BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kaldırımlar kimin malı?

Kaldırımlar kimin malı?

Biz İstanbul/Fatih’te ikamet eden vatandaşlarız. Bilindiği gibi, İstanbul’un bu en eski ve tarihi yerleşim yeri tamamen binalarla dolmuş durumda. Binalar genellikle bitişik, çok katlı; yollar ise dardır.



Biz İstanbul/Fatih’te ikamet eden vatandaşlarız. Bilindiği gibi, İstanbul’un bu en eski ve tarihi yerleşim yeri tamamen binalarla dolmuş durumda. Binalar genellikle bitişik, çok katlı; yollar ise dardır. Diğer yerlerde yapıldığı gibi, buradaki yolların kenarında da “yaya kaldırımları” yapılmış. İsminden anlaşıldığı kadarıyla, yürüyen vatandaşların tehlikeye maruz kalmaması, araç yolunu tıkamaması, gidecekleri yerlere daha rahat ve huzurlu bir şekilde gidebilmeleri için buralar ayrılmış... Ama bütün kaldırımlar berber, bakkal, manav, kasap, beyaz eşyacı, mobilyacı, büfeci, lokantacı vb. esnaf tarafındar işgal edilmiş. Kalan boşluklarda da araçlar park etmiş. Vatandaşın “yaya kaldırımı”nda yürümesi imkansız hale gelmiş. Elinde çocuğu, kucağında bebeği olan anneler, okula giden küçücük çocuklar, yaşlılar tehlikeli bir şekilde asfaltta, araçlar arasında yürümek zorunda bırakılıyor. Her an bir facia yaşanabileceği gibi, zaten yetersiz olan yollardaki trafik de iyice yavaşlayıp, tıkanıyor... Yıllardır sergilenen bu sorumsuzluğa yetkililer bir türlü dur demiyor. Eğer “yaya kaldırımları” dükkanlar tarafından işgal edilecekse, otopark olarak kullanılacaksa, yayaların yürüme alanı olarak kullanılmayacaksa o zaman buraları iptal edin, yola katın, araçlara tahsis edin. Belki bu şekilde daracık yollar biraz daha genişler, yürüyen vatandaşlar da yolun kenarında daha rahat yürüme imkanını bulurlar. Birçok yerleşim yerinde problem olan bu durum biz Fatihlileri canından bezdirdi. Yetkililere bir daha sesleniyoruz; ya yaya kaldırımlarını asıl amacına uygun hale getirin, işgalden kurtarın, yayaların kullanımına uygun hale getirin; ya da bu kaldırımları iptal edin, asfaltlayın, araç yoluna katın!.. > Fatihli bir grup vatandaş >> Hesap atlatma (!) 30.08.2008 tarihinde, kredi kartını kullandığım kuruluştan aynen şu şekilde mesaj geldi: “Üye işyeri gıda marketlerinden tek çekimde 75 YTL ve üzeri alışveriş yapın, ödemeniz 1 ay ertelensin! Son gün 29 eylül! Detaylı bilgi: .....com.tr” Ben de bunun üzerine, 01.09.2008 tarihinde (25 YTL gıda ihtiyaçlarım varken) bu kampanyadan faydalanmak için Dalaman’da bir marketten 78 YTL alışveriş yaptım. Hesap ekstresi geldiğinde, harcamaların bu aya yansıtıldığını gördüm. Bunun üzerine müşteri hizmetlerini aradım. Kampanyanın sadece hipermarket ve süpermarketlerde geçerli olduğunu, bu kampanyadan faydalanamayacağımı söyleyip, şikayetimi ele alacaklarını belirttiler. Daha sonra beni tekrar aradılar, mesajda detaya girilemiyor imiş. Ayrıca kampanyada olan marketlerin kapısında kampanyaya dahil olup olmadıklarına dair yazı olması gerekiyor imiş. Ondan dolayı bu ay borcumu ödemem gerekiyor imiş. Bana tekrar döneceklerini de ilave ettiler... Neden mesajda “sadece kampanyaya dahil olan yerler” denilemez? Tekrar döneceğiz denildiği halde dönülmedi, borç ödendi diye mi geri dönülmedi? Aynı markete bir sonraki alışveriş için gittiğimde, kampanyaya dahil olduklarına dair elle yazılmış yazının kapıya asılmış olduğunu gördüm. Bu yazının ne zaman asılmış olduğunu bilmiyorum. Kampanyaya dahil iseler, neden borcum ertelenmedi? Müşteri yolunacak kazı mı? Aman siz uyanık olun; kampanya kampanya derken, eve haciz memurlarını misafir etmeyin... > Ethem Ilgın - Dalaman - MUĞLA >> Memurlara yemek yardımı nasıl yapılır? Bilindiği gibi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 212. maddesi, “Devlet memurlarının hangi hallerde yiyecek yardımından faydalanacakları ve bu yardımın uygulanması ile ilgili esaslar Maliye Bakanlığı ile Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığının birlikte hazırlayacakları yönetmelik ile tesbit olunur” hükmünü taşımaktadır. Bu konuda hazırlanan yönetmelik,19.11.1986 gün ve 86/11220 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe girmiştir. Yönetmeliğin 5.maddesiyle, kanunda olmadığı halde “yiyecek yardımından faydalanacak personel sayısının en az 50 olması gerektiği” belirlenmiştirr. Yönetmeliğin 3.maddesinde “yemek yardımı yemek verme şeklinde yapılır, bunun karşılığında nakten bir ödeme yapılamaz” denmektedir. Kurumların merkez ve büyük il kuruluşlarında 50 veya daha fazla personel bulunabilir. Ancak 1- 49 personeli olan bir kuruluştaki memurlar yiyecek yardımı alamamaktadır. Burada memurun kabahati nedir? Bu husus kanuna ve eşitlik ilkelerine uygun mudur? Yönetmeliğin 3.maddesi yemek yerine, para verilemeyeceğini amirdir. Tamam da yönetmelik çıktığı zaman olmayan, yemek firmaları var. Yemek karşılığı verilen aylık kartlarla memur pek âlâ az da olsa karnını doyurur. Taşrada çalışan memurların çoğu yiyecek yardımı alamazken, merkez birimlerinin internet sitesinde etli, tavuklu, börekli ve tatlılı aylık yemek listesi yayınlanması ne kadar doğru olur, bilemem.. Memur sendikalarının bu konuya temas etmemeleri ve değiştirilmesi için girişimde bulunmamaları ise ayrı bir konudur. Sayın Başbakanımızın bu uygulamadan haberleri olmayabilir. Zira Başbakanımız böyle sosyal ve eşitlik ilkelerine aykırı işlere çok duyarlıdır. > Şahin Galip - İZMİR
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT