullanacağınız duş jeli ve vücut losyonu, eğer yarıdan daha az dolu ise onları akşamdan baş aşağı çevirin; böylece bir damla krem çıkarmak için dakikalarca uğraşmazsınız... UZMAN GÖRÜŞÜ Beninize DİKKAT edin... Deride var olan benlerden bazıları kanserleşme gösterebilmektedir... Çeşitli klinik görünümleri olan benlerde zaman içinde oluşan değişiklikler korkutabilir. Uzun yıllar içinde olan değişiklikler çoğunlukla benlerin normal yaşam süresi içinde olan değişimlerdir... Ancak kısa sürede hızla gelişme gösterenlere karşı dikkatli olmak gerekir. Vücutta var olan bir bende aniden büyüme, renginde koyulaşma, sınırlarında düzensizlik, kaşıntı, kanama gibi belirtiler ortaya çıkarsa hemen uzman bir doktora başvurmak gerekir. Çünkü bu tip belirtiler kanserleşme işaretleridir ve bir an önce müdahale edilmesi gerekir. Özellikle büyük olan doğumsal benlerin mutlaka çıkartılması gereklidir. Bu işlemin erken yaşlarda yapılması uygundur zira yaşla birlikte risk de artmaktadır... (...Opr. Dr. Sevin Özgül) PÜF NOKTASI Pilavınızın lezzetini artırmak için pirinci önce margarin veya tereyağı ile kavurmayı deneyin... Pilavın pişirme suyuna katılan sıvı yağ da pirinçlerin yapışmasını engeller ve pilavınızın tane tane olmasını sağlar... GÜNÜN YEMEĞİ Altı Patlıcanlı Kebap Malzemeler > 250 gram kuşbaşı kuzu eti > 200 gram mantar > 2 adet domates > 1 adet soğan > 1 adet çarliston biber > 1 adet havuç > 2 yemek kaşığı sıvı yağ > 4 adet kemer patlıcan > Tuz, karabiber Hazırlanışı Kuzu kuşbaşı eti tencereye koyup kavurun. Üzerine bir çay bardağı sıcak su koyup yumuşayıncaya kadar pişirin. Mantarları yıkayıp 4 parçaya bölün. Soğan, havuç, domates ve biberi ince ince doğrayın. Suyunu çeken ete sıvı yağ, biber ve soğanı koyup kavurun. Domatesi ekleyip kavrulunca ateşten alın. Tuz ve karabiberi ekleyin. Patlıcanları ateşte közleyip soyun ve tahtada ince ince kıyın. Tuzla iyice karıştırın. Servis tabağına yayın. Üzerine etli harcı döküp servise hazırlayın. ...afiyet olsun... MARKET Daha genç ve CANLI BAKIŞLAR Yüzün en hassas bölgesi olan göz çevresi; stres, yorgunluk, uykusuzluk ve güneş ışınları gibi pek çok olumsuz faktörden etkileniyor. İsviçre laboratuvarlarında uzman dermatologlar tarafından geliştirilen Skincode’un “Anında Etkili Hücresel Göz Çevresi Serumu” (Cellular Eye Zone Serum), göz çevrenize ekstra bakım uyguluyor. Aktif Hücresel Canlandırıcı Kompleks (ACR) ile formüle edilmiş olan ince dokulu bu serum, cildin hücresel yenileme süreci üzerinde uyarıcı etki sağlıyor. Skincode’un bu özel serumu, göz çevresindeki çizgi ve kırışıklıkları gözle görülür bir şekilde anında en aza indirgeniyor. İNCİ “-Ben evde; ayağında soket çoraplar, kedilerini seven, onlara ciğer veren, yerlere oturan falan bir tipim... Ev benim için en çok deşarj olduğum bir terapi merkezi... Ama dışarı çıkınca başka biri oluyorum, çünkü üzerime oturtulmuş bir model var, onu oynamak zorundayım...” (...Ajda Pekkan / Sanatçı) SİZDEN GELENLER Mesajınız (...Zeynep A.’nın mesajı) Nedense yaşanılanlar, yaşandıktan sonra daha bir kıymetli oluyor... Seni bu kadar özleyeceğimi hiç ummazken, böylesi bir rüzgara kapılmak ve kurtulamamak çok kötü... Seni hayallerimin o ince hattında bulmayı öyle isterdim ki... Bir resmin dahi yoktu elimde... Bu acı bir gerçekti... Seni özlemimin ve sevgimin kesişen kısmında seviyordum, böylesine içtenlikle... Gerçeklerden kaçmıyor onlarla yüzleşecek kadar cesaretliydim, fakat hakkımdaki iyi veya kötü olan hiç bir düşünceni bilmiyordum. İşin kötü tarafı da buydu zaten... Seninle hayallerimin o imkansız uçurumundan atlamayı öyle çok isterdim ki... Albümünüz (...Cüneyt Aksongur’un albümünden) TÜRKİYE HATIRASI AHMET SELMAN AKSONGUR İstanbul’un fethinden geliyorum... Hayde breee... Tavsiyeniz (...Fadime Ozan’ın tavsiyesi) -Çaydanlığınızın içinde biriken kireç tortusunu temizlemek için, 15 dakika kadar içinde sirke kaynatın. -Sürahinizin dibi kir tutmuş ise, içine bir avuç tuz ile sirke koyup çalkalayın, tertemiz olduğunu göreceksiniz. -Bakır kaplarınızı parlatmak için bir bezi sirke ile hafifçe ıslatıp ovun. -Bulaşık suyunuza bir kaşık sirke katmakla bulaşıklarınızın daha kolay ve güzel yıkandığını göreceksiniz. Bayanlar sirke kalıcı bir koku değil zannettiğiniz gibi eve de sinmiyor, deneyin bunları. Pencereleri de sirkeli suyla siliyorum ve çok güzel sonuç alıyorum... Tavsiye de ediyorum. Sirkenin fazlası mideye zarar, ama temizlikte rahatlık... BİZE ULAŞIN: e-posta: omer.soztutan@tg.com.tr telefon: (0212) 454 30 00 faks: (0212) 454 31 00 adres: türkiye gazetesi ihlas medya plaza 29 ekim caddesi, 34197 yenibosna/istanbul
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 99547
    % 1.59
  • 6.0594
    % -3.21
  • 7.1276
    % -3.1
  • 7.9636
    % -2.83
  • 234.329
    % -3.49
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT