BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hadîs ve fıkıh âlimi Ebû Mûsâ el-Makdisî

Hadîs ve fıkıh âlimi Ebû Mûsâ el-Makdisî

Abdullah bin Abdülganî el-Makdisî, ilim âşığı bir zat idi. İsfehan ve Nişâbûr’a ilim öğrenmek için yalın ayak giderdi. Yolda açlık ve susuzluk sıkıntılarına da göğüs gererdi...



Abdullah bin Abdülganî el-Makdisî, evliyânın büyüklerinden, hadîs ve Hanbelî mezhebi fıkıh âlimidir. 1185 (H.581) senesi şevvâl ayında doğdu. 1232 (H.629) senesi ramazan ayında bir cumâ günü Şam’da vefât etti... Hâfız ez-Ziyâ onun hakkında şöyle der: “İNSANLAR ÇOK İSTİFADE ETTİ” “Kur’ân-ı kerîmi kırâatine uygun, doğru ve güzel okurdu. Ebû Mûsâ, fıkıh ve hadîs-i şerîf ilimlerinde zamanının büyük âlimi oldu. Birçok yere ilim öğrenmek için gitti. Çok kere bu yolculukları yürüyerek yaptı. Her hâliyle örnek, kendisine uyulan bir zât oldu. İnsanlar, onun derslerinden çok istifâde ettiler...” Ebû Mûsâ, İsfehan ve Nişâbûr’a ilim öğrenmek için yalın ayak giderdi. Yolda açlık ve susuzluk sıkıntılarına da göğüs gererdi. Melik el-Eşref, onun için Sefh’de kendi ismiyle bir hadîs külliyesi yaptırdı ve Ebû Mûsâ’yı buraya idareci ve müderris tâyin etti. Zekîyyüddîn el-Berzâlî ise şöyle demiştir: “Hâfız Ebû Mûsâ, sağlam, dînine bağlı olup ve doğruyu yanlıştan ayırırdı.” Muhammed bin Selâm da onun için şöyle buyurdu: “Ebû Mûsâ, bir müzâkere, ders meclisi kurdu. Pek çok kimse akın akın ona koştu. O, ilim ve edeb olarak bütün üstünlükleri kendisinde toplamıştır.” Ebû Mûsâ hazretleri vefât ettikten sonra, talebelerinden pek çoğu rüyâda gördüler. Bir talebesi onu rüyâda gördü ve; “Size nasıl muâmele yapıldı?” diye sordu. “Allahü teâlânın ihsânı ve ikrâmı ile nîmetler içindeyim” dedi. Bir başkası onu rüyâsında gördü ve; “Haliniz nasıldır?” diye sordu. Ona da; “Hayra kavuştum” diye cevap verdi. Ebû Mûsâ el-Makdisî bir talebesine rüyâda şöyle dedi: “O DUAYA DEVAM ET!..” Yavrum! Benim, dünyâda iken okuduğum ve size yazdırıp öğrettiğim duâya devâm et. O duâ, sana yazdırdığım falan kâğıttadır. O duâ; (Allahümme ente rabbi lailahe illa ente halakteni ve ene abdüke ve ene ala ahdike ve vadike mestetatü euzü bike min şerri ma sanatü ebuü leke bi-nimetike aleyye ve ebuü bi zenbi fağfirli zünubi feinnehü la yağfirüzzünübe illa ente. La ilahe illa ente sübhaneke inni küntü minez zâlimin) duâsı olup, dünyâda çok okunması sebebiyle burada kurtuluşuma sebep oldu. Ona devâm et! [Bu duayı sabah okuyan, akşama kadar, akşam okuyan, sabaha kadar ölürse, şehid olur.]
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT