BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ESTETİKÇİ DEĞİLİZ HEKİMİZ

ESTETİKÇİ DEĞİLİZ HEKİMİZ

“Sadece ‘estetik diş hekimi’ değiliz... Bize güzellik uzmanı muamelesi yapılmasın” diyen Dr. Duygu Karaosmanoğlu ve Elif Özcan diş hekimliği konusunda halkın ön yargılarını değiştirmesi gerektiğini söylüyor...



> M.Kurtbay Önür kurtbay.onur@tg.com.tr “KÖK HÜCRE SAKLIYORUZ” “Araştırmalara göre kök hücrelerin, kalp hastalıkları, alzheimer, parkinson, omurilik zedelenmelerine bağlı felçler gibi tedavisi zor hastalıkların tedavisinde kullanılacağı söyleniyor. Aynı zamanda kemik yapılanması, diş oluşturma, dişeti-çene hastalıkları ile kıkırdak, yağ ve kas gibi birleştirici organları, oluşturma açısından umut vaat ediyor. Biz ileride oluşabilecek herhangi bir hastalığın tedavisinde kullanmak üzere ‘diş kök hücrelerini’ sakladık. Çünkü kök hücrelerin en büyük özelliği, doku üretme ve yenileyebilme potansiyelidir. Çekilen süt dişlerinin özel bir kit ile korunması ve sonrasında içinde canlı kök hücre olup olmadığının kontrolü ile başlayan çalışmada bulunan canlı hücreler, - 196 derecede dondurularak ilerideki klinik uygulamalarda kullanmak üzere, endüstri standartlarında sıvı nitrojen tanklarında saklanıyor. Kök hücreler, kordon kanı hücreleri gibi kardeşlere 1/4 , anne babaya 1/2 oranında uyum sağladığı da sonuç alınan araştırmalardan.” “BİZİM VAZİFEMİZ” “Biz sadece estetik diş hekimi değiliz. Aynı zamanda ağız ve diş sağlığı uzmanıyız” diyen Duygu ve Elif Hanım, “Biz doktoruz ve gelen hastaların sağlığı için mücadele etmek bizim vazifemiz” diyorlar... Creadenta Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nin kurucu ortakları... Röportaj için gittiğimiz Dr. Duygu Karaosmanoğlu ve Elif Özcan işveren olmanın yanı sıra diş hekimi olarak “full time” yani 09:00-18:00 çalışıyor... Klinikte ziyaret ettiğimiz bir çocuk annesi Duygu Hanım, Roberts Diş Kliniği, Ege Üniversitesi, International Hospital, Dentis Diş Sağlığı Merkezi gibi tecrübelerin ardından Creadenta adlı klinikte ahbap zoruyla işveren olmuş. “Kendi kliğinimi kendim kurayım” anlayışıyla hareket eden yakın dostu Dr. Elif Özcan tarafından ortaklığa ikna edilmiş... Uzun soluklu ve samimi röportajdan ortaya çıkan sonuç diş hekimlerinin artık “kuyumcu” gibi muamele görmekten sıkıldıklarını gösterdi. Doktor Duygu ve Elif Hanımlar hem yaşıtlar hem de oldukça sıkı birer arkadaş... Biz de bu samimi ortamda diş hekimleri ile ilgili olarak ‘halkın ağzında’ dolaşan deyimleri dillendirdik. - ‘Diş hekimi bir dişten parayı topluyor, 32 diş var gerisini sen düşün’ dedikodusu nedir? Elif Ö.: Sanki biz insan vücudunun bir organını tedavi etmiyoruz da, özel bir müşteri için tek taşlı pırlanta hazırlıyoruz. Biz hekimiz diş ve ağız hastalıkları sebebiyle sağlığını kaybeden insanlara yardım ediyoruz. ‘Neden diş hekiminin vizitesi yüksek’ diyenlere şunu şöylemek istiyorum. Bir ayna ve sondla iş bitmiyor. Diş hekimliğinde kullanılan malzemelerin çoğu yurtdışından geliyor. Malzemeler dolara endeksli ve bu aletlerin yenilenmesi ve bakımı gerekiyor... ‘Ne yaptınız ki’ diye söylenenler motivasyonumuzu kaybettiriyor. Çünkü vatandaş bizi ‘doktor’ olarak görmüyor... DİŞİN ÖNEMİ BEBEKLİKTE BAŞLAR - Ağız ve diş sağlığı konusunda ‘bilinçsizlik’ üst seviyede. Duygu K.: İlk süt dişi göründüğü andan itibaren kesinlikle bebeğinizin dişlerini temizlemeye başlamanız gerekir. Temiz bir kumaş ya da gaz tampon kullanarak dişleri ve dişetlerini her beslenmeden sonra silin. Bir kaç diş çıktığından fırça ile tanışma zamanı gelmiştir. Süt dişleri, daimi dişlerin sağlıklı olarak oluşup sürmelerini sağlayan çok önemli rehberlerdir. Bu sebeple süt dişlerine ‘nasıl olsa değişecek önemsiz dişler’ gözüyle bakmak çocuğumuzun gelecekteki diş sağlığını büyük ölçüde tehlikeye sokar. - Diş kök hücreleri ile ilgili çalışmalar hızlandı. Sizce kaybolan dişimizin yerine yenileri çıkar mı? Elif Ö.: Tabii ki sorunuzun cevabı için daha çok erken. Ancak biz ileride oluşabilecek herhangi bir hastalığın tedavisinde kullanmak üzere ‘diş kök hücrelerini’ sakladık. Çünkü kök hücrelerin en büyük özelliği, doku üretme ve yenileyebilme potansiyelidir. Kök hücreler, kordon kanı hücreleri gibi kardeşlere 1/4, anne babaya 1/2 oranında uyum sağladığı da sonuç alınan araştırmalardan. - Onlarca branş arasından neden ‘Diş Hekimi’ korkusu yaygınlık kazanıyor? Duygu K.: Diş hekimi korkusu genel olarak, “güvensizlik” üzerine kurulu. Bu tür hastaların kısa zaman içerisinde “güven” kazanarak, bu korkuyu attıklarını gördük. Aletlerin çıkardığı seslerden rahatsız olanlar için tedavi sırasında DVD’li ekran sayesinde bireyin dikkati hem görsel hem işitsel anlamda dağıtılıyor. Bu yolla aletin çıkaracağı ses, müzikle bastırılıyor. Çok heyecanlı kişiler için, sırt ve bacak masajı yapan ve istenirse ısıtma opsiyonu olan yastıklar kullanılıyor. - Herkes rahatça gülmek istiyor... Bunun için ne yapılmalı! Elif Ö.: Gülümseme bir harmoni içinde olduğunda ancak güzel olabilir. Bunlar diş şekli ve yüze uyumuyla başlasa da, dişlerin birbiri ile kapanışı, çenelerin ve burnun bunlarla uyumu, dudak ve dişetleri bu harmoniyi oluşturan parçalardır. Beyazlatma, (Bleaching) Porselen Dolgular, Kozmetik Düzenleme, Laminate Veneer, (Koruyucu tedavi) gibi usullerle iyi bir harmoni sağlanabilir. AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI UZMANIYIZ - Gülüş tasarımı yapıyorsunuz. İnsanlar size estetik mi, tedavi için mi geliyor? Duygu K.: Bizim de en rahatsız olduğumuz konu bu. Biz sadece estetik diş hekimi değiliz. Aynı zamanda ağız ve diş sağlığı konusunda uzmanız. Bize her türlü hasta gelebiliyor. Sadece bu işin estetiğini yapıyor olarak gösterilmek bize ‘güzellik uzmanı’ havası veriyor. Bu da hiç hoş değil. Biz doktoruz ve gelen hastaların sağlığı için mücadele etmek bizim vazifemiz. - Tedavi uygulaması nasıl bir süreç içeriyor, sonra pişman olmayalım!. Elif Ö.: Estetik tasarım başlamadan evvel ölçü alıyoruz. Kişinin yüz özelliklerini göz önüne alarak bir model ortaya çıkarıyoruz. Daha sonra özel bir malzemeden hazırladığımız prova çalışmasını gerçekleştiriyoruz. Böylece hasta dişleri kesilmeden önce yeni dönemde porselenlerin ‘nasıl olacağını’ üç boyutlu olarak görebiliyor. Böylece hastayı psikolojik olarak kendimizi de hekim olarak hazırlamış oluyoruz. - Ağız ve diş tedavilerinin yanı sıra estetik tasarımları yaparken bir teknik aksam kullanılıyor olmalı. Duygu K.: Dünyadaki son teknolojik malzemeleri kullanmak, dezenfeksiyon ve sterilizasyon kurallarına sonuna kadar uymak, diş hekimliği konusunda sürekli eğitim programı uygulamak ve dünyadaki son gelişmeleri mütemadiyyen takip etmek bizim işimizin bir parçası. En çok kullandığımız tekniklerden biri ‘porselen laminate veneer’ tekniği. Dişten çok az madde kaldırılarak, hatta kimi durumlarda hiç madde kaldırılmadan, dişlere yapıştırılan ince porselen yapraklar ile dişlerin daha düzgün görünmesini sağlıyoruz... ELİF ÖZCAN “Dişlerin önce bireyin kendisi tarafından koruma altına alınmış olması gerekiyor. En azından herkes ağız ve diş bakımına dikkat etmeli...” DUYGU KARAOSMANOĞLU “Önemli olan ilk bakışta yeni yapıldığı anlaşılan dişler değil, tam tersine hiç fark edilemeyen, kişinin yüzüyle bütünleşmiş dişlerdir...” ELMA İLE GELEN GÜZELLİK KEPEKLER İÇİN... > Saç bakımı ve saçınızdaki kepekler için saçlarınızı yıkadıktan sonra son durulama suyuna yani 1 litre suya 1 çay bardağı elma sirkesi koyun ve saçlarınızı bu su ile durulayın. Bu işlemi bir süre her saçınızı yıkadığınızda uygulayın. Saçlarınız kepekten arınacak ve parlaklaşacaktır... SİVİLCELER İÇİN... > 1 çay bardağı elma sirkesine yarım çay bardağı su ekleyin ve bir parça pamuğu bu karışıma batırıp sivilce üzerine bir süre kompres yapın. Faydası olduğunu göreceksiniz. LEKELER İÇİN... > Bir kaba yarı yarıya sulandırılmış elma sirkesi koyup kaynatın. Daha sonra bu su ile yüzünüze buhar banyosu yapın. Ayrıca yarı yarıya sulandırılmış elma sirkesi ile yüzünüzü 3-4 günde bir silebilirsiniz. Cilt lekeleri için oldukça faydalı. KİLOLAR İÇİN... > Bir bardak suyun içine 1-2 tatlı kaşığı elma sirkesi koyun. İçine 1 tatlı kaşığı bal ekleyip sabahları düzenli olarak aç karnına için. Fazla kilolarınıza faydası olduğunu göreceksiniz. VARİSLER İÇİN... > Yumuşak bir havluyu elma sirkesinin içine batırıp sıkın ve havluyu bacaklarınızın varisli olan bölgesine sarın. Bacaklarınızı yüksek bir yere kaldırarak yaklaşık 45 dakika kadar dinlendirin. Bu işlemi mümkünse sabah akşam tekrarlayın. MARKET Bebeğinizin hassas cildine Sanosan Losyonlu Mendil... Almanya’da üretilen Sanosan Anne & Bebek ürünleri arasında yer alan Sanosan Losyonlu Temizleme Mendilleri, bebeklerin hassas cildi için iyi bir tercih... Sanosan’ın tek kullanımlık yumuşak temizleme bezleri, bebeğin narin cildi için hijyenik keçeden üretiliyor... Sanosan ıslak mendilleri, bebeğinizin cildini anında temizliyor ve kurumasını önlüyor... Her alt açmada bebeğin poposunu özenle temizleyip hijyen sağlayan Sanosan, içeriğindeki doğal zeytinyağı özüyle cildini kurumalara karşı korurken aynı zamanda bakımını da yapıyor. PÜF NOKTASI Tavada pişireceğiniz ciğerin yumuşak olması için, kızartma ununa bir tatlı kaşığı kadar karbonat ilave edebilirsiniz... GÜNÜN YEMEĞİ Ayranlı Zuzu Mantı Malzemeler > 1 kilogram un > 1 kilogram ince kıyılmış ıspanak > 1 adet kuru soğan > 1 bardak süt > 1 adet yumurta > 1.5 çay bardağı tuz > 1 litre su > 1 litre ayran HAZIRLANIŞI: 1 kilogram un, süt ve yumurtayı bir kabın içerisinde yoğurun. Süt az gelirse kıvamı yakalamak için bir miktar daha eklemeye devam edin. Hamurunuzu oklava ile açılacak kıvama geldiğinde bir kenarda beklemeye alın. 1 adet kuru soğanı hafif pembeleşinceye kadar yağda kavurun. Pembeleşen soğanı ocağın üzerinden alıp, ince kıyılmış ıspanağı ekleyin. 1.5 çay kaşığı tuz ile karıştırıp, buzdolabında bir süre bekletin. Bunun sebebi ıspanağın bırakacağı suya engel olmak ve hamuru sulandırmamak içindir. Dinlenmiş hamuru bir oklava ile ince olarak açtıktan sonra eşit büyüklükte kareler kesin. Kestiğiniz kare dilimlerin içine ıspanağı koyarak arzunuza göre üçgen ya da bohça şeklinde kapatın. Kaynamış suya attığınız mantıları yumuşar yumuşamaz bir kenara hazırlamış olduğunuz tabağın içindeki ayranın içine alın. İsteğinize göre üzerine sıvıyağ ya da tereyağı dökerek servise sunabilirsiniz. İNCİ “-Çocuğumun olmasını, bir yuva kurmayı istiyorum... Çünkü benim şimdiye kadar hiç düzenli bir ailem olmadı... Annemle babam ben üç yaşındayken ayrıldı... Hayatım ailenin önemini anlayarak geçti...” (...Hande Ataizi / Oyuncu) SİZDEN GELENLER Şiiriniz (...Karanfil’in satırları) AĞLA YAVRUM Her an ümit verir ağlama derdim, Gamla yüreğini dağlama derdim, Hüzünle karalar bağlama derdim... ...Unut hepsini! Ağla yavrum ağla bu kader senin... Bitmeyecek bitmez senin kederin... Karanlıklar bitip, güneş açacak, Rengârenk çiçekler ıtır saçacak, Mutluluk üstüne fistan biçecek... ...Unut hepsini! Ağla yavrum ağla doğmayacak gün... Yarınlar hep aynı, nasıl ise dün... Bitecek derdim ya elbet zor günler, Mâziye gömülür kederli dünler, Silinir gider hep kalpteki kinler... ...Unut hepsini! Ağla yavrum ağla hayalmiş bunlar... Gözlerinden aksın yaş değil kanlar... Bak tuttuğun dallar geldi eline, En acı şarkılar düştü diline, Dert mızrâbı çarptı gönül teline... Ağla yavrum ağla erken geldi güz... Gülmeyecek gülmez bu çileli yüz... Albümünüz (...Erikan Ailesinin albümü) SALİHA İLKNUR Doğum günün kutlu olsun Adana’nın güzel kızı... Örgünüz (...Hülya Yılmaz’ın tekniği) SELANİK ÖRGÜ TEKNİĞİ İplik ön tarafta tutul ur; 1 ilmek örülür, 1 ilmek örmeden alınıp üstüne ip dolanır... Sıra tamamlanır... İkinci sırada üstüne iplik dolanan ilmekler örülür, tek ilmeklerin üstüne iplik dolanır... Sıra tamamlanır... BİZE ULAŞIN: e-posta: omer.soztutan@tg.com.tr telefon: (0212) 454 30 00 faks: (0212) 454 31 00 adres: türkiye gazetesi ihlas medya plaza 29 ekim caddesi, 34197 yenibosna/istanbul
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 108953
    % 0.33
  • 3.482
    % -0.35
  • 4.1105
    % 0.01
  • 4.4532
    % -0.62
  • 144.153
    % -0.16
 
 
 
 
 
KAPAT