BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sanayicinin beklentileri

Sanayicinin beklentileri

Koalisyon hükümeti yıllardır ekonomik hayatımızı kemiren ve toplumumuzun büyük bir kesimini canından bezdiren enflasyonla mücadele için çok önemli kararlar aldı ve gereken kanunların çıkması için elinden geleni yaptı.



Koalisyon hükümeti yıllardır ekonomik hayatımızı kemiren ve toplumumuzun büyük bir kesimini canından bezdiren enflasyonla mücadele için çok önemli kararlar aldı ve gereken kanunların çıkması için elinden geleni yaptı. Şimdi bunların sonucunun, beklentisi dönemine girildi. Her zaman ifade ediyoruz, eğer mevcut koalisyon hükümeti şimdiye kadarki uyumlu ve mantıklı tutumunu devam ettirirse, enflasyonun ateşi düşecek ve ülkemiz milli gelirini arttırmak için büyük bir hamle içine girecektir. Çünkü bu bir zorunluluktur. Şimdiki gibi milli gelirin artış hızının değil, düşme hızının ölçüldüğü bir dönemden kurtulmamız, ülkemiz için şarttır. Bu şartın gereği de her alanda olduğu gibi bilhassa sanayi alanında büyük bir atılım içine girmemizdir. Bu atılımın esasını da sınai üretimi artırmak ve yeni yatırımlara başlamak teşkil eder. Bu konu hakkında düşünürken, seneler evvel bir televizyon kanalında izlediğimiz imalat sanayii ile ilgili bir açık oturumu hatırladık. Bu açık oturumda dinlediğimiz konuşmacıların her biri, kendi açılarından durumu değerlendirdiler ve bunu takip edenler, dahil oldukları sosyal kesimlere göre çeşitli kanaatler edindiler. Doğrudan ilgili olmadıkları halde enflasyonun baskısı altında ezilen zümreye dahil bulunanlar, bu konuşmalardan istikbalde kendilerine ne gibi bir ümit ışığı doğar diye beklediler, siyasi kesimdeki izleyiciler, tuttukları partilerin temsilcilerinin sözlerini bir müsabaka seyredercesine değerlendirdiler, imalât sanayiinin içinde bulunan müteşebbisler ise bu açık oturumun en meraklı ve heyecanlı kimseleri idi. Sanıyoruz ki onların beklentileri, içinde bulundukları bu dönemde ve gelecekte imalât sanayiinin durumu ne olacak sualine cevap bulmaktı. Ama kanaatimizce onların bu arzuları yerine gelmedi. Ve gelemezdi de. Çünkü konuşmacılara dahil bilim adamımızı da taraf diye düşünürsek, beş ayrı görüşü paylaşan grupların beyanlarının bir noktada birleşmesi mümkün değildi. O tarihten bu yana, benzer toplantılara katıldık, ya da bunları izledik. Fakat şimdiye kadar imalât sanayii gelişme gereği güncelliğini daima korudu. Durum böyle olduğu için de, biz bu yazımızda imalât sanayicilerinin beklentilerinin ne olduğunu belirtmek istiyoruz. Bir müteşebbis evvelâ kurduğu işletmenin üç önemli sorunuyla karşı karşıyadır. Bunlardan biri; ürünleri en iyi şekilde pazarlayabilmek, ikincisi zamanla eskiyen yatırımını yenilemek, üçüncüsü de mevcut işletmeleriyle yetinmeyips yenilerini kurmaktır. Şu andaki ekonomik şartlarda ürünlerin satışında biliyoruz ki, genelde sıkıntılar vardır. Bunlar, daha ziyade enflasyonist ortamın oluşturduğu şartların meydana getirdikleridir. İşte evvelâ sanayiciler hükümetçe ne gibi tedbirlerin alınacağını ve işlerinin ne şekilde açılacağını düşünmektedirler. Ama sanıyoruz ki bugünkü durumda zihinlerini işgal eden sorulara cevap bulabileceklerdir. İşadamlarımızın ikinci ve üçüncü konuları başka bir deyimle yenileme ve yeni yatırımlar ise istikballe ilgilidir. Bu itibarla hangi imkanlar ortaya çıkacak da rahatlıkla mevcut yatırımların yenilenmesi ve buna ilaveten yeni başka yatırımlar yapmak mümkün olacaktır? İşte bütün bu hususlar yukarıda belirttiğimiz gibi sanayicilerimizi meşgul eden başta gelen meselelerdir. Bu konuda evvelâ kendi öz kaynaklarının artması ve buna ilaveten de yatırım yapılması için gereken uygun şartlı kredilerin bulunması büyük önem taşımaktadır. Öz kaynakların artırılması, şüphesiz mevcut konjonktürde net kârlarının çoğalmasıyla kabildir. Tabiî, bu konu da genel ekonomik gidiş ile ilgilidir. Bu itibarla sanayicilerin beklentilerinin en başta gelen kısmı mevcut ekonomik durumun düzelmesidir. Başka bir ifade ile satışların ve yeni yatırım imkanlarının rahatlıkla olabileceği bir ekonomik ortamın meydana getirilmesidir. İşte şimdi alınan tedbir ve kararların amaçlarından biri de budur ve bu bizce hazırlanmakta olan yeni 5 yıllık planda en önemli konulardan birini teşkil edecektir. Bu arada son olarak, kanaatimizce hükümetin enflasyonla mücadeleyi sürdürürken bir yandan da 2001’de yürürlüğe girecek yeni beş yıllık plan döneminde tıpkı 1963-1967’deki gibi coşkulu bir iktisadi kalkınma ortamı oluşturmasında büyük yarar görmekte olduğumuzu ifade etmek isteriz.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT