BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > tuzaktan kumanda

tuzaktan kumanda

(...KANAL 1-Çarkıfelek) MEHMET ALİ ERBİL: (Amerika’daki sperm bankasından hamile kalıp, çocuk doğuran Leyla Bilginel’e) “-Ben senin çocuğu gördüm, aynı babası gibi bankacı olacak...”



tuzaktan kumanda (...KANAL 1-Çarkıfelek) MEHMET ALİ ERBİL: (Amerika’daki sperm bankasından hamile kalıp, çocuk doğuran Leyla Bilginel’e) “-Ben senin çocuğu gördüm, aynı babası gibi bankacı olacak...” itiraf reyonu (...isim: fatma ...şehir: nevşehir ...yaş: yirmi iki) Ben, adaşım Fatma, Neco, Sado ve Osman, üniversiteyi bitirip artık memlekete gitme zamanımız gelmişti... Hep beraber otogara gidip biletlerimizi aldık... Hareket vaktine 2 saat vardı, biz de gezelim dedik... Gezdik ama geç de kaldık... Otogara geldiğimizde otobüsler kalkmak üzereydi... Ben, Fatma ve Osman hemen bindik, fakat her yer doluydu... Muavinin uyarısıyla tam inmek üzereydik ki otobüs hareket etti hepsi inmiş bir ben kalmıştım... Sado bağırmaya ve koşmaya başladı otobüsün arkasından... “-Yetişin kız kaçırıyorlar yetişin...” Otogar çıkısında otobüs durdu ve bizler doğru otobüse kahkahalar içinde bindik... (omer.soztutan@ tg.com.tr - itiraf edin, rezil edelim...) bizim ora... Bu derlemeyi yazmıştım, ama kaynağını bilmiyordum... Erzincanlı arkadaşımız Recep Gültekin tamamını yollamış... Düğün mevsiminde tekrarı ayıp olmaz herhalde; ... Kemahlı Değirmenci Halil Ağa’nın eşi Efsane Kahraman... Aziz Ağa’nın annesi Hanım Ağa Kemahlıların çayı neden bu kadar çok sevdiklerini şöyle anlatmış; ... Çayın alt demliği, suyun devamlı kaynayıp durduğu kap evin kaynanasıdır... Üst küçük demlik evdeki gelindir... Alt demlik kaynadıkça o olgunlaşır, demlenir... Gelinin kocası ise bardaktır... Biraz gelin doldurur biraz da kocanın anası... Çocuklar çayın şekeridirler... Tat verirler... Görümce ise çay kaşığıdır... Arada bir gelir ve karıştırır gider... Kaynataya gelince o da bardak altıdır, dökülenleri bir araya toplar... ... Kıtlama şeker ve çay ilişkisi de evliliğe benzetilebilir... İçmeyi bilmezsen, ilk yudumdan sonrası tatsız/tuzsuz bir şey olur... S.Ö.Z. der ki; “-Erkeğin ilgisi sizi bunalttıysa; ondan ayrılmayın, onunla evlenin...” (...Ne dese söz olan müthiş S.Ö.Z.leri) hayata dair... Bir deniz yolculuğunda bindiğin gemi bir limana uğrar da seni kıyıya su almak için yollarsa, yolda midye kabuğu ya da mantar bulursan bunları toplayabilirsin... Ama aklın hep gemide olmalıdır... Sık sık gemiye başını çevirmeli ve kaptanın seni çağırıp çağırmadığını araştırmalısın... Kaptan çağırırsa karga tulumba almalarına meydan vermemek için, ellerindekinin hepsini atıp hızla geriye dönmelisin... Hayat yolculuğunda da durum böyledir... Bir midye kabuğu, bir mantar yerine bir kadın ya da bir çocuk nasibin olursa, bunları benimsersin... Ama kaptan seni çağırınca arkana bakmadan bırakıp gitmen gerekir... Yaşlıysan yetişmemek korkusuyla, gemiden çok uzaklaşmamalısın... (...Epiktetos) *iğnelik... > ŞİİRCE Eskiden seci vardı, Okunurdu su gibi... Süslü nesir yazardı, Osmanlı’nın edibi!... Şimdi yeni tarz var ki, Şâirâne adında... Şiir değil de belki, Şiirimsi tadında! Mâdem şiire yakın, Bu vezinsiz metne, biz!... Teklifim şudur, bakın; ‘Şiirce’ demeliyiz!... (...Sefa Koyuncu) tebeşir tozu “-Siyasi idare sadakat ve ciddiyet gerektirir... İyi idarecilerin mahiyeti de kendine bağlı ve sadık olur...” (...Konfüçyus) bir yaş daha büyütenler... Endonezya’da, kendisine sihirli güç kazandırdığına inandığı için 42 kadın ile kızı öldüren Suradji idam edildi... Suradji, Kuzey Sumatra’daki evinin yakınlarında bir ceset bulunmasının ardından Mayıs 1997’de tutuklanmıştı... Daha sonra civarda 41 ceset daha bulunmuştu... Temel’in yeri Temel’le Dursun, sağlıklı hayat hakkında atıp tutuyorlar... Temel ne kadar spor yaptığını anlatıyor; “-Her gün beş kilometre yol gidiyorum...” -Yapma yaa... Zorlanmıyor musun?... “-Yoo... Tek sıkıntım, arabamın zaman zaman yolda kalması...” HHH Tatilini Uludağ’da geçiren Temel’e soruyorlar; -Nasıl geçti?... “-Fadime sevdi de, ben pek beğenmedim...” -Niye?... “-Çünkü dağ bütün manzarayı kapatıyordu...” bizimkiler... Ercan’la Mustafa Abi köy gezisine çıkmış... Şehirde büyüdüğü için Ercan böceklerden korkuyor, Mustafa Abi sakinleştiriyor; -Korkma korkma... Ağustos böceği o... “-İyi de Temmuz’da ne işi var burada?...” kritik “-Bu partinin içerisinde olup, başka bir hareketi de organize ettiğini düşünen bir açıkgöz varsa, Anadolu’da buna başka bir laf söylerler... Eli işte gözü oynaşta derler...” (...Mir Dengi Fırat) LİLY: Noldu sana böyle?... TED:: Gerçeği anlattım... Gerçek bir anda tekmeye dönüştü... (...How I Met Your Mother’dan)
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT