BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Depreme karşı tedbirler...

Depreme karşı tedbirler...

Tarihin en büyük afetlerinden birinin sıkıntıları halen devam etmektedir.



Tarihin en büyük afetlerinden birinin sıkıntıları halen devam etmektedir. Çetin kış şartlarının da getirdiği problemler sebebiyle, normal hayata henüz dönülebilmiş değildir. Bu arada, Türk halkının gösterdiği yardımseverliği minnetle belirtmemiz gerekmektedir. Yine, Bayındırlık Bakanı’nın gösterdiği başırıyı ve performansı takdirle zikretmemiz de bir görev olmaktadır. Verdiği sözü tutmuş, prefabrike konutların zamanında bitmesini sağlamıştır. (Ne yazık ki, çok sayıda konut halen boştur. Bu da, aşırı çıkarcılıktan gelmektedir. Devlet artık yemek yardımını kesmek zorundadır. Bunu ebediyen sürdürmek yanlıştır. Kaldı ki, bölgede gerçek mağdurlar kadar, diğer yerlerden gelmiş çıkarcı asalaklar da vardır. Ayrıca, evi yıkılanlardan çok, tuzu kuru, fazla zarara uğramamış kişiler, yardıma daha önce koşmakta, fırsatçılık yapmaktadırlar. Bence, karşılıksız yardım yapmak yerine, buradaki insanları, alt yapı inşaatlarında ve diğer hizmetlerde istihdam ederek ödeme yapmak, daha doğru olur. Hiç olmazsa, alınan yardımın karşılığı ödenmiş olur.) (Aynı asalakların, devletin iyi niyetle sunduğu hizmetleri de istismar ettiğini ve herkesten önce kamu kamplarına koştuğunu görmekteyiz. Ne diyelim, haram zıkkım olsun.) Artık, daha soğukkanlı ve uzun vadeli düşünmemiz şarttır. Şöyle ki: 1-Sayın İçişleri Bakanımız, adı var kendi yok, “Sivil Savunma” Teşkilâtını A’dan Z’ye elden geçirmeli, olması gereken hale getirmelidir. 2-Başbakanlığa bağlı bir koordinasyon birimi kurulmuştur. Ancak, bunun başına getirilecek kişi çok önemlidir. Aksi halde, hiçbir yarar sağlanmaz. Aynı bürokrasi sürer gider. Birim, sadece gelen fonların dağıtım merkezi olur. Özel statü, hızlı çalışma imkânlarının sağlanması şarttır. 3-Tüm illerde mutlaka “kriz merkezleri” kurulmalıdır. Vilayet-Belediye ve Askeri birimlerin müşterek hareket edeceği “Afet Senaryoları” hazırlanmalı, bol bol tatbikat yapılmalıdır. 4-Her ilin zemin etüdleri yapılmalı, bundan sonra da “depreme dayanıklılık testleri” bitirilmelidir. (Biz, Başkanlığımız döneminde, Boğaziçi Üniversitesi İnşaat Mühendisleri Odası-Jeoloji Mühendisliği Bölümü ile birlikte “Deprem Master Plânı” çalışmalarını tamamladık. Birleşmiş Milletler, 90 başvuru içinden 9 şehri pilot olarak seçti ve İzmir’i de projeye dahil etti. Radius Projesi gereğince hem malî, hem de teknik yardım aldık. Japonya’da eleman eğittik.) (Ayrıca, Hollanda ile Oret projesini gerçekleştirdik. Bizim ve diğer bazı Ege illerinin personeli Hollanda’da eğitim gördü. İzmir’de “İtfaiye ve kurtama elemanı okulu”nun temelini attık. Yaklaşık 100 milyon dolar tutarında, -30’u Hollanda’dan olmak üzere- iş makinası, kurtarma ekipman ve aracı ile itfaiye aracı satın aldık.) (Yine, Belediyeye bağlı olarak “AKUT” birimi kurduk. Bir emekli Albay nezaretinde, 100 genci, tam bir komanda gibi eğittik.) 5-Hükümetler, kesinlikle “İmar Affı” rezaletlerine tevessül etmemelidir. Sıkı yapı kontrolü sistemi gelmeli, kaçak yapılara ağır cezalar getirilmelidir. Bu arada, meslek odaları ile birlikte “Yapı Polisi” kurulmalıdır. Hazır beton mecburiyeti her ilde uygulanmalı, taviz verilmemelidir. Proje ve statik hesaplar iyi incelenmeli, ruhsat verirken sıkı denetim yapılmalıdır. İnşaat konusu ile ilgili sorumluluklar ve müeyyideler açık bir biçimde belirlenmelidir. 6-Muhtarlar ciddi bir eğitime tabi tutulmalı, belirli görev ve sorumluluklar yüklenmelidir. (Afet halinde hepsi ortadan kaybolmaktadır.) 7-İçişleri Bakanlığı, şehirleri eşleştirmeli, afet halinde kimin nereye yardıma koşacağı bilinmelidir. (Bugünkü ortamda tam bir kargaşa, plânsızlık ve israf hakimdir.) 8-Yüksek Yapılar Yönetmeliği tavizsiz uygulanmalıdır. 9-Her ilde, afet durumunda yerleşim için kullanılacak (alt yapısı tamamlanmış, tuvalet, banyo, lokanta vb. mekânları mevcut) geniş yeşil alanlar hazırlanmalıdır. (Biz, İzmir Körfezi’nin tüm çevresini bu tür ihtiyaçlar için hazır hale getirdik. Güzelbahçe ve Narlıdere Sahil Bandı; Bakû Parkı; Buca Ötüken Ormanı ve Hasan Ağa Bahçesi, Gaziemir Gençlik Parkı, İnciraltı, Bornova Aşık Veysel Rekreasyon Alanı, Yeşildere Şehitler Ormanı, Özal Rekreasyon Alanı, Çiğli Gençlik Parkı, Karşıyaka Olof Palme Parkı vs. 10-Kamu binalarının çürük yapılmasına ve her türlü hırsızlığa imkân veren ihale sistemi hemen ıslah edilmelidir. Tüm ihaleler mahallince yapılmalıdır. 11-Deprem ve tüm afetlere karşı sigorta uygulaması tavizsiz olarak tatbik edilmelidir. 12-Tüm illerdeki iş makinası ve ekipman envanteri tam olarak gerçekleştirilmelidir. (Belediye, askeri birlikler, kamu birimleri ve özel sektör mevcudu.) 13-Hem eğitim kurumlarında, hem de medyada, devamlı ve profosyenel olarak “deprem eğitimi” verilmelidir. 14-Kızılay gibi yardım kurumları, A’dan Z’ye değiştirilmeli, ıslah edilmeli, bugünkü (bir avuç üyenin monopolünde yürüyen) çiftlik durumundan çıkarılmalıdır. Halka açılmalı, ciddi denetimlere muhatap edilmelidir. Cenab-ı Hak hepimizi afetlerden korusun. Ancak, tedbirli olmak da bizlerin görevidir. (Gelişmiş ülkeler bunu başarmıştır.) Hiç olmazsa, bu defa ders alalım ve gereğini yapalım. (Bu arada, Bolu’da, genç Vali Muavini İsmail Gündüz ile gece gündüz çalışan kriz ekibi; onları koordine eden Valiyi ve başarılı Emniyet Müdürü’nü de zikretmemiz gerekir. 17 Ağustos depreminde yapılan hatalar tekrarlanmamış, çok daha hızlı hareket edilmiş ve sağlanan imkânlar önceki depremin seviyesini çok aşmıştır.)
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT