BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > GÜL: Orta Doğu’da tarihî fırsat yakalandı

GÜL: Orta Doğu’da tarihî fırsat yakalandı

“Filistin meselesinin çözümü konusunda barış için en iyi ortamı yakaladık. Bu fırsatın kaçırılmaması gerekir”



> NEW YORK - Nuri ELİBOL Gül, 63. dönem BM Genel Kurulu görüşmeleri çerçevesinde BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun ile de bir araya gelerek görüştü. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Annapolis Konferansı ile başlayan sürecin ardından Filistin meselesinin çözülmesi yönünde yıllardan beri barış için en iyi fırsatın yakalandığını ve bu fırsatın kaçırılmaması gerektiğini söyledi. ÇABALAR İKİ KATINA ÇIKMALI Abdullah Gül, Dış Politika Derneği (Foreign Policy Association-FPA) toplantısında Annapolis Konferansı ile başlayan sürecin ardından Filistin meselesinin çözülmesi yönünde yıllardan beri barış için en iyi fırsatın yakalandığını ve bu fırsatın kaçırılmaması gerektiğini ifade etti. Gül, “İsrail ve Filistin liderliğini çözüm için çabalarını iki katına çıkarmaya davet ediyorum” diye konutşu. Lübnan’ın istikrarının da Orta Doğu’daki barış ve güvenliğin sürdürülmesi için stratejik önemde olduğunu kaydeden Gül, “Lübnan’ın egemenliğini, siyasi bütünlüğünü ve bağımsızlığını desteklemeye devam edeceğiz” diye konuştu. İRAN’IN NÜKLEER PROGRAMI İran konusuna da değinen Gül, “Ortadoğu, zaten çatışma ve gerginliklerle taşıyabileceğinden fazla sorumluluk yüklenmiş durumda. Yeni bir tanesine daha dayanamaz” diyerek İran nükleer programıyla ilgili problemin “acil, ama diplomatik” çözüm gerektirdiğini vurguladı. “Meseleye diplomatik çözümün bulunmasının mümkün olabileceğine inanıyoruz” diyen Gül, çözümün hem UAEK normalarına ve nükleer silahsızlanma anlaşması kurallarına uygun olması gerektiğini hem de nükleer enerjinin barışçı amaçlarla kullanılabilmesi ilkesini gözönüne alması gerektiğini söyledi. İran Devlet Başkanı Mahmud Ahmedinecad’ın son Türkiye ziyaretine de değinen Gül, bu ziyaretin Türkiye’ye, komşusu İran’ı nükleer programa ilişkin görüşmeleri iyi niyetle sürdürmeye ve 5 artı 1 ülkelerinin son teşvik paketi fırsatını değerlendirmeye yöneltme imkanı verdiğini bildirdi. IRAK, KERKÜK VE PKK Gül, Irak’ta son dönemde güvenlik alanında bir iyileşme yaşandığını ve bu ivmenin korunması gerektiğini belirterek, “İyileşmiş bir güvenlik ortamı Iraklılar arasında ulusal uzlaşma çabalarını kolaylaştırır ve nihayet durumun normale dönmesini sağlar” dedi. Kerkük’ün 3 ana etnik grubu arasında adil ve dengeli bir güç paylaşımı mekanizması sağlanmasının gerçek ve kalıcı bir ulusal uzlaşı için önemli olduğunu ifade eden Gül, “Türkiye, güçlü, birleşik ve istikrarlı bir Irak görmek istiyor” diye konuştu. Gül Türk-Irak ilişkilerinin gündeminden terör örgütü PKK’nın varlığının çıkartılmasının ikili iş birliğine güç vereceğini belirterek, “Irak Devlet Başkanı Celal Talabani’nin geçen mart ayında yaptığı ilk resmi ziyaret ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın geçen haziran ayında Irak’a yaptığı ilk resmi ziyaret, Türk-Irak ilişkilerinin çok büyük potansiyalini göstermiştir” diye konuştu. TÜRKİYE’DEKİ SİYASİ İSTİKRAR Gül, AK Parti’ye yönelik kapatma davasında Anayasa Mahkemesi kararının çok az farkla alındığı hatırlatılıp, Türkiye’de siyasal istikrar açısından şimdiki durumunun sorulması üzerine şöyle konuştu: “Bir iç meselemiz vardı, mahkeme kararıyla bu neticeye bağlandı. Size şunu hatırlatmak isterim ki Türkiye, Avrupa Birliği ile müzakerelere başlamış bir ülkedir. Müzakerelere başlayabilmek için de Kopenhag siyasi kriterlerini en azından kafi olacak kadar yerine getirmiş olmak gerekir. Biz bu yönde köklü reformlar yaptık, anayasa ve kanunları değiştirdik ve demokratik standartları yükselttik, Avrupa Birliği seviyesine yaklaştırdık, hala noksanlarımız vardır, bunları yapmakta çok kararlıyız.” Gül’den ikili görüşmeler Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 63. dönem BM Genel Kurulu görüşmeleri çerçevesinde BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun ile bir araya geldi. Dışişleri Bakanı Ali Babacan’ın da katıldığı görüşmenin başında sadece görüntü alınmasına izin verildi. BM Genel Sekreteri Ban’ın 38. kattaki bürosunda yapılan görüşmede Ban’ın siyasi işlerden sorumlu yardımcısı Lynn Pascoe, Türkiye’nin BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Baki İlkin, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Büyükelçi Ertuğrul Apakan da hazır bulundu. Gül, Afganistan Devlet Başkanı Hamid Karzaiile Türk evinde bir araya geldi. Gül, Karzai’nin yanı sıra, Sri Lanka Cumhurbaşkanı Mahinda Rajapaksa, Nepal Başbakanı Pushpa Kamal Dahal ve Lübnan Cumhurbaşkanı Michel Sleiman ile BM binasında görüştü. Öte yandan, Afganistan Dışişleri Bakanı Rangeen Dadfar Spanta, Afganistan ve Pakistan liderlerinin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından, üçlü görüşmeler için Türkiye’ye davet edildiğini, görüşmelerin “yakın gelecekte” yapılacağını açıkladı. Gül, BM Genel Sekreteri Ban Ki-Mun tarafından düzenlenen “BM Binyıl Kalkınma Hedefleri” konulu resepsiyonda bulundu. Clinton ve genel sekreter Ban’ın evsahipliği yaptıları resepsiyonlara basın alınmadı. Türkevi’nde Gül onuruna verilen resepsiyonda Karadağ, Portekiz, Makedonya, Kosova, Letonya, Bosna-Hersek, Nauru ve Pakistan devlet başkanları da yer aldı. Türkiye’den gıda için 50 milyon dolarlık fon Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye’nin BM’nin Dünya Gıda Programını ve diğer yardım programlarını desteklemek için 50 milyon dolarlık bir stratejik fon oluşturmaya karar verdiğini söyledi. Binyıl Kalkınma Hedefleri Yüksek Düzeyli Toplantısının açılış oturumuna katılan Cumhurbaşkanı Gül, bu toplantı kapsamında düzenlenen açlık ve yoksulluk konulu yuvarlak masa toplantısında konuşma yaptı. Gül, konuşmasında BM Binyıl Kalkınma Hedeflerinin yürürlüğe konulmasının bütün dünya için çok önemli bir imtihan olduğunu ve bu yüzden de dünyanın bütün liderlerinin görevlerini yapması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin bu yönde büyük çabalarda bulunduğunu anlatan Gül, Türkiye’nin insani ve kalkınma yardımının yıllık 1 milyar doları geçtiğini söyledi. Gül, “Türk hükümetinin önümüzdeki üç yıl içinde Dünya Gıda Programı ve bunun gibi diğer yardım programlarını desteklemek amacıyla elli milyon dolarlık bir stratejik fonu oluşturmaya karar verdiğini açıklamaktan memnuniyet duyuyorum” dedi. ‘Terörle mücadelede iş birliği yapmalıyız’ Gül, Dış Politika Derneği’nde, ABD ve Kanada’nın Türkiye’nin AB üyeliğini nasıl cesaretlendirebileceği biçimindeki bir sorusuna karşılık, dünya problemleriyle ilgilenen, Orta Doğu ve Kafkaslar’daki problemlerle ilgili olarak Türkiye’nin neler yaptığını yakından izleyenlerin, Türkiye’nin değerini, dünya barışına ve Avrupa’nın güvenliğine olan katkıları bağlamında nasıl bir kapasaiteye sahip olacağını zaten bileceğini anlattı. ABD ile Türkiye arasındaki ilişkiler ve askeri işbirliği kapsamındaki bir soru üzerine Gül, bu konunun Türkiye için çok önemli olduğunu, Türkiye’nin terörden çok sıkıntı çeken bir ülke olarak terörle mücadeleyi çok iyi anlayan ülkelerden biri olduğunu vurguladı. Gül, 11 Eylül terör saldırılarından önce de Türkiye’nin konuyu çok iyi bildiğini, 11 Eylül’den sonra ABD’nin bu konuyla çok yakından ilgilenmeye başladığını kaydetti. “Türkiye ile ABD arasında bu konuda çok güçlü bir iş birliği vardır” diye konuşan Gül, bu işbirliğinin hem PKK hem de El Kaide terör örgütleriyle yapılan mücadeleyi içerdiğini ve bu konuda iki arasında çok yakın iş birliği olduğunu dile getirdi. Enerji konusundaki bir soru üzerine ise Gül, Türkiye’nin, petrolün Doğu’dan Batı’ya, Kafkaslar’dan, Orta Asya’dan, Ortadoğu’dan Avrupa’ya ve Batı’ya geçişi için çok önemli bir güzergah olduğunu ve boru hatlarının Türkiye’den geçtiğini hatırlattı.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT