BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > hayata dair...

hayata dair...

Ben dünyaya geldiğim genetik yapıyla hayatımı oluşturan tüm deneyimlerin bir toplamıyım... Bu deneyimlerimin bazıları iyi, bazıları kötü, ama hepsi benimdi... Şu anda, olmayı hak ettiğim kişiyim...



Ben dünyaya geldiğim genetik yapıyla hayatımı oluşturan tüm deneyimlerin bir toplamıyım... Bu deneyimlerimin bazıları iyi, bazıları kötü, ama hepsi benimdi... Şu anda, olmayı hak ettiğim kişiyim... Hayatım, konumum ve çevreme olan etkim, yaptığım seçimlerin bir yansımasıdır... Eğer tümüyle olabileceğim kişi değilsem, bu, daha yükseğe ulaşmayı seçmediğim içindir... Değiştiremeyeceğim, geçmişte yaşamamaya ya da garantileyemeyeceğim geleceği bekleyerek zaman yitirmemeye ve -tüm sahip olduğum şey olan- ‘ŞİMDİ’nin gerçekliğinde yaşamaya kararlıyım... Elbette her şeyi iyi yapamayabilirim, ama bazı şeyleri pekâla iyi becerebilirim... Kazanacağımı garanti edemem, ama şunun için söz verebilirim: Kaybetmenin hayatımda bir alışkanlık haline gelmesine izin vermeyeceğim ve eğer kaybedersem, bu, yürekliliğimi kaybetmek anlamına gelmeyecek... Böylece hayatı dimdik ve yüreklilikle karşılayacak, onu tüm benliğimle hissedecek, büyük düşünecek ve tüm varlığımla çabalayacağım... Kendimi bu sözü gerçeğe dönüştürmeye adıyorum. (...John Compere)Ben dünyaya geldiğim genetik yapıyla hayatımı oluşturan tüm deneyimlerin bir toplamıyım... Bu deneyimlerimin bazıları iyi, bazıları kötü, ama hepsi benimdi... Şu anda, olmayı hak ettiğim kişiyim... Hayatım, konumum ve çevreme olan etkim, yaptığım seçimlerin bir yansımasıdır... Eğer tümüyle olabileceğim kişi değilsem, bu, daha yükseğe ulaşmayı seçmediğim içindir... Değiştiremeyeceğim, geçmişte yaşamamaya ya da garantileyemeyeceğim geleceği bekleyerek zaman yitirmemeye ve -tüm sahip olduğum şey olan- ‘ŞİMDİ’nin gerçekliğinde yaşamaya kararlıyım... Elbette her şeyi iyi yapamayabilirim, ama bazı şeyleri pekâla iyi becerebilirim... Kazanacağımı garanti edemem, ama şunun için söz verebilirim: Kaybetmenin hayatımda bir alışkanlık haline gelmesine izin vermeyeceğim ve eğer kaybedersem, bu, yürekliliğimi kaybetmek anlamına gelmeyecek... Böylece hayatı dimdik ve yüreklilikle karşılayacak, onu tüm benliğimle hissedecek, büyük düşünecek ve tüm varlığımla çabalayacağım... Kendimi bu sözü gerçeğe dönüştürmeye adıyorum. (...John Compere) tuzaktan kumanda (...STAR-Dest-i İzdivaç) ESRA EROL: Nasıl buldunuz adayımızı?... KOCA ADAYI: Ne bileyim, ben pek kilolu bayan sevmiyorum... *** ESRA EROL: Mahmut Bey’in neyini beğendiniz?... GELİN ADAYI: Efendi adam görüntüsü var... bizimkiler... Fatih havalimanındaki X-Ray cihazına girince alet öter... Güvenlik görevlisi, “Kemerinizi çıkarıp tekrar geçin” der... Fatih kemeri çıkarır, eline alır ve tekrar geçer... *** Mustafa altıncı kattaki evinden bir kova su, bir sünger ve bir kurutma bezi ile aşağı iner... Arabayı güzelce yıkar ve içi artık kirlenen suyu güç bela yukarı çıkarır... ...Ve kapıyı açan annesine uzatarak “Al bunu tuvalete dök”... Kirli suyun neden sokağa dökülmediği yıllardır merak konusu olmuştur... *** Kadir yıllardır görmediği akrabasıyla sohbet ediyor... Bu sırada içeriye iki çocuk girer... “Bak bunlar da benim çocuklar... Biri Mehmet, biri Fatma” der arkadaşı... Kadir sorar; “Fatma kız olan mı?...” Temel’in yeri Temel’in çalıştırdığı sirke bir adam gelmiş ve “Ben sizinle çalışmak istiyorum” teklifinde bulunmuş... Temel sormuş; -Peki ne yaparsın, nasıl yeteneklerin var?... “-Gözlerinize inanamayacağınız şeyler yapabilirim... İsterseniz göstereyim...” Ayağa kalkmış, çadırdaki direğe tırmanmış, tepeye geldiğinde kollarını çırpmaya başlamış ve kendisini boşluğa bırakmış... Bir süre uçtuktan sonra bir-iki perende atmış, direğin etrafında birkaç defa dönmüş ve yavaşça yere inmiş... Gururlu bir şekilde Temel’in karşısına geçmiş ve “İşte” diye ellerini açmış... Temel anlamsız anlamsız bakmış; “-Bütün yapabildiğiniz bu mu?... Kuş taklidi?...” S.Ö.Z. der ki; “-Kadın ne kadar güzel olursa olsun, belli bir yaştan sonra bekâr kalmasına şüphe ile bakılır...” (...Evlilik konusunda da noktayı koyduğu müthiş S.Ö.Z.leri...) kritik “-Zaman her geçen gün beni babalığa biraz daha hazırlıyor... Babalık duygusu beni olgunlaştırdı... Bir anda büyüdüm koca adam oldum...” (...Yağmur Atacan) itiraf reyonu... (...isim: abdulhakim kış ...şehir: bilinmiyor ...yaş: hiç bilinmiyor) Müşteri kafeye gelir; “-Aspirin, vermidon gibi ağrı kesiciler var mı acaba?...” Abdullah Kış “-Yok efendim... Tostumuz, hamburgerimiz, çizburgerimiz, ekmek arası köftemiz var...” (omer.soztutan@tg.com.tr - itiraf edin, rezil edelim...) bizim ora... Erzurum’dayız ya; “Bizim Ora” hikâyelerini canlı yaşıyoruz... Minibüse bir teyze çocuğuyla binip, tek kişilik ücret uzattı... Şoför, memnuniyetsiz bir şekilde söylenince kadın; “-Ney ki, ufffah bir çocuk...” Araba dolmaya başlayınca şoför, “Abla çocuğu gucağan al” diye söylendi... “Uşşş” dedi kadın; “- Gosgoca uşağı nere gucağan alirsan?...” *iğnelik... > ÜÇÜNCÜ YENİ Bir Garip Orhan Veli, Şiirden vezni attı! Birinci Yeni deli, İlk bombayı patlattı! İkinci Yeni akım, Daha ileri gitti! Eli baltalı takım, Gelince ma’nâ yitti! Döndü şiir şaşkına, Kapanmalı bu gedik! Vezne dönüş aşkına, Üçüncü Yeni dedik! (...Sefa Koyuncu) tebeşir tozu “Çoğumuzun başı öfke yüzünden belaya girer, gurur yüzünden beladan çıkmaz...” (Brewer) CARLA: İçimde kötü bir his var, Llewelyn... LLEWELYN: Benim içimde de iyi bir his var... Bu durumda ödeşiyorlar... (...No Country for Old Men filminden)
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT