BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > KOSOVA’DA YENİ DÖNEM SAVAŞIN GETİRDİĞİ ÖZGÜRLÜK-5-

KOSOVA’DA YENİ DÖNEM SAVAŞIN GETİRDİĞİ ÖZGÜRLÜK-5-

Ülkede demokrasinin oturması için sağlıklı bir nüfus sayımı yapılması gerekiyor.



Demokrasinin yolu sayımdan geçiyor Kosova’da demokrasinin oturması için ilk şartlardan biri Kosova Meclisi ve Belediye meclisleri üyelerinin seçilmesi gerekiyor. 2 milyona yakın nüfusu olduğu tahmin edilen ülkede seçimlerin yapılması da tekrar sağlıklı bir sayım yapılmasına bağlı... Savaş günlerinde evlerinden zorla kovulan insanların sınır kapılarında Sırp polisleri tarafından kimlikleri ve pasaportlarına el konulmuş. Kimliklerini ispatlayamayan, evleri yakılmış veya başka yerlere geçici yerleşen insanların sayımını yapmak da oldukça zor gözüküyor. Yurt dışından ülkesine henüz dönmeyenlerin sayısı da hayli fazla. İnsanlar halen Kosova’yı terkediyor. Sırp nüfusu ise yarıya düştü. Birleşmiş Milletler Mülteciler Komiserliği, Kosova’yı terkedenlerden 24 bininin Sırbistan’da bulunduğunu, 10 bin kişinin halen kamplarda kaldığını belirtiyor. Ülkede yeni doğan bebeklerin, nişanların bile kayıtları yapılmıyor. Arnavutlar’ı toplayan siyasi partiler seçim hazırlığı için seferber olmuş, propagandalarını yapıyorlar. Haşim Thaçi’nin UÇK’lılardan kurduğu Demokratik Gelişme Partisi gerekirse zorla iktidar olmak istiyor. Tüm belediye yöneticileri ile devlet şirketlerindeki yöneticilerin partiye üye kişilerden oluşmasına dikkat ediliyor. Hükümet de kendi insanlarını bu görevlere getiriyor. Rahatsız olanlar korkudan tepkilerini gösteremiyorlar. Üyelerinin ortalama 36 yaşında olduğu Demokratik Gelişme Partisi’nin bu tür zorlamalarla seçimlerde çoğunluk oyu kazanacağına sıcak bakılmıyor. Ilımlılar ulus düşmanı olarak ilan ediliyorlar. Milliyetçiliğin ön ayak olmasına önem veriliyor. Milliyetçi olmayan kişiler ise ulusal çıkara ihanet etmiş olarak görülüyor. Bağımsızlık mücadelesi Arnavut partilerinin tümü Arnavutluk’a bağlanma hakkına sahip olacak Bağımsız Kosova devletinin kurulması için mücadele veriyor. Partiler, çok uluslu, çok dilli, çok kültürlü, çok dinli bir ülkenin kurulmasından yana değil. Kosova’nın resmen Yugoslavya’nın bir bölgesi olarak demokratik ilkelere dayanarak bir yönetime sahip olmasını isteyen Batı devletleriyle çelişkide bulunuyorlar. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 1244 sayılı rezolusyonuna göre Kosova, üstün bir özerkliğe sahip olacak. Kosova’nın anayasası, anayasa mahkemesi, yasa çıkarma meclisi, kendi adliyesi, polisi, bankası, eğitim sistemi olacak. Vergilerden, gümrüklerden toplanan paralar Kosova’da kalacak. Etnik hesap yok Kosova’da azınlıkta olan Türkler, Müslüman Boşnaklar ve çingeneler ses çıkarmadan kimliklerini, dil, örf ve kültürlerini koruyabilmek için seçimler sonucu elde edebilecekleri hesapları yapıyorlar. Önceden bir hazırlığı olmayan Birleşmiş Milletler’in Kosova’daki sivil yönetmeni ise bu grupların varolan haklarına saygı göstermedi. Bu durum onların şoven Arnavutlar tarafından saldırıya uğramasına neden oldu. Aralarında kendi dillerinde konuşmaları yasaklandı, kendi dilinde konuştukları için silahlı saldıraya uğradılar. 1974 Kosova Anayasası ile Kosova Resmi Gazetesi’nin Türkçe yayınlandığı belirtilmişse de BM Genel Sekreteri’nin Kosova’nın sivil yönetmeni yaptığı Dr. Bernard Kouchner, Türkçe’ye riayet etmiyor. Buna rağmen azınlıklar iktidar için savaşmıyorlar, sadece tüm insan haklarına sahip olmak istiyorlar. 2000 yılında seçimler yapılır ve seçim sonuçları uluslararası topluluğu tatmin ederse Kosova’da çok uluslu, çok dilli, çok dinli, çok kültürlü bir düzenin kurulmasına başlanacak. Kurulacak bu düzen Batı Avrupa standartlarına uygun olacak. Başka bir durum ise, Kosova’nın dünyadan yalıtılmış bir bölge olarak kalması anlamına geliyor. Bu yüzden Arnavut siyasi partiler hoşgörülü bir toplum olmaktan çok; demokratik ilkelerine dayalı çok uluslu, çok kültürlü bir ülke kurmak için savaşım verdiklerini göstermeye çalışacaklar... DEVAM EDECEK
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT