BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Medyada yeni dönem...

Medyada yeni dönem...

İnternetin hızla yaygınlaşmaya başladığı önceki yıllarda, bu gelişmenin özellikle yazılı basının sonunu getirip getirmeyeceği de tartışılmaya başlanmıştı.



Gates, Gutenberg’i öldürür mü? İnternetin hızla yaygınlaşmaya başladığı önceki yıllarda, bu gelişmenin özellikle yazılı basının sonunu getirip getirmeyeceği de tartışılmaya başlanmıştı. Zaten tarihsel sürecini verdiğimiz her yeni dönemin başında, yani radyonun, televizyonun ve nihayet internetin hayatımıza girmesi ile, kimileri otomatik olarak “Tamam gazetelerin sonu geldi” demiş ama yazılı basın her seferinde bu beklentileri boşa çıkarmıştı. İnternetle ilgili tartışmaların yoğunlaştığı bir dönemde, ünlü reklamcı Seguela “Gates, Gutenberg’i öldürmeyecektir ama Gutenberg onunla ortaklık kurmayı reddetmezse” diyordu. Son gelişmeler hem Seguela’yı doğruladı hem de kaçınılmaz ortaklığın yolunu açtı. Time Warner (CNN’in de sahibi olan Ted Turner’in şirketi) ile American Online (AOL) arasındaki evlilik yaklaşık 350 milyar dolarlık bir güç birleştirmesi. Yeni kuruluşun ekonomik değeri Türkiye, Macaristan, Ukrayna, Çek Cumhuriyeti, Yeni Zelanda, Peru ve Pakistan’ın gayri safi yurtiçi hasılalarının toplamlarından daha büyük! Milattan sonra 105 yılında, Çinliler kağıdı icat etmiş ve bu icat, temel basım malzemesi olarak kullanılan parşömen ve papirüsün yerini almıştı.. Bir sonraki büyük değişim ise yaklaşık bin dörtyüz sene sonra gerçekleşecek ve Johan Gutenberg’in 1450’de taşınabilir bir baskı makinesi icadını bekleyecekti. Bundan yaklaşık 150 sene sonra ise, yani 1609’da Johan Carolus, Strazburg’da dünyanın, modern anlamda ilk gazetesini The Relation’u çıkaracaktı. Kitle iletişiminde bir sonraki büyük yenilik için de bir üç yüz yıl daha beklemek gerekti. 1920 yılında, Doğu Pittsburgh-Pennsylvania’da iki katlı bir tamirhaneden gerçekleştirilen ilk radyo yayını, yeni bir çağı da başlatacaktı. Bundan sonraki gelişmeler, teknoloji bilimindeki gelişmelere paralel daha da hızlı oldu. Artık birkaç asırlık peryodlar yerine, birbiri ardından yenilikler kısa sürelerle akın etmeye başladı. İlk radyo yayınının üzerinden 19 yıl geçmişti ki 1939’da ABD’de ilk düzenli televizyon yayını başladı. 1960 ve 70’li yıllarda ise CNN ve ESPN gibi tanınmış televizyon ağlarının kurulmasını sağlayan kablolu televizyon ortaya çıktı. 1993 yılında ise 19 yaşındaki Marc Andersen ve arkadaşları, internetin çok daha rahat kullanılmasını sağlayan ilk gelişmiş grafik tarayıcıyı gerçekleştirdiler. Bir dev birleşme ve... Bu tarihi gelişimi neden anlattığımıza gelince. Hatırlayacağınız gibi hafta başında, bilişim dünyasının iki dev kuruluşu Time Warner ile Amerikan Online şirketleri birleşme kararı aldılar. Amerikan yasalarına göre bu birleşmenin hayata geçmesi en az bir sekiz ayı alacak. Ama bu birleşme, daha doğrusu güçleri birleştirme olayı, bilişim dünyasında yepyeni bir çağın habercisi. Zaten bu kadar gürültü koparmasının ve ilgi çekmesinin bir nedeni de bu. Daha açık bir ifade ile bir internet kuruluşu ile bir medya kuruluşunun birleşmesi, artık klasik tanımların da değişmesi gerektiğini gösteriyor. Güngör Uras usta da bu konuyu “ Yeni medya dönemi” diye adlandırmış. Yine Uras’ın tesbitlerine göre, “gazetelerin sadece gazetecilik yaptıkları dönem kapanmış görünüyor. Gazeteler önce birer haber ajansı kurdular. Derken televizyon yayıncılığı ile gazete-tv bütünleşmesi süreci başladı. Sonra yapımcılık başladı. Medya kuruluşları film, dökümanter, müzik, program yapım şirketleri oluşturdu.. Ve ardından da internet gelişti. Online denilen bilgisayar hizmetleri için şirketler kuruldu. Digital teknoloji ve nihayet GSM haberleşme sistemleri de medyanın faaliyet alanına girdi.” Türkiye’de durum Peki Türk medyası bu yeni dönemde nerede denirse. Pek de arkalarda olmadığımız kesin. Hatta epeyce önlerde bile sayılabiliriz. Mesela İhlas Medya Grubu gazetesi, televizyonu, haber ajansı, internet sağlayıcı şirketi, radyosu ve bilişim alanındaki diğer yatırım ve projeleri ile yeni çağı yakalamış durumda. Aynı şekilde, son olarak Doğan Müzik Yapım şirketini de kuran Doğan grubu da keza basın kuruluşları, televizyon, online kuruluşları ve nihayet Çukurova ile gerçekleştirdiği Digital Platform ortaklığı ile çağı yakalayan bir başka grup. Aynı şekilde GSM firmasıyla girdiği sektörde, gazete, televizyon ve digital yayın ortaklığına ulaşan Çukurova ile Doğuş, Bilgin, Uzan ve Aksoy Gruplarları da yeni çağın güçlü rekabetini yaşamakta. Sansürsüz medya kenti Şemsiyesi altında görev yaptıkları yönetimlerin niteliklerinden dolayı, gerçek anlamda ve sansürsüz gazetecilik yapma şansları olmayan bazı Arap medya kuruluşları, yatırımlarını da, genelde kendi ülkeleri dışında yapmışlardı. Mesela Londra, Arap medya sermayesinin yoğun olduğu bir merkez olagelmiştir. Suudi Arabistan’ın ünlü Şark el Evsat gazetesi ve grubun magazin dergileri büyük oranda İngiltere’de hazırlanıp, uydu aracılığı ile Cidde’ye nakledilmekteydi. Geçtiğimiz günlerde Ürdün Hükumeti, özellikle diğer Arap ülkelerinin yatırımlarını ülkesine çekmek için “sansürsüz bölge” oluşturma kararı verdi. Başbakan Ravabdeh, bir kabine toplantısından sonra yaptığı ve serbest bölgenin müjdesini verdiği açıklamasında “Ürdün hükumeti olarak, medya kuruluşlarının uydu istasyonları, televizyon ve radyo yayın merkezleri kuracağını ümit ediyoruz. Göç eden medyanın, Arap topraklarında yaşamasının zamanı geldiğine inanıyoruz. Ürdün bu görev için en uygun yer olacaktır” dedi Tasarıya göre, medya kentinden yayın yapacak olan yayın kuruluşları Ürdün yasalarına bağlı olmayacaklar. Bunun yerine “Onur ilkeleri”ne uymayı taahhüt edeceklermiş!. ...Ve İnternet Mahir yılın adamı seçildi ‘Sevimliliği, yarım yamalak İngilizcesi ve “acil sevgi” vaadi ile, bizi adam yerine koymayan Batı’ya Türk’ün potansiyel gücünü göstermiş ve bugüne kadar sadece banal dünyada yer bulabilmiş Türkiye’ye sanal dünyada yer açmıştır... Ortalama bir Türk erkeğinin tipine ve onun ortaokuldan edinilmiş İngilizcesine sahip Mahir, o ar damarı çatlamış, özgüveni sağlamış, cüretkâr, davetkâr delikanlı üslubuyla sadece iki cümle fısıldıyor web sitesinden dünya kızlarına: Biri: I kiss you (öperim), diğeri “You can stay whit me” (yatıya beklerim)!.. ...Bu köşe bu vasfı ile Mahir’i “İnternetteki ilk Türk büyüğü” sıfatıyla 1999’un adamı olarak belirledi... *Can Dündar’ın Aktüel Dergisi’ndeki köşe yazısından alındı Daha daha neler oluyor? Medya kuruluşlarının zor günler geçirdiği yolundaki genel görüşe uygun olarak, tensikat haberleri birbiri ardından geliyor. Sabah Gazetesi, Nişantaşı’na taşınırken iddiaya göre kadrosunda büyük ölçüde tensikata gitmiş. Bir yandan tensikat, diğer yandan düşük tutulan yeni yıl zamları nedeniyle gazete içinde huzursuzluk varmış. Sağlam, yuvaya döndü Bu arada bazı transferler de gerçekleştirildi. Erdal Sağlam Hürriyet’e geri döndü. Bir dönem Ertuğrul Özkök ile anlaşamadığı için gazeteden kopan Sağlam, Yeni Yüzyıl’a, oradan da Star’a geçmişti. Şimdi hem CNN Türk’de haber yapacak, hem de Hürriyet’te haber yazacakmış. Kanal 6 hâlâ kördüğüm Kanal 6’daki belirsizlik ise halen sürüyor. Kurt Ailesi bayramda gazetelere ilanlar vererek hukukun üstünlüğü kuralının ihlal edildiğini duyurdu. Kanal 6’nın sahipleri imzasıyla 6 imzalı bir başka ilanla hem Kurt, hem Özal suçlandı. Yani kanalın kime ait olduğu hâlâ belli değil. Bu arada Ahmet Özal, Yeni Şafakçılara, kanalla bir ilgisinin olmadığını söyledi. Derken Kurt Grubu bir açıklama ile 6’lı imzacıları “Kendi kendilerine gelin güvey olmakla” suçladı vs. Yani durum tam manası ile bir kördüğüm. Show Televizyonunun yüzde seksenlik hissesi daha önceden yapılan protokol gereği Çukurova’ya geçti. Ceylan Grubu medyadan çekildi. CTV Prestij Müzik’in sahibi Mahsun Kırmızıgül’e devredildi. Kanalın tensikata gideceği ve kablodan çekileceği de söyleniyor. Simavi’ye künye jesti Almanya’da yayınlanan Hürriyet’in yılbaşında Aydın Doğan’a geçtiğini duyurmuştuk. Gazete yine Erol Simavi’nin sahibi olduğu tesislerde basılmaya devam ediyor. Aydın Bey, Simavi’nin adına, künyede, Baskı Tesisleri nedeniyle yer vermiş. Bunu, Simavi’ye bir jest diye görenler de var. Gazete bu arada Frankfurt dışında Belçika’da da basılmaya başlandı. Yakında iki Avrupa kentinde daha baskıya geçilecekmiş. Doğuş, radyo kuruyor Kanal E’yi bünyesine aldıktan sonra hedeflerini daha da büyüten Doğuş’cular ve NTV şimdi de bir haber radyosu peşinde. Radyo EN adını verecekleri radyo için frekans arayan Doğuşçular Radyo Pop’un frekansını kullanmak niyetindelermiş. Kanal 7’de tırpan Yeni yayın dönemine farklı bir formatla giren Kanal 7’de reyting tırpanı işlemeye başlamış. Barometre’nin haberine göre önce Serhat Hacıpaşaoğlu’nun Riziko programın yayından kaldırılması, ardından İbrahim Sadri’nin programının sayısının yarıya düşürülmesi ve nihayet “Bir ülke” isimli programın yayından çekilmesi, bu programların reytinglerindeki düşüşten kaynaklanıyormuş. Geçmiş olsun Geçtiğimiz haftanın üzücü olayı ise, bir gazetemize karşı gerçekleştirilen silahlı saldırı idi. Akit gazetesi kimliği meçhul kişilerce uzun namlulu ve otomatik bir silahla tarandı. Şükür can kaybı yoktu. İlginç olan, saldırganların silahlarını bırakarak kaçmasıydı. Gazete, saldırı ile ilgili haberini, biraz da geride bırakılan bu silahtan esinlenerek “Kalleş-nikof saldırısı” diye duyurdu. Son derece “temiz” bir şekilde geride bırakılan bu silahtan hareketle saldırganların bulunması biraz zor görünüyor. Biz yine de Akit’çi dostlara geçmiş olsun diyor ve “fikre karşı silah”ın bir gücü olmadığını birileri de ne zaman öğrenecekler diye sormadan edemiyoruz. Türkiye 2000’i beğendiniz mi? Okuyucularımıza bir hafta boyunca ellerinden bırakamayacakları bir magazin ilavesi vermek için çok uzunca bir süredir bir arzumuz vardı. Yeni bin yılda, yeni bin yıla yakışır bir haftalık gazete ile karşınızdayız işte. Farklı bir üslup, farklı bir çizgi ile karşınıza gelen bu yeni gazetenizi beğeneceğinizi umarız. Pırıl pırıl bir kadro bunun için seferber oldu. Umarız onların heyecanı sizleri de saracaktır.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 92553
    % 1.62
  • 5.2638
    % -1.52
  • 6.0189
    % -0.93
  • 6.6741
    % -1.13
  • 212.667
    % -0.89
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT