BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > McCain’in kaybetmesi için dört sebep

McCain’in kaybetmesi için dört sebep

Irak’ta ve Afganistan’da sertlikten yana olduğunun altını çizen McCain, Amerikan birliklerinin ülkelerine yakın zamanda dönmelerinin beklenmemesini dile getiriyor...



Geçen hafta çalışma ziyareti için gittiğim ABD’de iki konuda uzmanlarla görüşmeler yapma imkânı buldum. Bunlardan ilki, Türkiye’de de hissetmeye başladığımız ekonomik buhran. İktisatçı olmamama rağmen, ABD ekonomisinde yaşananların getirdiği yıkımın -alınan tüm tedbirlere rağmen- kısa vadede giderilemeyeceğini müşahede ettim. Sıradan Amerikalıdan, dünyanın en büyük think-tank’lerinin (düşünce kuruluşu) yöneticilerine kadar herkes endişeli. Buhranın belki de Amerika açısından en büyük sonucu ekonomik değil, psikolojik olacak. Amerikalının kendine ve devlete olan güveni 11 Eylül 2001 saldırılarıyla bir kez sarsılmıştı. Bu kez de ekonomik buhran o güvensizlik havasını estiriyor. 11 Eylül sonrası ABD içeride bir güvenlik paranoyası yaşamış, dışarıda ise saldırganlaşmıştı. Başkan Bush, iktidarının yedi yılını dünyanın çeşitli yerlerini bombalamakla geçirmişti. SERT ADIMLAR BEKLENİYOR Ocakta görevine başlayacak yeni başkanın da, bu kez ekonomik buhranın getirdiği güven azalmasının üstesinden gelmek için, ülke dışında çok sert adımlar atması beklenebilir. Nitekim bugüne kadar McCain’e göre dış politikada çok daha yumuşak bir duruş sergileyen; Irak’tan çekilmekten, İran’la müzakere masasına oturmaktan bahseden Obama bile, seçime 20 gün kala sert çıkışlar yapmaya başladı. Hatta 8 Ekimde McCain ile yaptığı ve televizyondan canlı yayınlanan münazarada “Pakistan’a saldırmaktan” bahsetti. Washington ve New York’taki temaslarımızda ele aldığımız ikinci temel konu da seçimlerdi. Sadece 45 gün önce yine aynı yerlerde teneffüs ettiğim siyasi atmosferin ters yüz olduğunu hayretle gördüm. Yaz sonu Obama’nın “acemiliği”, “sun’iliği” ve “siyahlığı” en çok konuşulan hususlardı. Bu kez ise kime sorsanız, “Bu iş bitti. Obama kesinlikle kazanacak” diyor. Ekonomik buhran McCain’e, Obama kampanyasından çok daha büyük bir darbe vurmuş gözüküyor. Herhalde bugünlerde Washington’un en talihsiz kişisi, iyi giden kampanyası, seçimlere sadece 1 ay kala patlayan buhranla torpillenen McCain olsa gerek. Diplomatik Muhakeme’de, Obama’nın hangi sebeplerle kaybedebileceğine ilişkin görüşlere daha önce yer vermiştik. Bugün de Senatör John McCain’in seçimde başarısız olmasına yol açabilecek dört temel faktör üzerinde duralım. Tabiatıyla, en temel sebep ekonomik buhran. Kendisinin sorumluluk taşımadığı buhranın faturası McCain’e kesildi. Amerikan seçmenin çoğunluğuna göre, yaşanmakta olanlar sekiz yıllık Cumhuriyetçi yönetimin yanlış uygulamalarının bir sonucu; McCain de aynı politikaları devam ettirecek. Buhrandan, ancak yeni politikalar ve kadrolarla çıkılabilir. Beklenen değişimi McCain’in yapması beklenemez. Hâlbuki Obama’nın ana seçim sloganı zaten “değişim”. Dahası, McCain’in ekonomik buhranla ilgili tatmin edici bir çözüm ortaya koyamaması, kendisine bu konuda yöneltilen sorulara ya kaçamak cevaplar vermesi ya da iyi hazırlanmadığı intibaını zihinlerde uyandırması da ibrenin Obama lehine dönmesine yol açıyor. McCain’i yenilgiye taşıyabilecek ikinci sebep tamamen fiziksel. Elbette, Obama’nın siyah oluşu, muhafazakâr eyaletlerdeki şansını zayıflatmaktaydı. Televizyonda her iki adayın da beraber göründüğü münazaralardan sonra, McCain’in yaşıyla ilgili olumsuz yorumlar, Obama’nın rengiyle ilgili olanların önüne geçti. McCain, bazen babacan, tatlı bir ihtiyar dede görüntüsü veriyor. Bazen de çokbilmiş, herkese haddini bildirmeye niyetli tavır ve davranışları var. Hele ses tonu, genizden konuşan Amerikalı için bile itici. Dönüp dolaşıp söylediği, “40 yıl ülkeme hizmet ettim. Şimdi de Başkan olarak hizmet etmek istiyorum” cümleleri kabak tadı veriyor. Amerikalılar, ülkesine daha evvel çok hizmet ettiği için rahat Başkanlık koltuğuyla ödüllendirecekleri sevimli (bazen “hınzır”) bir ihtiyar aramıyorlar. Dinamik, önünde geride bıraktığından daha çok hizmet yılları olan birini arıyorlar. Seçimlere 20 gün kala daha çok seçmen bu isimin McCain olmadığını söylüyor. PALIN İYİ BİR TERCİH DEĞİL Üçüncü sebep, McCain’in Başkan Yardımcısı adayı olarak seçtiği Sarah Palin’in yetersizliği. Adaylığı ilk ilan edildiğinde, kadın oluşu, ortalama Amerikalıyla aynı hayat standartlarına ve tercihlerine sahip olması gibi faktörler Palin’in, Obama’nın yardımcısı Joe Biden’a göre daha çok oy getirebileceği yorumlarına yol açmıştı. Palin belki hiç ağzını açmasa ve sadece bir “dekor” olarak McCain’in kampanyasında yer alsa, şimdi olduğundan daha faydalı olabilirdi. Bilhassa ekonomi ve dış politika konularındaki bilgisizliğiyle Biden karşısında ezilen Palin, medyanın geniş kesimlerinde ilk anda topladığı sempatiyi süratle kaybetti. Yaşı ilerlemiş McCain’in başına bir şey gelmesi halinde, anayasaya göre başkanlık koltuğuna oturacak Palin’in cehalet katsayısının, en cahil Amerikan başkanından bile yüksek oluşu sorumluluk sahibi seçmenlerin bundan sonra onu sadece tatlı bir tebessümle anacak olmalarına yol açtı. Bush POLİTİKALARINA DEVAM McCain’in kaybetmesine yol açabilecek dördüncü sebep ise Bush’un dış politikada attığı yanlış adımları devam ettireceği şeklinde bir görüntü sunması. Irak’ta ve Afganistan’da sertlikten yana olduğunun altını çizen McCain, Amerikan birliklerinin ülkelerine yakın zamanda dönmelerinin beklenmemesini de dile getiriyor. Ama Irak ve Afganistan’daki uzun savaştan bıkan, hatta bu operasyonların maliyetlerinin ekonomik buhranın tetikleyicilerinden olduğunu söyleyen Amerikalıların sayılarında hızlı bir artış yaşanmakta. Bizdeki en ateşli “vatan, millet, Sakarya” edebiyatçısı hatiplere taş çıkaracak deneyimli Cumhuriyetçi hamaset üstatları bile televizyonlardaki reyting oranlarını süratle kaybediyorlar. Bu durum da, dış politikada alternatif üretemeyen, Amerikan halkına “kan ve gözyaşı” vadeden McCain’i, radikal değişiklikleri dillendiren Obama karşısında geriletiyor. Kuşkusuz ABD seçimlerine içeriden ve dışarıdan bakan yorumcular ne söylerse söylesin, son sözü Amerikalı seçmen sandıkta söyleyecek. Bu haftaki yazımızı o seçmenlerden birinin, 31 yaşındaki siyahî taksi şoförü Eddis’in ağır bir Afrikalı aksanıyla söylediği şu sözlerle bitirelim: “Bu ülkeyi 400 yıldır beyazlar yönetiyor. Artık sıra bize geldi. Obama’yı artık kimse durduramaz.” ABD BAŞKANLIK SEÇİMLERİ (4 KASIM 2008) SON ANKET SONUÇLARI* İÇİN TIKLAYIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 105324
    % 0.39
  • 3.472
    % -0.6
  • 4.1656
    % -0.39
  • 4.7068
    % -0.13
  • 146.472
    % -0.39
 
 
 
 
 
KAPAT