BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Temel’in yeri

Temel’in yeri

Temel, sigara içmenin yasak olduğu kapalı bir alanda tüttürüyormuş... Görevli hemen uyarmış; “-Burada sigara içmenin yasak olduğunu bilmiyor musun?...” Temel duvardaki “Sigara içilmez” levhasındaki yarıdan kesik sigara işaretini göstermiş; “-Tamam... Yarıya gelsin atacağım onu...”



Temel, sigara içmenin yasak olduğu kapalı bir alanda tüttürüyormuş... Görevli hemen uyarmış; “-Burada sigara içmenin yasak olduğunu bilmiyor musun?...” Temel duvardaki “Sigara içilmez” levhasındaki yarıdan kesik sigara işaretini göstermiş; “-Tamam... Yarıya gelsin atacağım onu...” bizimkiler EMİN: Düğün ne zaman?... AHMET: Yakında abi, nişan yaptık işte... OSMAN: Abin evlenmedi daha değil mi?.. AHMET: Yok abi evlenmedi... EMİN: Abin senden büyük müydü?... tuzaktan kumanda (...CNN-TURK-Futbolmania) FAİK GÜRSES: Sanki Beşiktaş harpten çıktı... Aç susuz mu bıraktılar da böyle sinir bozucu top oynuyorlar! AZİZ ÜSTEL: 40 dakikalık yola gittiler yav... FAİK GÜRSES: Rakip bir gol attı... Fransız konsolosluğundan Vakko’nun önüne kadar bu kadar rahat gidemez adam... *** AZİZ ÜSTEL: Ya Faik, ne yapıyorsun Allah aşkına?... Ben konuşurken garip sesler çıkartıyorsun. FAİK GÜRSES: Kaşınıyorum... *** ÖMER ÇAVUŞOĞLU: Sen hiç televizyon izlemiyor musun ya?... AZİZ ÜSTEL: Yok izlemem ben... ÖMER ÇAVUŞOĞLU: İşte hiç sosyal değilsin sen... AZİZ ÜSTEL: Yok sosyal olduğum için televizyon izlemiyorum... bir yaş daha büyütenler... Havai’nin başkenti Honolulu’dan Hilo şehrine sefer yapan bir uçağın 2 pilotu, uçuş sırasında kokpitte uyuya kaldı... Pilotların uyudukları, yaklaşık 6400 metre irtifadaki uçağın iniş noktasını 24 kilometre geçmesi üzerine kontrol kulesinin telsiz anonsunun cevapsız kalması üzerine ortaya çıktı... 45 dakika sürmesi beklenen sefer, pilotların 44 dakika sonra telsize cevap vermelerinden sonra tamamlanabildi. İniş iznini alan pilotlar, havaalanına indikten sonra derhal işten atıldı. itiraf reyonu (...isim: meryem_ce61 ...şehir: istanbul ...yaş: yirmi dört) En yakın kız arkadaşım Ebru’nun MSN’de oturum açtığını görünce hemen zıpladım; “-Naber kız zilli?... Eee bugün buluştuğun çocuk sana açıldı mı bari?...” Cevap geldi ve şöyle yazıyordu; “-Ben Ebru’nun babasıyım, kendisi daha gelmedi...” En yakın arkadaşımın en büyük sırrını babasına söylemiştim... Sonra da bir daha görmedim zaten... (...omer.soztutan@tg.com.tr - itiraf edin, rezil edelim...) S.Ö.Z. der ki; “-Değiştiremeyeceğin geçmişle uğraşarak, elinde olan geleceği harcama...” (...Genç kitleleri aydınlatırken ettiği müthiş S.Ö.Z.leri) iğnelik > HUZÛR Huzûr kolay bulunmaz, Kaybettikse bir kere... Onsuz mutlu olunmaz, Bakmalıyız her yere! Doğruluk verir ışık, Eğriyi fark etmeli... Eğer varsa yanlışlık, Acilen düzeltmeli! Lâkin nasıl olacak, Kim ilmiyle âmildir? Doğruyu bilen ancak, Bir mürşidi kâmildir! > (...Sefa Koyuncu) tebeşir tozu “-En eski ve en kısa kelimeler olan “Evet” ve “Hayır”, konuşulurken en çok düşünülerek harcanması gereken kelimelerdir...” (...Phythagoras) kritik “-Hatayı yapan Aziz Yıldırım, hatadan dönecek olan da Aziz Yıldırım... Aragones’le bu işi götürme şansın yok... Bana göre Ertuğrul Sağlam, Aragones’in yanında müthiş bir hoca...” (...Rıdvan Dilmen) Bir film diyaloğu! “-Sevdiklerimize yalan söylemek neden yanlış olsun?... Gerçeği söylediğimizde ya artık bizi sevmezlerse?...” (...Cahil Periler filminden) Hoca Nasreddin bir gün! “Zor kurtardım eşeği!” Hoca, maddi bakımdan, Sıkılınca bir ara, Satmak için, eşeği, Götürür bir pazara. Hemen kurnaz bir cambaz, Hocayı fark ederek, Yaklaşıp der ki: (Hoca, Satılık mı bu eşek?) Hoca, (Evet) deyince, Başlar muayeneye. Der ki: (Hayvan maalesef, Yaramaz bir nesneye. Baksana çok da yaşlı, Hasta mıdır bu nedir. Ne yük taşır, ne insan. Çok yakında geberir.) Cambazın sözlerine, İnanır Hoca merhum. Güç bela on akçeye, Satar ve olur memnun. Cambaz alır hayvanı, Ve başlar methetmeye. Hoca da, gerilerden, Koyulur dinlemeye. Adam der: (Eşek değil, Mübarek sanki attır. Yük çekme hususunda, Katır bile hiç kalır.) Bunu duyan insanlar, Toplanırlar haliyle, Artırırlar fiyatı, Açık artırma ile. On akçeden başlayıp, Kırk beşe çıktığında, Hoca dayanamayıp, Koşar gelir anında. (Durun!) der, (Elli akçe, Veriyorum buna ben.) Ve eşeği alarak, Evine döner hemen. Der ki: (Hanım, bu eşek, Ne cins hayvanmış meğer, Elden kaçırıyordum, Göz açmasaydım eğer. On akçeye satmışken, Öğrendim de her şeyi, Elli akçeyi sayıp, Zor kurtardım eşeği.) (...Serdar Uyan)
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT