BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Temel’in yeri

Temel’in yeri

Kadınlarla ilişkileri hakkında konuşuyorlarmış; TEMEL: Bana göre ideal kadının ölçüsü 90-60-110 olmalı... DURSUN: Nasıl yani?... TEMEL: 90 yaşında... 60 milyon doları banka hesabında... 110 da nabız...



Kadınlarla ilişkileri hakkında konuşuyorlarmış; TEMEL: Bana göre ideal kadının ölçüsü 90-60-110 olmalı... DURSUN: Nasıl yani?... TEMEL: 90 yaşında... 60 milyon doları banka hesabında... 110 da nabız... kadınlar & erkekler (...Zamane kızlar sözlüğü) Biliyomısaaaaan - Biliyor musun Falan oldum - Bilinmiyor Hadi papaaay - Haydi baybay İntiharlardayım - Çok üzgünüm Elektrik alamadım taam mı - senden hoşlanmadım İnanmıyoroaam - İnanmıyorum Regular cola - Light olmayan normal kola Yivrençsiaaan - İğrençsin Nerdeyim oldum - Nerede olduğumu şaşırdım Aklımdasyn yapmak - Cebi çaldırıp kapatmak Bay geldi - Bıktım, usandım Pantlonundan bellıa - Pantolonundan belli Boyfrand yüznden mia - Sevgilin yüzünden mi Bilmiyoruam kia - Bilmiyorum ki bizimkiler Ahmet Mızrak yeni telefon almış... Karşı masadan Hakkı Abi yeni telefonun özelliklerini soruyor: “-Abi sessize al bakalım, ne kadar ses çıkarıyor?...” *iğnelik... > RAYİHA Meyve sebze evvelce, Türüm türüm kokardı... Yendiğinde güzelce, Tadı lezzeti vardı! Yaşamak oldu hile, Çevre bizi izledi... Meyve sebzemiz bile, Kendimize benzedi! Tadanlar verir notu, Rayihada son karar... Üstünde çördük otu, Nerde eski turşular? > (...Sefa Koyuncu) tebeşir tozu “-Mükemmel aşk, insanın kendisini mutsuz edecek kişiyi sevmesidir...” (...Soren Kierkegaard) hayata dair Halklar; kendilerini yönetmesini beceremeyen insanları kolay kolay dinlemezler... Buyruk dinleme, buyruk verenin değerine bağlıdır... İyi yol gösteren, kendini daha iyi izletir... Binicilik sanatı nasıl atı dizgine rahatça uyar duruma getirmekse; Krallık sanatı da insanları buyruğuna sokmasını bilmektir... (...Plutarkhos) tuzaktan kumanda (...LİG TV - Sivas-F.Bahçe maçı) 38. dakikada Colin Kazım yatarak Hayrettin’in bileğine vuruyor... Colin sarı kartla kurtulurken, Hayrettin uzun tedavinin sonrasında sahaya dönüyor... *** ERTUNÇ: Hayrettin oyuna döndü ama sekiyor. OKTAY DERELİOĞLU: Biraz önceki darbeden olabilir. S.Ö.Z. der ki; “-Ne için gelmişliğinizi bilirseniz, ne kadar yaşamışlığınızın önemi yoktur...” (...Daha dün gece ettiği müthiş S.Ö.Z.leri) Bir film diyaloğu! WİLLİAM WALLACE: Şu an buradasınız... Vazgeçerseniz eğer; bir gün hasta yatağınızda ölümü beklerken bugün burada olmayı isteyeceksiniz... (...Braveheart filmi) kritik “-Bir işe bin kişi müracaat ediyor... Yüksek mühendisimiz geliyor, bir benzinlikten çıraklık istiyor, ‘ne verirsen ver’ diyor... İşsizliği IMF artırıyor...” (...Necmeddin Erbakan) itiraf reyonu (...isim: zafer ...şehir: ordu ... yaş: 21 buçuk) Arkadaşım Esat’la geziyoruz, bir yandan da muhabbet ediyoruz... Konumuz eskiden çok sevdiğim ve halen sevmekte olduğum ve beni hiçbir zaman anlamamış bir kız... Beni sürekli peşinden koşturmuş bir kız... “Esat” dedim, “O kızla var ya; bir kere başbaşa kalsak artık o benim peşimden koşar”... Esat’ın beni rezil eden cevabı; “-Yani dünyada bir sen bir de o kalınca?...” (omer.soztutan@tg.com.tr - itiraf edin, rezil edelim...) Hoca Nasreddin bir gün! Onun içi de boş O devirde ne zaman, Olsa düğün, ziyafet, Mutlaka edilirmiş, Hoca da ona davet. ... Lakin olacak bu ya, Yine bir düğün olur. Bu sefer Hoca merhum, Nasılsa unutulur. ... Davetsiz olduğundan, Gidemez o düğüne. Lakin rahat edemez, Ordadır aklı yine. ... Düşünür, bir yol arar, Davete gitmek için. Nihayet çaresini, Bulur yine bu işin. ... Bir mektup zarfı bulup, Alır onu eline. Acele çıkar evden, Gider düğün evine. ... Kapıdaki adama, Hiçbirşey söylemeden, O boş zarfı uzatıp, İçeri dalar hemen. ... Adam da kendisine, Mektup var zannederek, Buyur eder hocayı, Bir hayli sevinerek. ... Lakin zarfın üstüne, Şöyle bir nazar eder. Ve hayretle görür ki, Yazıdan yoktur eser. ... Çok şaşırıp, hocanın, Yanına koşup gelir. Der ki: (Bu zarf üstünde, Yazı yok, acep nedir?) ... Şöyle cevap verir ki, Hoca da ona hemen: (Mühim değil, o zarfın, İçi de boştu zaten.) (...Serdar Uyan)
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT