BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Zafer, dehşetle açtı gözlerini!..

Zafer, dehşetle açtı gözlerini!..

Zafer telefonun sesini duyunca odasından hızlı adımlarla çıktı ve salona geldi. Şefika Hanım kaldırmıştı ahizeyi, arayan kişiyle konuşuyordu: - Evet Yalçın Bey, burada, vereyim hemen.



Zafer telefonun sesini duyunca odasından hızlı adımlarla çıktı ve salona geldi. Şefika Hanım kaldırmıştı ahizeyi, arayan kişiyle konuşuyordu: - Evet Yalçın Bey, burada, vereyim hemen. Telefonu Zafer’e uzattı: - Yalçın Bey, sizi istiyor. Zafer hemen kaptı ahizeyi, sabırsızca bağırdı: - Ne oldu Yalçın, bir şeyler öğrenebildin mi? Karşıdan ses oldukça uzaktan geliyordu: - Zafer Bey, telefonda mı anlatayım, yoksa yarın sabah uğrayayım mı? Bütün bilgileri topladım. Zafer kısa bir süre düşündükten sonra kararını verdi: - Yarın sabah gel Yalçın, yüz yüze konuşalım daha iyi. O geceyi heyecanla geçirdi Zafer. Kızının evlilik gibi bir konunun içine girmesi tuhaf duygular oluşturuyordu. Mutlaka bir yuva kuracaktı tabii ki ama o hâlâ kızını daha küçük bir bebek gibi gördüğü için tuhaf duygular yaşıyordu. Bunun baba psikolojisi olduğunun da farkındaydı ve bu yüzden bu tür saplantılarını göz ardı etmeye gayret ediyordu. Ertesi gün Yalçın yine aynı saatte geldi. Hemen salona geçtiler. Zafer eliyle oturmasını işaret etti avukata, kendisi de karşısına geçti: - Evet Yalçın, seni dinliyorum, neler öğrendin? - Çok şey öğrendim Zafer Bey... diye söze başladı Yalçın Ulucan. Derin bir soluk aldı ve konuşmaya başladı: - Beyefendi, bu aile Dalaman’da çok sevilen bir aile. Zaten bir tek anne var Huriye Özbıçak. Bir çay bahçesi işletiyor, önceden babasınınmış, o ölünce kızı geçmiş işin başına. Evlendikten iki sene sonra boşanmış. Kocası hayırsız bir adammış. Daha fazla çekememiş. Oğlunu kendi büyütmüş, yanlarında bir de başka bir hanım var. O da bir yıldırım gibi birden girmiş hayatlarına. Adı Serpil. Soyadı Gürgen... Zafer dehşetle açtı gözlerini. Bu Serpil’in kızlık soyadıydı. Başının döndüğünü hissetti. Yüzü bembeyaz olmuştu. Dudakları kurumuştu. Elleri titremeye başladı. Yalçın Ulucan ise ondaki bu sarsıntıyı fark edememiş konuşmaya devam ediyordu: - Kadıncağız hastaymış. Ölüme mahkum anlayacağınız. Gözleri görmüyor, yardımla yürüyebiliyor ve elleri tutmuyor. Murat Beyin annesi ona bakıyormuş. Zafer ayağa kalktı. Gözlerini kapattı bir müddet ardından hafifçe öksürdü ve elini kaldırdı. Ses tonu boğuktu: - Teşekkür ederim Yalçın, verdiğin bilgiler önemliydi benim için!.. > DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT