BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > GÜL: AB ÜYELİĞİ İÇİN ‘SEFERBER’ OLALIM

GÜL: AB ÜYELİĞİ İÇİN ‘SEFERBER’ OLALIM

Türkiye’nin AB üyeliği konusunda süratli adım atılması gerektiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, “Yüce Meclisi ve milletvekillerini bu sürece titizlikle sahip çıkmaya davet ediyorum” dedi



> TBMM Bürosu ANKARA BAŞKENT’TE BİR SONBAHAR... Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 23. Dönem 3. Yasama Yılı’nın açılış törenine katılmak için ve konuşma yapmak üzere geldiği Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) bahçesinde, TBMM Başkan Vekili Cenap Gürpınar eşliğinde askerî törenle karşılandı. Meclis bahçesinde bulunan ve güzden dolayı sararmış ağaç yaprakları objektiflere hoş bir manzara imkanı verdi... Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye’nin AB üyeliği konusunda önemli mesajlar vererek, milletvekillerine bu sürece sahip çıkmaları çağrısında bulundu. TBMM’nin 23. Dönem 3. Yasama Yılına başlanmasından dolayı Meclis bahçesindeki Atatürk Anıtı önünde yapılan törenden sonra, TBBM Genel Kurulu özel gündemle toplandı. Gül, Genel Kurul’da yaptığı konuşmada başta AB olmak üzere bir çok konuda önemli mesajlar verdi. Milletvekillerinin ve Türk halkının Ramazan Bayramını kutlayarak konuşmasına başlayan Gül, bayramların kardeşliğin ve dayanışmanın, en üst düzeye çıktığı kırgınlıkların onarıldığı, küskünlüklerin giderildiği günler olduğunu söyledi. Gül, Meclis’in açılışının bayrama rastlamasının Türkiye’de hoşgörü, iş birliği ve karşılıklı saygıya dayalı bir siyasi iklimin oluşmasına katkıda bulunmasını ümit ettiğini vurguladı. AB KONUSU PARTİLER ÜSTÜ OLMALI Türkiye’nin AB’ye artık sadece bir aday ülke değil, katılımcı ülke konumunda olduğuna dikkati çeken Gül, AB ile devam etmekte olan tam üyelik müzakerelerinin sağlıklı biçimde ilerlemesini temin etmenin, herkesin önceliği olmasını istedi. Müzakerelerin başarıyla sonuçlanmasının Türkiye’nin bu süreci partiler üstü bir anlayışla sahiplenmesine, çok sayıda reformu kısa bir zaman dilimine sığdırmasına bağlı olduğunu kaydeden Gül, şeyle konuştu: “Siyasi kriterler alanında atılacak adımlar sadece bir mevzuat değişikliği olarak algılanmamalıdır. Bunlar aynı zamanda bir zihniyet değişimini beraberinde getirmelidir. Bu çerçevede, özellikle bireysel hak ve özgürlükler en geniş manada güvence altında olmalı, yasal düzenlemelerin uygulanmasında demokratik anlayış, belirgin bir şekilde gözetilmelidir. Yasal düzenlemeler kadar, yargı ve temel haklar alanında yapılması gereken reformlar da AB sürecini yakından ilgilendirmektedir. Bu alanda da, ilgili tüm tarafların aktif katılımı şarttır. Öngörülen yargı reformu, sadece demokratik standartlarımızı yükseltmekle kalmayacaktır. Ülkemizde öngörülebilirliği ve istikrarı pekiştirecek, şeffaflığı arttıracaktır. Böylece, kalkınma çabalarımıza da sağlam bir zemin oluşturacaktır.” REFORMLARA HIZ VERMELİYİZ AB’ye tam üyelik yolunda hazırlanmakta olan Ulusal Program’ın herkesin katkısıyla şekillenerek hızla hayata geçirilmesi gerektiğine dikkat çeken Gül, şunları ifade etti: “Bu kapsamda, insanımızın refahını ve hayat standardını arttıracak konulara öncelik verilerek, gerekli reformlar kararlılıkla gerçekleştirilmelidir. Çevre ve sağlıktan iş güvenliğine, tüketici haklarından sosyal politikalara, ulaştırmadan enerjiye, yargı bağımsızlığı, kadın-erkek eşitliği ve çocuk hakları başta olmak üzere, temel haklardan fikri mülkiyet hukukuna, bilgi toplumu ve medyadan tarım ve kırsal kalkınmaya, kısaca tüm önemli alanlarda insanımızı hak ettiği düzenlemelere ve uygulamalara kavuşturmalıyız.” Yanlış algılamaları düzeltmek için Türkiye’nin köklü tarihi ile çağdaş gelişmelerini Avrupa ve dünya kamuoyu ile güçlü bir iletişim stratejisi kapsamında paylaşılması gerektiğini belirten Gül, bunun panzehirinin, gerçek bilgilerin ve tecrübelerin etkili bir şekilde yaygınlaştırılması olduğunu söyledi. NASIL BİR AB HAYALİ... AB’nin de bu süreçte üzerine düşen bazı görevleri yerine getirmesi gerektiğini vurgulayan Gül, öncelikle, 15 ülkeden 27 ülkeye ulaşmış olan birliğin geleceğini masaya yatırırken, günlük ve kısa vadeli bir bakış açısından uzaklaşarak, kurucu liderlerin yıllar evvel ortaya koymuş oldukları temel kuruluş felsefesine, barış ve istikrara endekslenmesi ve hedefe yönelik bir vizyonla geleceğini değerlendirmesi gerektiğini kaydetti. Gül, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Türkiye olarak, kendi problemlerini aşabilmiş, uyum ve güven anlayışını muhafaza eden, bölgesinde gerçek liderlik yapabilen, hatta dünyadaki gelişmeler karşısında dengeleyici bir güç konumuna gelebilmiş bir AB hayal ediyoruz. Kendi bünyesindeki farklılıkları kucaklayabilen, çok kültürlü büyüyen güçlü ve sağlam bir AB’nin bir üyesi olmak istiyoruz. Böyle bir AB’yi oluşturmayı birlikte başarabileceğimizi biliyorum. Ama tabii böylesine büyük bir başarı için de tek taraflı inanç ve çaba yerine, karşılıklı ve sürdürülebilir bir gayret içerisinde olunmasının önemini vurgulamak istiyorum.” SÜRECE SAHİP ÇIKIN! Tarama sürecinin bittiği ve fasılların fiilen açılmaya başladığı bu dönemde Türkiye’nin önünde hazır bir yol haritası olduğunu kaydeden Gül, şunları dile getirdi: “Yapılması gerekenler bellidir. Kendi haline bırakarak sürecin arzu edilen hızda ilerlemesini sağlamak ve Türkiye’yi AB’nin 2014 mali perspektifine hazırlamak mümkün değildir. Atılması gereken adımlar sürekli ve süratli biçimde atılmalıdır. TBMM’nin bu süreçle ilgili yasaları öncelikli olarak ve özel gündemle ele alması önemlidir. Hatta bu vesileyle AB Uyum Komisyonu’nun güçlendirilmesinin çok yararlı olacağı kanaatindeyim. Yüce Meclisi ve siz değerli milletvekillerini bu sürece titizlikle sahip çıkmaya davet ediyorum.” Yeni anayasa herkesi kapsamalı Genel Kurul’daki konuşmasında yeni anayasa çalışmalarına da değinen Cumhurbaşkanı Gül, “Bütün kesimlerin katkılarından şüphem yok” dedi Cumhurbaşkanı Gül, Genel Kurul’daki konuşmasında, Anayasa’nın değiştirilmesi konusunda uzun yıllardır bir tartışma olduğunu da hatırlatarak, Meclis’in, başta siyasi partiler olmak üzere, toplumun bütün kesimlerinin katkılarından yararlanarak en mükemmel anayasal düzenlemelere ulaşacağından şüphesi olmadığını söyledi. Milletin, Anayasa tartışmalarının sağlıklı bir sonuca ulaşmasını sağlayacak tarihsel birikim, tecrübe ve olgunluğa sahip bulunduğunu ifade eden Gül,“İnanıyorum ki, TBMM’nin yüksek temsil kabiliyeti, ülkemizde mevcut olan demokratik tartışma ortamı ve siyasi partilerimiz arasındaki diyalog ve istişare geleneği de sonuç almak bakımından gerekli ortamı sağlamaktadır” dedi. Yeni Anayasal düzenlemelerin geçmişteki tecrübelerden ders alınarak yapılmasının doğal olduğunu ancak yeni düzenlemelerin öncekilerden çok daha ileride olmasının bekleneceğini anlatan Gül, “Yeni anayasal düzenlemelerin temel hak ve hürriyetleri güvence altına alan, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti anlayışını kuvvetle teyit eden bir nitelikte olması, yeni anayasal düzenlemelerin gücünü ve sürdürülebilirliğini arttıracaktır” dedi. YOLSUZLUKLA MÜCADELE Türkiye’nin, başta BM Yolsuzlukla Mücadele Sözleşmesi olmak üzere, yolsuzlukla mücadele konusundaki başlıca uluslararası sözleşmelere taraf olduğunu, hatırlatan Gül konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ülkemizde saydamlık düzeyinin yükselmesine olan ihtiyaç devam etmekle birlikte, toplumumuzdaki demokratikleşme ve modernleşmeye paralel olarak, mevzuatımızda yapılan yenilikler sonucunda, bu alanda tedrici ve göreceli de olsa, bazı iyileşmeler olduğu bir gerçektir. Gelinen nokta bir iyileşmeye işaret etse de, bunun yeterli olduğunu söylemek tabiatıyla mümkün değildir. Bu eğilimin geriye doğru gitmesi ise, hiçbir şekilde kabul edilemez bir gelişme olacaktır.” KAPIDA KARŞILADI Konuşma yapmak için Meclis’e gelen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü, TBMM Başkanı Köksal Toptan kapıda nezaketle karşıladı. ATATÜRK Hepimize örnek oluyor Atatürk’ün 20’nci yüzyılın başlarında ortaya koyduğu büyük dönüşüm ve modernleşme hamlesinin bugün herkese ilham verecek güçlü bir vizyon ve cesaret örneği teşkil ettiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Gül, “Daha müreffeh ve özgür bir toplum olma yolunda, tüm bilgi birikimimizi ve emeğimizi seferber etmek mecburiyetindeyiz” dedi. TERÖR Kalkınmayla yok ederiz Terörle mücadele konusunda kararlılığın esas olduğunu ancak, sosyo-ekonomik kalkınma anlayışının terörü besleyen kaynakları ve terörün zeminini büyük ölçüde zayıflatacağını belirten Gül, “Bu suretle sağlanacak başarı, terörle bir yere varılamayacağını en iyi şekilde anlatacaktır” dedi. HEDEF Yıldızı parlayan Türkiye Gül, konuşmasının sonunda Cumhuriyetin kuruluşunun 100. yılına doğru ilerlerken, yeniden şekillenen bir dünyada, barış, istikrar ve refah unsuru ülkeler arasında yıldızı parlayan bir Türkiye’nin herkesin ortak hedefi olması gerektiğine dikkat çekti. EKONOMİ Türkiye’yi güvenli ada yapabiliriz Cumhurbaşkanı Gül, TBMM’deki konuşmasında, ABD’den başlayıp dünyaya yayılan “ekonomik krize” de değindi... Gül, bir yandan mevcut kazanımlar korunurken, diğer yandan ekonomiyi daha da dayanıklı kılacak ve Türkiye’nin potansiyelini tam olarak harekete geçirecek adımların zamanında atılmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Ekonomi alanında gerekli tedbirlerin gecikmeksizin alınmasının ve koordinasyonun güçlendirilmesinin öngörülebilirliği arttıracağına dikkat çeken Gül, “Türkiye’yi yatırım yapılacak güvenli bir ada haline getirebiliriz. Yeter ki, evimizin içini reformlarla düzene koymaya devam edelim” diye konuştu. MECLİS’İN GÜNDEMİ YOĞUN AK Parti: Önceliğimiz AB > TBMM BÜROSU Yeni yasama yılının başlamasıyla birlikte siyasi partiler de önümüzdeki dönemde TBMM’den bekledikleri öncelikleri ortaya koydular. AK Parti yeni yasama döneminde önceliklerinin AB yasaları olacağını belirtirken, MHP, yolsuzluk tartışmalarını ortadan kaldıracak yasal düzenlemeler yapılmasını istedi. DTP ise önceliğin yeni bir Anayasa olması gerektiği düşüncesinde. TBMM’de siyasi parti temsilcileri yeni yasama yılında Meclis’in öncelikli konuları üzerindeki düşüncelerini açıkladı. AK Parti Grup Başkanvekili Sadullah Ergin, TBMM’nin bu yasama yılına sınır ötesi operasyonlara izin veren hükümet tezkeresinin görüşülmesi ile başlayacaklarını ve bazı araştırma komisyonu raporlarının görüşmeleri ile devam edeceklerini söyledi. Ergin, çalışmalarının temelini ise AB uyum yasalarının oluşturacağını belirterek, şöyle konuştu: UZLAŞMA ZEMİNİ ARAYACAĞIZ “Ulusal Program içinde yer alan metinleri Genel Kurula getirip bir an önce yasalaştırmak istiyoruz. Bunun içinde parlamentoda siyasi partiler arasında belli bir uzlaşı zemini arayacağız. Türkiye’nin çıkarlarını korumak noktasına önem arzeden bu yasaların komisyon aşamasında ve Genel Kurul aşamasında mümkün olan en yüksek mutabakatla çıkması için AK Parti grubu olarak üzerimize düşeni yapacağız. Muhalefetin de bu sürece katkı sağlamasını onlardan talep edeceğiz. Uzlaşı için her türlü yolu deneyeceğiz. Önümüzdeki hafta yurtdışına asker gönderilmesine yönelik tezkereyi görüşece ğiz. Ayrıca bazı araştırma komisyonu raporlarını da görüşeceğiz” REFORMLAR DEVAM EDECEK Ergin, yaklaşan yerel seçimlerin Meclis çalışmalarını etkileyip etkilemeyeceğine yönelik soruya ise “Türkiye’nin AB sürecinde ihtiyaç duyduğu reform ve dönüşümleri biz öncelikli olarak parlamentoya taşıyacağız. Bu arada yerel seçimler geliyor. Ama yerel seçim endiş elerinin Türkiye’nin ulusal çıkarlarının önüne geçmesine müsaade etmeyeceğiz. Öncelikli olarak AB ile müzakerelerin sağlıklı yürümesi noktasında zaruret arz eden hususları bir an önce çıkarmak istiyoruz. Elbette yerel seçimler de bir realite ama Türkiye’nin menfaatleri parti menfaatlerinin önündedir” dedi. ÇÖZÜMÜ BULMAK ZORLAŞIYOR MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural Meclis’in yeni yasama yılının önceliğinin dokunulmazlıklar ve yolsuzlukla mücadele olması gerektiğini söyledi. Son dönemde toplumsal mücadele ve hukuk yoluyla çözülmesi gereken yolsuzlukların siyasi mücadele aracı olarak kullanıldığını belirterek “Dolayısıyla ‘Tencere dibin kara seninki benden kara’ anlayışı içerisinde iddialar gündeme geliyor. Gerçek çözümü ve sorunu bulmak imkanı olamıyor. Oysa siyasetin bir bakıma bu yolsuzlukla mücadelede bu mücadeleyi engelleyen unsurların önünü açması gerekir. Ama bu unsurların önü açılmıyor. Dokunulmazlık. Yolsuzlukla Mücadele Kanunu, Siyasal Ahlak Yasası, Mal Bildirimlerinin yeniden düzenlenmesi. Bunları açarsak toplum o zaman kim ak kim kara daha rahat görebilecek” şeklinde konuştu. Vural, önümüzdeki yıl yapılacak yerel seçimlerin yolsuzluk tartışmalarını daha da ön plana çıkaracağını da kaydetti. YENİ ANAYASA ÖNCELİK OLMALI DTP Genel Başkanı Ahmet Türk ise yeni yasama yılının önceliğinin yeni bir Anayasa olması gerektiğini söyledi. Türk, “yeni yasama yılının önceliği katıl ımcılığıyla, çoğulculuğuyla, demokratik haklarıyla yeni bir Anayasa olmalı. Anayasa herkesi kucaklamalı. Katılımcılığı sağlayan bir Anayasa olmalı” diye konuştu.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 104123
    % 0.12
  • 3.4906
    % -0.5
  • 4.1771
    % -0.29
  • 4.7234
    % -0.71
  • 145.551
    % 0.08
 
 
 
 
 
KAPAT