BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > SOĞUKTA KALBİNİZE İYİ BAKIN

SOĞUKTA KALBİNİZE İYİ BAKIN

Yazın kalp hastaları düzenli spor ve egzersiz yapma şansı buluyor, yüzüyor, yürüyüş yapıyor. Kışın gelmesiyle fiziksel etkinlikler azalıyor... Kalp ve damar hastaları bu durumda ne yapmalı?...



Yazın kalp hastaları düzenli spor ve egzersiz yapma şansı buluyor, yüzüyor, yürüyüş yapıyor. Kışın gelmesiyle fiziksel etkinlikler azalıyor... Kalp ve damar hastaları bu durumda ne yapmalı?... Uzmanlar; kalp ve damar hastalarına kışın evlerinde egzersiz yapmaları, hava güzel olduğu günlerde yürümeleri tavsiyesinde bulunuyor... Abant İzzet Baysal Üniversitesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cihangir Uyan, kalp ve damar hastalığı olanlar için spor ve egzersizin çok önemli olduğunu söylüyor. Yaz aylarında havanın koşu, yüzme ve yürüyüş gibi kalp ve damar hastalıklarına iyi gelen etkinliklere uygun olduğunu belirten Uyan, “Yaz aylarında kalp hastaları düzenli bir şekilde spor ve egzersiz yapma şansını buluyor, denize gidiyor, yüzüyor, sabah akşam yürüyüş yapabiliyor. Bu da kalp sağlığı için çok yararlı. Ama kış ayları ile birlikte bu etkinlikler için şartların uygunluğu azalıyor’’ dedi. Kış aylarında maddi durumu iyi olanların özel spor salonlarında spor yapma şansı bulduğunu, maddi durumu yetersiz olanların spor yapma imkanı bulamadığını bildiren Uyan, spor salonlarına gidemeyen kalp ve damar hastalarına evlerinde egzersiz yapmalarını, hava güzel olduğu kış günlerinde yürümelerini tavsiye ediyor. BALIK ÇOK FAYDALI Prof. Dr. Uyan, şöyle konuştu: “Kış aylarında kişilerin fiziksel etkinlikleri azalıyor. Hekimlerin yazın spor ve egzersiz yaptıkları için kalp ve damar hastalarının tüketmelerine kısıtlı izin verdikleri bazı gıdalar kışın tüketilmemeli. Alternatif beslenmeye daha çok yönelmeliyiz. Ette özellikle balığı tercih etmeliyiz. Sebze ve meyve konusunda duyarlı olmalıyız. Günlük aldığımız kaloriyi belli bir oranda tutmakta fayda var. Kilo almamaya ve kilomuzu korumaya dikkat etmeliyiz. Kilo almak, kalp sağlığı için kötü bir yatırımdır...” 20 YAŞINDA KALP HASTASI Son yıllarda sigara kullanımının ciddi oranda arttığını kaydeden Prof. Dr. Uyan, “Özellikle kadınlarda sigara kullanımının arttığını görmekteyiz. Eskiden kadınlarda 30’lu yaşlarda kalp krizi riski görünmüyordu. Şimdi ise 20’li yaşlarda bile kalp krizi riskine rastlanıyor” dedi. HİJYEN ÇOK ÖNEMLİ... ANNE SÜTÜ nasıl saklanır? Günümüzde çalışan annelerin sayısı artıyor... Anneler ise, bebeklerinin anne sütünün yararlarından mahrum kalmalarını istemiyor. Besleyici değerinin yanında, pek çok hastalığa karşı koruyucu özellik taşıyan anne sütünün nasıl saklanması gerektiğini biliyor musunuz? Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Arzu Gebeşçe anne sütünün bakteri üremesine dirençli olduğunu ve oda ısısında 10 saate kadar özelliklerinden kaybetmeden saklanabileceğini söylüyor. Buradaki önemli nokta anne sütünün saklanacağı kabın hijyen kurallarına uygun olması. SAKLAMA KÜRELERİ >> Anne sütü dondurmadan 72 saat ve dondurulmuş sütü erittikten sonra 24 saat buzdolabında (+ 1 ile +4 derece arasında) saklanabilir. >> Süt, tek kapılı buzdolabının buzluğunda (-7 ile -2 derece arasında) 3 haftaya kadar, iki kapılı buzdolaplarının buzluğunda 3 ay saklanabilir... Sütünüzü derin dondurucuda (-18 derecenin altında) 6 aya kadar saklanabilir. >> Kolostrum olarak adlandırılan doğumdan sonraki ilk 7 gün üretilen anne sütü sağıldıktan sonra içerdiği antikorlar sayesinde oda sıcaklığında 12 saat, daha sonraki anne sütü ise 6 saat besin değerini kaybetmeden saklanabilir. >> Anne sütü bebeğe verilmeden önce ısıtılmamalı. Isı anne sütünün anti-mikrobik özelliğini yitirmesine sebep oluyor. Bunun yerine anne sütü, ılık akan suyun altına tutularak ısıtılabilir. SÜTÜ ODA ISISINDA BEKLETİN Eritilmiş sütü bir saatten fazla oda ısısında bırakmayın. İkinci kullanımdan sonra kalan sütü atın. Eritilmiş sütü tekrar dondurmayın. Sütü buzdolabının kapağına koymayın. TAVSİYELER... MEYVELERİN FAYDALARI Birçok meyvede bulunan C-vitamini ayrıca demir emilimini kolaylaştırırken, hastalıklara karşı vücut direncini de arttırmaktadır. >> PORTAKAL, greyfurt, kivi, şeftali, mandalina, armut, çilek, siyah üzüm gibi meyvelerde bulunan C- vitamini bağışıklık sistemini güçlendirir ve soğuk algınlığına karşı vücudu korur. >> ÜZÜM (Kırmızı) bol miktarda bulunan “likopen” antioksidan özelliği ile kanser ve kalp hastalıklarından koruyucu görev görmektedir. >> NAR; C-vitamini, demir, potasyum ve çeşitli antioksidanlar içermektedir. Kolesterolü düşürürken kalp hastalıklarına karşı vücudu korumaktadır. >> AYVA, elma gibi liften zengin meyveler sindirimi kolaylaştırırken, kan şekerini düzenlemektedir. >> ANANAS; C- vitamini deposudur, ayrıca zararlı toksinlerin vücuttan atılmasını sağlamaktadır. >> AVOKADO; içerdiği doymamış yağ asitleri ile kalp damar hastalıklarından vücudu korumakta ve toksinlerin atılmasını sağlamaktadır. Güzellik Uzmanı Suna Dumankaya’dan, doğum lekelerinden kurtulmak için kolay bir maske... 4 tane yumurta kabuğu ve üzerini kapatacak kadar limon suyu ile yapılıyor... Uygulama şekli: Yumurta kabuğu 10 gün suda bekletilir ve sudan çıkardıktan sonra kurutulup iyice un haline getirilir... Limon suyu da ilave edilip boza kıvamına gelince lekelere maske olarak uygulanır... Hassas ciltlerde kullanılmamalıdır dikkat edin. SAĞLIK OLSUN Yaşlılara D vitamini desteği verilmeli... Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Romatoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Eftal Yücel, yaşlılarda kemik yıkımına bağlı kırık riskinin yüksek olduğunu belirterek, “Bunun için 65 yaşından sonra her yıl güneş ışığının az olduğu kış mevsimine girmeden ekim ayında 1 ampul Devit-3 içilmesi uygun olacaktır” dedi. Yaşlılarda risk faktörünü azaltarak daha güçlü kemik yapısının sağlanabilmesi için kalsiyum yanında D vitamininin de çok önemli olduğuna dikkati çeken Yücel, “D vitamini eksikliği özellikle yaşlılarda oldukça sıktır. D vitamini, kemikler ve kas kuvveti için önemlidir. Bunun için 65 yaşından sonra her yıl güneş ışığının az olduğu kış mevsimine girmeden ekimde 1 ampul Devit-3 içilmesi uygun olacaktır. Bu sayede hem kemik kırıkları hem de ölüm riski azalabilir” diye konuştu. Ateş düşürücüler alerji yapabilir... Hayatın ilk yılında ateş düşürücü olarak kullanılan asetominofen etken maddeli ilaçların astım gelişimi riskini arttırabileceği belirtildi. Lancet Dergisi’nin araştırmasına göre çocukların 6-7 yaşlarına geldiklerinde astım olma risklerinin yüzde 46 oranında arttığını buldular. Araştırmanın sonucunda bu çocukların aynı zamanda rino-konjonktüvit ve egzema gibi alerjik hastalıklara yakalanma risklerinin de arttığı bulgusuna ulaşıldı. Araştırma ekibinden Dr. Richard Beasley, asetominofen içeren ateş düşürücü ilaçların çocuklarda sadece yüksek ateş durumunda kullanılması gerektiğini belirtti. Acetominofen içeren ilaçların dünya genelinde ateş düşürücü olarak tercih edildiğini ifade eden Dr. Beasley, bu ilacın gereksiz kullanımının önlenmesi gerektiğini kaydetti. MARKET Bebeğinizi mutlu edin Hassas ciltler için özel olarak geliştirilen Sanosan Bebe Bakım Losyonu, bebeğin rahatlamasına ve mutlu olmasına yardımcı oluyor. Bebeklerin günlük ve özel bakımında kullanılan Sanosan Bebek Cilt Bakım serisi içinde; bakım yağı, losyonu, pişik kremi, pantenollü pişik kremi, soğuk ve rüzgâra karşı koruyucu krem ile pudra olmak üzere 6 ürün yer alıyor. Sanosan’ın ayrıca temizlik, uyku öncesi ve anne bakım ürün grupları da var. PÜF NOKTASI Eğer örtünüze meyve suyu döküldüyse hemen tuz serpin, ilk yıkamada çıkacaktır... İNCİ “-Gelen projelerde genelde hep baskın karakter için tercih ediyorlar beni. Halbuki ben mülayim bir karakterim... Sevgilimle kendimi ekranda hiç görmedim... Ben magazin için doğru bir malzeme değilim çünkü...” (...Deniz Çakır / Oyuncu) GÜNÜN YEMEĞİ Terbiyeli Kuzu Etli Enginar >> 4 adet enginar >> 300 gram kuzu kuşbaşı >> 1 adet yumurta >> 15 adet arpacık soğan >> Yarım çay bardağı zeytinyağı >> Yarım limonun suyu >> Yarım demet dereotu >> Yarım çorba kaşığı un >> Yeteri kadar tuz HAZIRLANIŞI: Enginarları limonlu ve unlu suda bekletin. Sıvı yağı tencereye koyun. Arpacık soğanları şeffaflaşıncaya kadar soteleyin. Kuşbaşı etleri ilave edip, sotelemeye devam edin. Enginarları 4’e bölün ve etleri ekleyip, 1-2 defa çevirin. Tuzunu koyun. Sıcak suyunu döküp, malzemeler pişince ayrı bir yerde limon suyunu, yumurtayı iyice çırpın, yemeğin suyundan da katıp iyice karıştırın. Kaynayan yemeğe ilave edip, karıştırın. Kısa bir süre sonra ocağın altını kapatın. Üzerine ince kıyılmış dereotunu serpip sıcak olarak servisi gerçekleştirin. SİZDEN GELENLER Hikâyeniz (...Gülnur Koçyiğit’in paylaşımı) HEY GİDİ GÜNLER HEY ! ...Yaşlı bir ananın ölmüş kocasına arz-u hali Son günlerde, bir surat, bir surat ki gelinde, çayımı bile yarım dolduruyor bey... Allah’tan kulaklarım ağır işitiyor da; duymuyorum ne söylediğini... Ama yine de hissediyorum bey; beni bu evde galiba istemiyor artık... Hey gidi günler hey... ... Oğlunu bilirsin, vur kafasına al lokmayı... İki ara bir derede ne yapsın ana bu?.. Atsa atılmaz, satsa satılmaz... Bana artık gizli gizli sarılıyor bey... Dün akşam uyurken öptü beni biliyor musun?... Nasıl ağırıma gitti nasıl... Artık akide şekeri de getirmiyor... Hani dişlerim yok ya, güya yerken garip sesler çıkarıyormuşum da; Çocuklar iğreniyormuş benden... Yok, vallahi yalan bey, hiç yapar mıyım ben öyle şey?... ... Gelin çocuklara masal anlatmamı da yasakladı... Üstelik seninle konuşuyormuşum diye duvardaki resmini bir yere sakladı... Olsun, koynumdaki resminden haberi bile yok! Yine de beddua edemem bey... Oğlumun karısı, torunlarımın anası o... Geçenlerde üst komşular geldi, Ne konuştuklarını duymayayım diye kapıyı üstüme kilitledi... Duymadım, duymadım, lakin hissettim... Düşkünler evine yatıracaklarmış önümüzdeki ay beni... Ne yalan söyleyeyim epey ağırıma gitti, epey... ... Ha, sen ne diyorsun bey?... Hani bir görünsen oğluna, ne de olsa babasısın, Seni dinler... Bu odada oturur, vallahi hiç dışarı çıkmam... Akide şekeri de istemem... Masal da anlatmam artık çocuklara... Ne olur ayırmasınlar beni bu evden... Yaşayamam, nefes bile alamam... Sana ait hatıralardan uzak ne yaparım ben, ne yaparım?... Şu camın pervazında hayalin durur, çekmecelerde el izin... Bastonun hâlâ duvarda asılı... İstemiyorlar beni artık, istemiyorlar hasılı... Hey gidi günler hey... Hani diyorum bir çağırsan...Yoksa, yoksa sen de mi unuttun beni bey?... Sen de mi unuttun beni bey?... Albümünüz (...Kasım Uysal’ın albümü) İYİ Kİ DOĞDUN HİLAL Babasının civcivi, annesinin tatlı belası Hilal’in doğum günü kutlu olsun... BİZE ULAŞIN: e-posta: omer.soztutan@tg.com.tr telefon: (0212) 454 30 00 faks: (0212) 454 31 00 adres: türkiye gazetesi ihlas medya plaza 29 ekim caddesi, 34197 yenibosna/istanbul
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT