BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Öcalan’ın idamına erteleme ve kendi kalemize gol

Öcalan’ın idamına erteleme ve kendi kalemize gol

Teröristbaşı Öcalan Dosyası’nın Başbakanlıkta bekletilmesinin kararlaştırılması, Türkiye’nin içte ve dışta başını çok ağrıtacağa benziyor.



Teröristbaşı Öcalan Dosyası’nın Başbakanlıkta bekletilmesinin kararlaştırılması, Türkiye’nin içte ve dışta başını çok ağrıtacağa benziyor. Üzülerek belirtiyoruz ama sadece Öcalan meselesinde değil, Çeçenistan’dan Kıbrıs’a, AB ve ABD ile ilişkilerimize kadar birçok başka dış politik konularda da, ‘dağınık’ bir görüntü veriyoruz. Hata üstüne hatalar yapıyoruz. Türkiye önceki güne kadar, bebek katili ve idam ile ilgili olarak şöyle diyordu: “Öcalan konusu bağımsız yargıdadır. Türkiye’de idam cezaları fiilen 15 senedir zaten uygulanmıyor. TBMM’de bekliyor. Ayrıca ülkemiz ölüm cezasının kanunlardan çıkarılmasını da tartışmaktadır.” Önceki gün bu yaklaşım değişti. Koalisyonu oluşturan 3 partinin genel başkanları Ankara’da konuyu görüşmek üzere toplandılar. 8 saat süren toplantı devam ederken çok ilginçtir, Washington’da da ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Marc Grossman basın toplantısında, ABD’nin AB ile ilişkilerinin geleceğini anlatıyordu. Grossman’a burada “Türk Hükümeti’nin Öcalan konusunu görüşmek üzere toplandığı hatırlatılarak, ABD’nin bu konuda bir diyeceğinin olup olmadığı” soruldu. ABD’DEN ÜSTÜ KAPALI İKAZ Grossman önce ‘Bu tamamen Türk Hükümeti’nin kendisinin vereceği bir karardır.’ dedi. Ardından da, ‘Ama Türkiye’nin AB’ye adaylığı başladı. Uluslararası anlaşmalarda taahhütleri ve verdiği sözler var. Sanırım bütün bunları dikkate alarak Öcalan’ın idam konusunda bir karara varacaklar. Bu onların bileceği bir iş.’ diyerek Türkiye’yi üstü kapalı uyardı. Hükümetin konuyu görüşmeyi sürdürdüğü saatlerde yapılan bu ikazın, koalisyonu oluşturan 3 partinin genel başkanları tarafından titizlikle dikkate alındığını, toplantı sonrasında karar açıklandığında anlamış olduk. Çok ilginç bir tesadüf.. Başbakan Ecevit, Öcalan konusunda verilen kararı ve değişen yaklaşımı şöyle açıklıyordu: “Koalisyonu oluşturan DSP, MHP ve ANAP genel başkanları, başbakanlıkta bugün (Çarşamba günü) yaptıkları toplantıda, AİHM’nin teröristbaşı Öcalan hakkındaki kesinleşmiş idam cezasının infazının bir süre ertelenmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararını ayrıntıları ile değerlendirmişlerdir. Bilindiği gibi, Türkiye’nin de yargı yetkisini kabul etmiş olduğu AİHM’nin, Türk yargısınca verilmiş kararları değiştirmesi hiçbir şekilde sözkonusu değildir. Anayasamızdan ve uluslararası taahhütlerimizden kaynaklanan süreç tamamlandığında, dosya, gereği için ivedilikle TBMM’ye gönderilecektir. Genel başkanlar, hukuka saygı içinde aldıkları bu kararın, terör örgütü ve yandaşı çevrelerce milleti ve devleti ile Türkiye’nin yüksek menfaatleri aleyhine kullanılmak istendiğinin değerlendirilmesi halinde, erteleme süreci kesilerek infaz sürecine derhal geçilmesi hususunda görüş birliğine varmışlardır.” Bu karara varılması, Washington’da ‘sürpriz’ teşkil etmedi. Normal ve yerinde olarak değerlendirildi. Zaten böyle bir karar çıkacağında hiç kuşku duymadıklarını söyleyenler de oldu. Türkiye’yi ve bölgemizle ilgili gelişmeleri çok yakından takip eden bir uzman kaynak bize, şu değerlendirmeyi yaptı: “Beklediğimiz bir karardı. Bu toplantıda ne konuşuldu, nasıl karar çıktı diye bakmak yerine, böyle bir toplantının niye yapıldığı üzerinde düşünmek lazım. Konuyla ilgili her partinin yaklaşımı belli olduğuna göre, toplantıda daha ziyade ‘MHP kanadının kamuoyuna yansıyan tavrına bazı mazeretler ve kılıf hazırlandı’ denilse, daha yerinde bir yorum olur.” BAŞIMIZI AĞRITACAK BİR KARAR Karar, Amerikalılar için bir sürpriz teşkil etmeyebilir.. Ama biz durumu anlamakta zorlanıyoruz. Dahası bu kararla kendi kalemize bir başka gol daha attığımız inancındayız.. Niye mi?.. Madem Öcalan olayı, önceki güne kadar söylediğimiz gibi, sadece yargıda olan bir konu, öyleyse niye buna muhatap olunuyor? Niye Yargıtay’ın onadığı karar TBMM’ye sevkedilmiyor? Niye birtakım büyüklerimiz adli prosedür içindeki bir olayın sürecinin tamamlanması yerine, görüş beyanını ve tartışmayı tercih ediyorlar? Halbuki Meclis’e yollanması daha mantıki ve hukuki görünuyor.. Prosedür sürmüş olur.. Bekleyecekse orada bekler.. Siyasi görüşler varsa, orada ortaya koyulur.. Asılacaksa, buna TBMM karar verir.. Bekleyecekse yüce Meclis bekletir.. Yani TBMM’de hem süreç işler hem de meselenin siyasi boyutları orada irdelenir, tartışılır.. Hatta idam cezası toptan kalkacaksa, verilir kanun teklifi, mesele orada hallolur.. Böylece Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ile de çelişme olmaz.. Ama şimdi muhatap ve taraf olundu.. Hükümet, kendini meselenin içine iyice gömecek bir tasarrufta bulundu.. Dahası, hukuki bir olayın, siyasileşmesini hızlandıracak bir icraat yaptı.. Ne gereği vardı.. Keşke adli prosedürdeki bu infaz, TBMM’ye gönderilseydi ve geciktirerek siyasi bir tasarrufta bulunulmasaydı.. Çok yazık oldu.. İçeride ve dışarıda başımız boş yere çok ağrıyacağa benziyor...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 104390
    % -0.45
  • 5.4778
    % -0.03
  • 6.2168
    % -0.01
  • 7.2503
    % -0.22
  • 229.653
    % -0.17
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT