BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Milenyum için pratik ekonomi bilgileri-II

Milenyum için pratik ekonomi bilgileri-II

Geçen hafta, sizlerle paylaşmaya başladığımız ve 2000 yılı ve sonrasında gerçekleşmesini umduğumuz ekonomik gelişmelere ait beklentilerimizi paylaşmaya bu hafta kaldığımız yerden devam ediyoruz.



Geçen hafta, sizlerle paylaşmaya başladığımız ve 2000 yılı ve sonrasında gerçekleşmesini umduğumuz ekonomik gelişmelere ait beklentilerimizi paylaşmaya bu hafta kaldığımız yerden devam ediyoruz. İhracatçı kesim için 2001 yılı Haziran ayına kadar TL devalüasyonu belirsizliği ortadan kalkacak ve bu durum daha kolay fiyatlama yapma imkânı doğuracak. Ancak parite riski devam edecek. Ancak eğer ihracatçı bir firma döviz sepeti (1 US$+0.77 Euro) ile mal alıp döviz sepeti ile mal satarsa tüm döviz kuru riskini ortadan kaldırmış olacak ve gelir-gider dengesini daha sağlıklı kurabilecek. Böylece azalan kâr marjları nedeniyle kızışan rekabet ortamında, bir de döviz kuru riski nedeniyle şirketler fiyatlarına bir risk primi koymak zorunda kalmayacaklar. Eğer bir şirketin alışları dolar ve satışları da mark bazında ise, bankalardan forward kur (ileriki bir tarihte bir döviz cinsinin, diğer bir döviz cinsi üzerinden fiyatının bugünden belirlendiği kur) alarak her iki kuru, satış anlaşması tarihinde dengelemesi gerekecek. Azalan kâr marjları nedeniyle böyle bir yönteme başvurmayan şirketler için parite riski, eskisi kadar kolay katlanılabilir olmaktan çıkacak. Eğer bu şirketin bankalardan yardım alması mümkün değil ise o zaman doğal yollardan bu riskten kurtulacak. Örneğin, IBM şirketinin yaptığı gibi ya malın satıldığı ülkede üretim yapacaksınız veya bir ülkede yapılacak yatırımlarda o ülkede elde edilen kârları kullanacaksınız. Yılın en az ilk altı ayında TL daha değerli hale gelecek. Böylece ihracatçı malını hem daha pahalıya satmak zorunda kalacak ve hem de iç piyasada ucuzlayan ithal ürünler ile amansız bir rekabete girecek. Sonuç olarak da yurtdışında yeni pazarlar bulmak, üretilen malı diğerlerinden farklılaştırmak ve ürün fiyatı içine hakedilen bir kalite primini koymak gerekecektir. Borcu yüksek firmalar için personel maliyetleri yanında finansman maliyetleri de önem kazanacak. Doğal olarak TL faizlerinin düşüşü ile beraber bundan her firma faydalanacak. Ama borcunu efektif bir şekilde yöneten veya başka bir deyişle borç yönetmenin ne anlama geldiğini bilen firmalar bu süreçten daha avantajlı çıkacak. Örneğin sabit faiz ile daha uzun vadeli borç bulan ama değişken faizli borç ihtiyacı olan bir firma, tersi durumdaki bir firmayla borçlarını takas etmek suretiyle maliyetlerini düşürebilecekler. Ya da faiz riskini yok etmek için dövizde olduğu gibi geleceğe yönelik belirsizliği ortadan kaldıran bazı enstrümanlar aranacak. Sonuç olarak ülkemizde stand-by çerçevesinde uygulanacak olan program dikkatle hazırlanmış, ancak başarı için de birçok yapısal reformun istisnasız tamamlanmasına endeksli ve yaklaşık 2 - 3 yıl sıkıntı gerektiren bir program. Bu programın başarısız olmasına neden olabilecek riskler de ülkenin kendi içerisinde gizli. Bunlar, koalisyonun bozulması, koalisyonda uzlaşmayı sağlayan faktör olarak görünen Başbakan Bülent Ecevit’in herhangi bir sebepten dolayı siyaseti bırakması, yapısal reformların popülist politikacılar tarafından kösteklenmesi, siyasi çıkarlar nedeniyle bürokrasi kadrolarının zayıflaması olarak sıralanabilir. Ayrıca özel sektörün de kendi fiyat-ücret düzenlemelerini kamuya paralel oluşturması da diğer önemli bir faktör. Bakalım neler olacak... NALİZ Geçtiğimiz hafta idam krizini bahane eden borsa beklenen düzeltmeyi 17.802’den 15.293’e kadar 2500 puan düşerek yaptı. Çarşamba günü toparlanan borsa, perşembe günü 1 katrilyonun üzerinde işlem hacmi yaparak çifte rekor kırdı. Dolar bazında da rekorlar kıran endeks cuma günü 3.5 Centteki direncinin üzerinde kapanış yaptı. İstikrarlı ve kararlı bir hükümetin kurulmasıyla 2 centi kıran İMKB dünyanın ençok kazandıran borsası olmaya devam ediyor. Önümüzdeki hafta kamu, banka, holding ve enerji sektörlerindeki alımlarla endeksin 4 centi test edeceğini tahmin ediyoruz. Direncimiz 4 ve 4,5 centte. Para girişinin devam etmesiyle işlem hacminin 3-4 milyar dolara ulaşmasını bekliyoruz.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT