BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > 2000’lerin dâhisi

2000’lerin dâhisi

Murat Muratoğlu, henüz 13 yaşında büyüklerin bile zorlandığı önemli bir başarıya imza attı.



Murat Muratoğlu, henüz 13 yaşında büyüklerin bile zorlandığı önemli bir başarıya imza attı. Microsoft’tan “Sistem Mühendisi” ünvanını kazanarak, bilgisayar alanında iddiasını ortaya koydu. Böylece yeni yüzyılın genç dahileri arasında Türk gençlerinin de olduğunu ispatladı. Türkiye Çocuk dergisi bu hafta Murat Muratoğlu’nu kapak yaparak bu önemli başarıyı okuyucularına duyurdu. Daha önce de çeşitli yayın organlarına misafir olan Murat Muratoğlu, sıradan bir insan olduğunu söylüyor. Murat’ın başarısında bir bilgisayar uzmanı olan babasının büyük rolü var. Murat, bilgisayarla daha 1.5 yaşında tanışmış. Baba İsmail Muratoğlu, bilgisayar otomosyonu yani robotlaştırma konusunda uzman. Rize ve Kıbrıs’ta Microsoft tarafından yetkili eğitim merkezleri açmakla görevlendirilmiş. Bu merkezlerde eğitim verip uzman yetiştirecek. Mikrosoft’ta sistem mühendisi olmak öyle kolay değil. Bilgisayar altyapınızın çok iyi olması ve altı ayrı sınavı vermeniz gerekiyor. Sistem mühendisliği için yaş sınırı yok. 9 yaşında da olabilirsiniz, 90 yaşında da... NASIL BİR ÇOCUK? Murat’a gösterilen yoğun ilgi onu şımartmamış. Murat öyle sabah akşam bilgisayar başında oturup, kendisini dünyadan soyutlamış bir çocuk değil. Kardeşleriyle sürekli oynuyor, hatta kavga ediyorlar. Mütevazı, güleryüzlü ve çocuksu tavırları dikkat çekiyor. Murat, bilgisayarın yanı sıra futbola ve otomobillere de ilgi duyuyor. İrili ufaklı oyuncak arabalardan oluşan bir koleksiyonu var. Batı Koleji’nde okuyor. Öğle yemeği için eve gelmeyi tercih ediyor. Çünkü annesinin yemeklerine bayılıyor. En çok sevdiği yemekler arasında dönerin özel bir yeri var. Murat derslerini bitirdikten sonra birkaç saatini bilgisayar başında geçiyor. İstediği bilgilere bilgisayardan anında ulaşıyor. Televizyon izlemeyi de seviyor. Murat’a tek bilgisayar yetmiyor. Evlerinde 4 tane bilgisayar var. İnternetle olan bağlantıları yüzünden ev telefonları sürekli meşgul. Bu yaşta ünlü olmak onu pek de memnun etmemiş. Basının ilgisinden artık sıkılmaya başladığını söylüyor. Önceleri yakın arkadaş olduğu kişilerin bir iki kişi iken şimdi uzaktan selamlaştığı çocukların bile çok samimiymiş gibi yaklaşmaları onu rahatsız ediyor. O doğallıktan ve içtenlikten yana. AVUSTRALYA’DAN GÖÇTÜLER Murat’ın ailesi Avustralya’dan göçtü. Baba İsmail Muratoğlu Türkiye’ye göçme nedenlerini şöyle anlatıyor: “Bir insanın geleceği kadar geçmişi de önemli. Temeli zayıf bir bina yapılırsa, en ufak bir depremde çöker. Ben Türkiye’den 11 yaşımdayken ayrıldım. Çocuklarım hiç gelmedi. Tek amacımız çocuklarımızın kendi ülkelerini ve kültürlerini tanımaları. Ülkelerini başkalarının gösterdiği şekilde değil, kendi gözleriyle görüp tanımalarını istedik.” Murat’ın Türkçesi o kadar iyi değil. İngilizce ise ana dili gibi... Onun için zaman zaman Avustralya’yı özlüyor. İleride eğitim için tekrar dönmeyi düşünüyor. Bu yüzden kardeşleri ile birlikte anne-babasından her akşam düzenli olarak Türkçe dersleri alıyor. Küçük mühendise göre, problem sadece dil farklılığında değil. Yaşam tarzı, günlük alışkanlıklar, hayata bakış açısı, kısacası kültür farkı onu olumsuz etkilemiş. Bu yüzden Avustralya’daki okulu da bırakmamış. Kardeşleri gibi o da internet okulunu aksatmadan sürdürüyor. Avustralya’da okul ile ev arası mesafeler çok uzak olduğu için evden bilgisayar yoluyla eğitim sistemi kurulmuş ve yaygın olarak uygulanıyor. Batı Koleji’nde dersleri o kadar iyi olmasa da Avustralya’daki internet okulunda notları mükemmel. BÜYÜK HEDEFLERİ VAR Murat, Microsoft’ta ayda bir kez düzenlenen, Windows 2000’in testine yönelik ve ülkemizin önde gelen bilgisayar uzmanlarının katıldığı toplantıda hocalık yapıyor. İleriye dönük hedefi ise bilgisayardaki kabiliyetini artırarak daha da uzmanlaşmak. O bilgisayarı faydalı bir cihaz olarak görüyor ve şunları söylüyor: “Önemli olan doğru kullanmak. Amacınız bilgisayardan yenilikleri takip etmek ve ondan öğretmen gibi yararlanmaksa hiçbir tehlikesi yok.” Murat, Türkiye’de de internet aracılığıyla öğretime geçilmesinin kendisini sevindireceğini söylüyor. Sistemin altyapısının kurulup, Ağrı’daki bir öğrencinin İstanbul’daki bir okuldan eğitim alabilmesinin, genç bir nesle sahip olan Türkiye’nin önünü açacağını vurguluyor. Murat’ın babası İsmail Muratoğlu da bilgisayarın güçlü bir silah olduğunu vurguluyor ve bilgisayar teknolojisininTürkiye’deki geleceğiyle ilgili şunları söylüyor: “Çoğu kişi bilgisayar ve internete oyun ve çet aracı olarak bakıyor. Bunun sonu mutlaka gelecek. Bilgisayar da tıpkı çekiç ve pense gibi bir alet. Ya kaldırıp atacaksın ya da kullanmasını öğreneceksin. Çekiçle dünyayı fethedemezsin; ama internet ile dünyanın her noktasına ulaşabilirsin. Sadece kullanımda değil; imalat, program ve yazılım oluşturmada da en başta olmalıyız. İnsan hayal ettiği her şeyi elde edebilir. Yeter ki kendimizi frenlemeyelim.”
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 102657
    % -0.63
  • 5.4598
    % -0.17
  • 6.2134
    % 0.06
  • 7.1829
    % 0.41
  • 230.417
    % 0.72
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT