BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Cinnet mi geçiriyoruz?

Cinnet mi geçiriyoruz?

Son zamanlarda gazete ve televizyon haberlerinde, daha önce alışık olmadığımız türden vahşet haberleri çokça yer almaya başladı.



Son zamanlarda gazete ve televizyon haberlerinde, daha önce alışık olmadığımız türden vahşet haberleri çokça yer almaya başladı. Aklın alamayacağı türden, vahşice. Hem de gereksiz bir şekilde. İnsanlar işkenceye tabi tutuluyor, kesiliyor, kurşunlanıyor. Minicik çocuklar vahşice katlediliyor... Toplu taşıma araçlarında veya caddelerdeki insanların tamamına yakını asık suratlı, gergin. Herkes patlamaya hazır bomba gibi. Gülen, tatlı tatlı konuşan kimse kalmadı sanki... Peki dışarıya yansımayan, evdeki haller nasıl, huzurlar kaçtı mı, aileler kavgalı mı, boşanma davaları arttı mı? Var mı bunu bilen araştıran? Son zamanlarda yaşanan felaketler hepimizi sarstı sanırım. Çoğumuzun ruh sağlığı bozuldu. Büyük kısmımız depresyon geçiriyoruz. Buna bir de akonomik kriz, geçim sıkıntısı eklenince gördüğümüz manzaralar çıkıyor ortaya. Peki, bunu bilimsel olarak araştırmak, sonuçlarını ortaya çıkarmak gerekmiyor mu? Kim yapacak, kimin görevi? Veya devletin asli görevi bunlar değil mi? Her problemin bir çaresi olmalı. Buna kısa sürede eğilmek gerekiyor. Yetkililer gereken bilimsel araştırmaları ortaya koymalı ve çarelerini bulmalı. Yetersiz kaldıklarında da dış yardım talebinde bulunmalılar. Bizlerin de her zamankinden daha çok sabırlı ve anlayışlı olmamız gerekiyor. Aman kimselere ilişmeyelim. Gerilimi düşürmenin yollarını arayalım. İnsanları mezarlığa ve cezaevine götürmek çare değil, vakit geçirmeden tedbirler alınmalı. Nazmi Koloğlu-İSTANBUL Fileler boşaldı Son zamanlarda pazara gidenler dikkat etmişse bilirler, artık insanlar fileleri dolduramıyor. Birkaç yıl öncesini hatırlıyorum, yaptığımız alışveriş, gelenlerin aldıkları, esnafın yüz ifadeleri... Şimdi neredeyse bazı şeyleri taneyle alır olduk. Bazı meyvelerin ise tadına bile bakamaz olduk. Pazarlar dar gelirlinin rağbet ettiği yerlerdir. Buraların hali hiç de iç açıcı değil. Yetkililerin, ekonomiyi idare edenlerin zaman zaman buralara gelip gözlem yapmalarında fayda var. Alan da, satan da memnun değil. Dozajı aştılar mı, diye düşünüyorum. Bu bana çok tehlikeli geliyor, ürküntü veriyor... Şeyma Alp- İSTANBUL GÖLCÜK Bir zaman dağında çiçekler vardı. Eteği yemyeşil, tepesi kardı. Cıvıldaşıp yüksek uçardı kuşlar, Oraları şimdi gam-kasvet sardı. Bir ağıttır yükseliyor ovada, Dua eden eller yine havada. Yıkılmış minarem, ezanı susmuş, Ana, yavru yok artık bu yuvada. Gece avuç avuç serpiyor hüzün, Göçtü kuşlar daha gelmeden güzün, Yaşanmamış sanki olmamış mazin, İnliyor dağlarım bak nasıl hazin. ....................................................... Acıların depreştiği geceler, Yar adını hazin hazin heceler. Gözde fer yok, dil lal olmuş niceler, Dipsiz kuyulara düşmüş gibisin... Halenur Kor- İSTANBUL
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT