BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Altın Portakal Film Festivali

Altın Portakal Film Festivali

Kendimize haksızlık etmeye hakkımız yok. İki asırdır dışarıdan aldığımız telkinlerle bizzat kendi kendimiz hırpalamaktayız.



Kendimize haksızlık etmeye hakkımız yok. İki asırdır dışarıdan aldığımız telkinlerle bizzat kendi kendimiz hırpalamaktayız. Bu kompleksten kurtulma vaktidir. Dünya, ekonomik krizde, Türkiye en rahatlardan biri. Bunu görmemek hangi insafa sığar? TAV bir marka, büyük illerimizi parmak ısırtan hava meydanlarıyla donattığı gibi aynı başarıyı kıtalar arasında da tekrarlamakta. TAV bir marka, başındaki Sani Şener ayrı bir süper marka. Birçok alanda ya dünya ligindeyiz veya kapıyı zorlamaktayız. Futboldan edebiyata, şehircilikten sinemaya, hava taşımacılığından tekstile kadar çok yönlü büyük muvaffakiyetlere sahibiz. Bugün THY Star Alliance üyesi nadir şirketlerden biri. Bunları bize Antalya, bir kere daha düşündürdü. Altın Portakal Film Şenliği düşündürdü. Açılıştaki konuşmalar, Antalya’nın. dünya efendisi belediye başkanı Menderes Türel, değerli valisi Alaattin Yüksel, sinema sevdalısı Engin Yiğitgil ile görebildiğimiz filmler düşündürdü... Evet, ne olursunuz kendimizi dev aynasında görmeyelim. Ama kendimize haksızlık da etmeyelim. Biz edebiyatta Nobel almış bir ülkeyiz. Dış politikada hamle üstüne hamle yapmaktayız. Frankfurt’ta Türk Kitap Bayrağı dalgalanıyor. Futbolda temsilcilerimiz dünyanın en iyi takımlarında aslanlar gibi top koşturmaktalar. Sinemada inanılmaz işler yapılmakta. Antalya’dan önce “Dinle Ney’den” filminin galasındaydık. Yücel Çakmaklı, Özkul Eren, Özhan Eren, İsmail Güneş, Mesut Uçakan da oradaydı. Bu film için Fransız yönetmen Jacques Deschampes getirilmiş, görüntü yönetmeni ise Octavio E. Santo. Film 1798 Osmanlı Fransız savaşının yaklaştığı günlerde, seviyeli bir aşk hikâyesi eşliğinde geçiyor. Fotoğraflar çok güzel, kostümler öyle, oyuncu seçimi öyle, dil şiirli... Antalya, Adana, Cannes’le, Berlin’le, Tokyo ile yarışıyor. Antalya Film Festivali 45. Yılında aynı çatı altında kurulan uluslararası Avrasya Film Festivali ise 4 yaşında. Bu şenliğimiz artık bir dünya markası. Sayın Türel’in dediği gibi Antalya şimdi sadece turizmin değil sanatın da simgelerinden. Bu ülke insanı kendisine giydirilmek istenen “geri kalmış adam” elbisesini yırtıp atıyor. Kendisi çeviriyor, dışardan uzman getiriyor, gidip o memleketlere yerleşip onların mekânlarında işler başarıyor vs. Geçen sene Fatih Akın’ın çalışması açılış filmiydi. Bu sene Ferhan Özpetek’in filmi. Biri Almanya’da yaşıyor, diğeri İtalya’da. AB Parlamentosuyla birçok Avrupa ülkesinde parlamenterimiz olduğu gibi Avrupa’da sanat adamlarımız da var. Saydığımız insanların dünya görüşleri farklı olabilir. Fakat sonuçta herkesin yüreği bu topraklar için atıyor. Kök aynı. Özpetek’i kutluyoruz. Mükemmel Bir Gün filminde bir insanın üst üste yaşadığı felaketleri çok ustalıkla beyaz perdeye aktarmış. Seyirciyi kalbinden vuran bir dram, ailenin yıkılışına evrensel bir sorgulama.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT