BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Çürük elma!

Çürük elma!

Dünyanın dev bankaları birer birer devletleşiyor; zora giren her finans kuruluşunu kendi devleti kurtarıyor.



Dünyanın dev bankaları birer birer devletleşiyor; zora giren her finans kuruluşunu kendi devleti kurtarıyor. ABD 850 milyar dolarlık kurtarma paketi ile bankaların elindeki batık alacakları devralmaya hazırlanıyor; İngiltere, Almanya, Hollanda ise kendi ülkelerinin bankalarını, sermaye koyarak kurtarıyorlar. Finans kuruluşları birbirlerine borç vermek istemedikleri için tıkanan para piyasalarını ise Merkez Bankaları fonluyor. Kısacası, bir yandan batık krediler, diğer yandan ise likidite ve güven krizi, gelişmiş ülkelerin devasa kurumlarını silkeliyor. *** Bu tablo bize çok tanıdık değil mi? Zora giren bankalar, ödenemeyen krediler, mevduatlar, işlemeyen borçlanma piyasası... Türkiye hepsini 2001’de yaşadı. Zayıflamış bir mali sektörün ve kaynak üretmeden harcama yapan bir kamu maliyesinin nelere mal olduğunu gördük. Bugün Amerika ve Avrupa’da trilyonlarca dolarlık batık kredi ve “pul” olan varlıklar var. Lakin hiçbir finans kuruluşunun batmasına veya kapanmasına müsaade edilmiyor. Kimse “hortumculukla” filan suçlanmıyor. Zora giren bankaların -sebeplerine bakılmaksızın öncelikle kurtarılıp- sistem içinde kalmaları sağlanıyor. Ancak ne ABD’de ne Avrupa’da hiçbir yetkili “çürük elma ayıklamaktan” bahsetmiyor; “batan batar, kalanlarla sistem devam eder” demiyor. Herkes sistemin ayakta kalması için bankaların kurtarılması gerektiğinde hemfikir... *** O halde 2001’de Türkiye’ye yaşatılan neydi? Madem sistemin rehabilitasyonu “çürükleri ayıklayarak” değil, onları rehabilite ederek sağlanabiliyorsa, o kadar banka neden battı? 2001’de Türkiye kendi finansal krizini yaşarken, likidite desteği ve yakın gözetim ile sistem içinde kalması sağlanabilecek bankaların birer enkaz haline getirildiğini hatırlayınca şunu sormadan edemiyor insan: O gün “çürükleri ayıklıyoruz, sistemi iyileştiriyoruz” diye mali sektörün köküne kibrit suyu dökenler, bugün kapitalizmin kalelerinde “sistemin iyileştirilmesi” için neler yapılmakta olduğunu takip ediyorlar mı acaba?
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT