BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kuruttukça değeri artıyor

Kuruttukça değeri artıyor

İncir, kayısı, dut ve üzüm gibi meyveler kurutulduğunda âdeta bir şifa deposuna dönüşüyor...



KADIN AİLE Ömer Söztutan omer.soztutan@tg.com.tr C vitamini yoğunluklu olanlar dışındaki tüm meyvelerin kurutulmasının vitamin değerini artırdığı, sağlığa artı değer kattığı bildiriliyor... Kurutulan meyvenin vitamin değerinin yoğunlaştığını, damak zevkinin maksimum seviyeye ulaştığını belirten Diyetisyen Özgen Arı, “Örneğin taze üzümden alınan vitamin değeri ile üzüm pekmezinin vitamin değeri arasında büyük fark var. Birkaç kaşık pekmezle kilolarca üzümün vitamin değeri alınabiliyor” dedi. Kurutma işleminin özellikle incir, kayısı, dut ve üzüm gibi meyvelerin vitaminine maksimum değer kattığını belirten Arı, bunların özelikle A vitamini yönünden zengin olduğunu bildirdi. İÇİNDE NELER VAR NELER? Arı, kuru kayısının potasyum ve A vitamini, kuru eriğin B (1, 2 ve 3), E, C ve A vitamini, dut pekmezi, süt, bal, ceviz, fındık ve undan yapılan pestil ile incirin A ve B vitaminleri, dutun ise kalsiyum, demir ve B vitamini yönünden zengin olduğunu kaydederek, “Bunun yanı sıra kuru meyvelerin tamamında antioksidan özellik vardır. A vitamini içeren tüm meyveler de özellikle cilt sağlığı üzerinde olumlu etki yapar” dedi. SEBZELER BUZDOLABINA Diyetisyen Arı, C vitamini yoğunluklu olanlar dışındaki tüm meyvelerin kurutulmasını önerdiklerini ancak sebzeler için aynı öneride bulunamayacaklarını belirterek, şunları söyledi: “-Kurutulmuş sebze damak zevkine hitap etse de vitamin değeri meyvedekiler kadar olmuyor. Sebzeler kurutulmak yerine derin dondurucularda saklanmalı. Örneğin, patlıcan ve biber gibi sebzelerin lezzeti artarken vitamin değeri azalır. Oysa bu meyveleri buzdolabının buzluğu veya derin dondurucuda tutarak kışa saklamak daha doğru bir yöntem. Fasulye, domates ve biber gibi birçok sebze derin dondurucularda saklandığında kışın aynı tazelikle sofraları süsler. Bu sayede kış mevsiminde de üretilen ancak hormon ve ilaç kalıntısı yönünden şüphe uyandıran, üstelik yüksek fiyatla satılan sebzeleri tüketmek zorunda kalmayız...” TAVSİYELER Bebek nasıl emzirilmeli? * Bebeğinizi doğumdan sonra, ilk yarım saat (30-60 dk.) içerisinde, kendinize gelir gelmez emzirmeye başlamalısınız. * Doğumdan sonra ilk birkaç gün içerisinde gelen koyu ağız sütü bebeğe mutlaka verilmelidir. Bebeğinizi hastalıklardan korur. * Doğumdan hemen sonra emzirmeye başlayan annenin önceleri az miktarda gelen sütü, bebeğin emmesi ile beraber kısa sürede artacaktır. Doğumdan sonra 1-2 gün süt gelmese bile ek bir gıda verilmemeli, bebek sık sık emzirilmelidir. * Emzirmeye zaman sınırı koymadan, bebeğinizi gündüz ve gece her istediğinde emzirin. Özellikle geceleri emzirme süt üretiminizi artıracaktır... * Yeni doğan bebekler genellikle günde 8-10 öğün emmek isterler. Öğün sayısı daha sonra giderek azalır... * Bebeğin vücudu anneye yakın olmalı, baş ve vücudu düz bir şekilde tutulmalı, gerekirse omuz ile birlikte poposundan desteklenmeli ve burnu anne memesi ile aynı hizada olmalıdır. * Doğumdan sonra emzirmeye başlayan annenin sık ve doğru emzirme, bol sütün gelmesini sağladığı gibi göğüslerin şişmesini ve acımasını da önler. * Bebeğinize ilk 6 ay sadece anne sütü vermelisiniz. 6. aydan sonra 2 yaşına gelene kadar uygun ek gıdalar ile birlikte anne sütü vermeye devam etmelisiniz. * Bebeği ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslemek ne kadar önemli ise, zamanında uygun ek gıdalara başlamak da bebeğinizin sağlıklı gelişimi için çok önemlidir. SİNİR SİSTEMİNİ GÜÇLENDİRİR Diyetisyen Özgen Arı, gelişmekte olan çocuk ve gençler ile süt veren annelere mutlaka kurutulmuş meyve tüketimini önerdiklerini, bu meyvelerin sinir sistemini güçlendirdiğini, zekâ gelişimine katkıda bulunduğunu, demir yönünden zenginlikleri dolayısıyla vücut direncini güçlendirip zindelik verdiğini, kan yapımına katkıda bulunduğunu ifade etti. Vitaminlerin ilaçlar yerine doğal besinlerden alınmasını öneren Arı, dikkat edilmesi gereken tek hususun kurutma işlemi sırasında nemli ortamdan uzak durulması olduğunu belirterek, “Temiz ve kuru ortamda yapılan kurutma işleminde meyvenin içeriğinde bulunan yüzde 80-90 oranındaki su yüzde 10’a kadar düşürülür. Bu sırada vitamin ve mineraller yoğunlaşır” diye konuştu. UZMAN GÖRÜŞÜ DİŞ sıkmaya BOTOX tedavisi * Daha çok yoğun iş temposu ve stresli hayat süren insanlarda çok sıklıkla görülen, günümüzün artık en çok rastlanılan rahatsızlıklarından sayılan “bruksizim” özellikle iş dünyasında yoğun çalışan insanların en büyük sıkıntısı halini aldı. Genellikle sabah kalkıldığında çene kaslarında bir ağrı hissedilir. İşte bu ağrı genelde bruksizimin işaretidir. Uykumuzda yapılan diş sıkma işlemi sırasında yapmış olduğumuz sıkma kuvveti normal günlük yaşantımızda uyguladığımız kuvvetin çok üstündedir. Eğer bu rahatsızlık tedavi edilmezse zamanla dişlerin çiğneyici yüzeylerinde erozyonlar yani aşınmalar meydana getirebilir. Bu da ilk başlarda aşınan mine tabakasından dolayı hassasiyetler oluşturmaktadır. > Diş Dekimi Dr. Metin Şanap ÖNEMSEMELİYİZ Bu rahatsızlık dikkate alınmayıp devam ederse esas o zaman daha vahim problemler karşımıza çıkabilir. Bu hastalık, diş hekimi tarafından hazırlanacak olan gece plakalarını kullanarak tedavi edilebilir. Plaka sisteminin yanı sıra halk arasında çok fazla bilinmeyen bir diğer tedavi şekli ise şöyle; Çenemizi kapatan kaslardaki stresi ve oluşan aşırı çiğneme kuvvetini botox uygulayarak ortadan kaldırabiliriz. Botoxun zaten ilk uygulama amacı dünyada kaslar üzerin oluşan stresi kaldırarak spazmları yok etmekti fakat bu tedavi yöntemi günümüzde daha çok estetik müdahale olarak yaygınlaştı. Botox ile tedavi yönteminde her şey dozajında uygulandığında herhangi bir problem yaşatmaz, tedavinin 6 ila 9 ay arasında tekrarlanması gerekir. SAĞLIK OLSUN Ayak fonksiyonlarına bilgisayarlı çözüm Adana’da faaliyet gösteren bir klinikte, bilinçsiz ayakkabı seçimi, yüksek topuklu ve sağlıksız üretim malzemeleri gibi nedenlerden dolayı bozulan ayakların yapısı, bilgisayar ortamında hazırlanan tabanlıklarla gideriliyor. Geçen yıl hizmete açılan Ayak Fonksiyon Kliniği’nin sahibi İzzet İşçi, kurdukları klinikte, ayakta dururken vücut ağırlığını, koşarken ise vücut ağırlığının birkaç mislini taşıyan ayakların, bilinçsiz ayakkabı seçimi, yüksek topuklar ve sağlıksız üretim malzemeleriyle kişiden önce yaşlanmasının önüne geçtiklerini savundu. Ayaklarında yaşadıkları sorunlardan dolayı kliniğe gelen hastaların önce 18 metrelik parkurda yürüdüklerini ifade eden İşçi, burada bilgisayar ortamında hastanın ayaklarının basınç merkezlerinin belirlendiğini ve kişiye özel tabanlık hazırlandığını kaydetti. MARKET FONEX’le yumuşak bir kış Yaklaşan kış ayları, yazın güneşten nem kaybeden ciltlerin iyice kurumasına ve ciltte çatlaklar oluşmasına sebep olur. Bu yüzden özellikle kışın cildin bolca nemlendirilmeye ihtiyacı vardır. Fonex’in geliştirdiği krem içeriğiyle kurumuş ciltleri yumuşatırken besliyor ve cilde canlılık kazandırıyor. Üstelik hoş kokusuyla kendinizi daha iyi hissettirirken, dış etkenlere karşı koruduğu cildinizin her zaman yumuşak ve nemli kalmasını sağlıyor. 2 farklı çeşidiyle kullanım kolaylığı sağlayan Fonex kremi ister tüpte, çantanızda taşıyın isterseniz de kutuda evinizde bulundurabilirsiniz. KADININ GÜNLÜĞÜ Güzelleştiren besinler... Muhtevasındaki doğal maddeler sebebiyle birçok bitki, güzel bir cilde kavuşmanızı sağlıyor. Sivilcelere yeşil yapraklı bitkiler, cilt kuruluğuna zeytinyağı, kırışıklıklara orman meyveleri iyi geliyor. ZEYTİNYAĞI: Cilt kuruluğuna karşı tavsiye edilen zeytinyağı, pürüzsüz bir cilt sağlıyor. Eğer çok kuru ve dökülen bir cilde sahipseniz, yeterince yağ almıyor olabilirsiniz. Eğer kuru cilt probleminiz varsa, günde bir çorba kaşığı zeytinyağı sizin için idealdir. BROKOLİ: Cildi esnek tutan brokoli, A ve C vitaminleri gibi antioksidanlar açısından pek çok besinden daha zengindir. Ayrıca kansere karşı etkili olan kimyasallar da içerir. C vitamini, cildi esnekleştirir ve morarma ve çürümelerin önüne geçer. ORMAN MEYVELERİ: Dut, böğürtlen, ahududu, çilek gibi orman meyveleri kırışıklıklara iyi gelir. Yaşlanmayı geciktirme konusunda ümit veren, polifenoller (bir tür antioksidan) içerirler. Ayrıca kısa zamanlı hafıza ve denge için de yararlıdırlar. SOYA: Sivilceyi önleyen soya, hangi formda olursa olsun tam bir cilt kurtarıcısıdır. İçerdiği östrojene benzeyen kimyasallar nedeniyle, akne oluşumunun önüne geçebilir. Ayrıca soyada, yeni hücre oluşumuna yardımcı olan ve cildi nemli tutan E vitamininden de bulunur. SOMON: Omega-3 yağ asitlerini içerir. Bunlar, kolajeni yok eden bağımsız radikallerle savaşır ve cilt üzerindeli ince çizgilerin derinleşmesini önler. Tavsiye edilen miktar, haftada 3 kez somon yemektir. Eğer deniz ürünlerinden hoşlanmıyorsanız, o zaman alacağınız 2 bin mg’lık balık yağı takviyesi de 115 gramlık somonun yerini tutar. HAVUÇ: Kırışıklığa iyi gelir. Havuçta bulunan beta karoten kuru cilt için birebirdir. Bu madde, kayısı ve tatlı patates gibi diğer turuncu renkli sebze ve meyvelerde de bulunur. YULAF: Toksinlerin atılmasını sağlayan yulafın ağır ağır pişerek hazırlanması gerekir. İçerdiği lifler, vücut tarafından toksinleri filtre etmekte kullanılır. B vitaminleri açısından da zengindir. İNCİ “-Bizdeki en büyük problem, kendimizin ve varsa çocuğumuzun hayatını düşünmek... Geçen gün bir metinde okudum; bir Avrupalıya sormuşlar bu bahçeyi nasıl meydana getirdiniz diye... “Ektik, 500 senedir suluyoruz” demiş... Bu bilinçte olmamız gerekiyor...” (...Zeynep Fadıllıoğlu / Tasarımcı) SİZDEN GELENLER Tarifiniz - (...Seda Yorulmaz’ın lezzeti) > EKMEK DİLİMİNDE PİZZA MALZEMELER: * 8 dilim kepek ekmeği * 2 yemek kaşığı domates püresi * 6 adet sosis * 20 adet çekirdeği çıkarılmış zeytin * 2 adet yeşil biber * 1 adet kırmızı biber * 6 yemek kaşığı rendelenmiş kaşar * 1 yemek kaşığı margarin * 2 tatlı kaşığı kekik MALZEMELER: * Küçük küçük doğradığınız sosisleri margarin ve domates püresiyle 3 dakika soteleyin. 2 bardak su ekleyip 5 dakika süreyle kaynatın. İnce ince doğradığınız yeşil biber ve siyah zeytinleri soteye ilave edin. Fırın tepsisine dizdiğiniz ekmek dilimlerinin üstüne sosisli karışımı paylaştırın. Rendelenmiş kaşar peyniri serpiştirin. 175 derecelik fırında 10 dakika süreyle kaşar eriyene kadar kızartın. Sıcak servis yapın. Albümünüz - (...Ahmet Tokdemir’in albümü) NUMAN VE RIDVAN Sevgili yeğenlerimiz babaları gibi Fenerli... Ancak onların keyfi her zaman yerinde... Şiiriniz - (...Engin Namlı’nın satırları) > NE İSEM OYUM Hayat yoluna çıktığım anımdan Bugüne değin aynı hayat çizgim Mertlik dürüstlük akıyor kanımdan Bugüne değin aynı hayat çizgim Kılavuzumdur en değişmez gerçek Gücüm yettikçe yaşadım bilerek Acı tatlının içinde gözüpek Bugüne değin aynı hayat çizgim Ne isem oyum ben ben gibiyim hep Değiştiremez bir başka kem sebep Yerli yerinde huy, karakter, edep Bugüne değin aynı hayat çizgim Haramdan yana gitmedim bir milim Dosdoğruluğa çıkar hep menzilim Kulu hor görüp kalp kırmadı dilim Bugüne değin aynı hayat çizgim Örgünüz - (...Dilber Hayal’in elişi) > BEBEK YELEĞİ Şişle örülmüş, kurdele ile süslenmiş bir bebek yeleği örneği... PÜF NOKTASI Yumurta lekesini çıkarmak için önce soğuk suda bekletmeli sonra ılık sabunlu suda yıkamalısınız... BİZE ULAŞIN: e-posta: omer.soztutan@tg.com.tr telefon: (0212) 454 30 00 faks: (0212) 454 31 00 adres: türkiye gazetesi ihlas medya plaza 29 ekim caddesi, 34197 yenibosna/istanbul
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT