BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bütün ilimlerin özeti olan sekiz şey

Bütün ilimlerin özeti olan sekiz şey

“Sekiz şeye dikkat eden, öncekilerin ve sonrakilerin ilimleriyle amel etmiş olur. Bunlar; dört yerde dört şeyi korumak, iki şeyi hâtırdan çıkarmamak, iki şeyi de tamâmen unutmaktır...”



Hazret-i Lokman Hakîm’e dediler ki: - Bize peygamberlerden öğrendiğiniz ilimleri özetleyerek, nefis terbiyesine dâir, en derli toplu bir nasîhat verir misiniz? Lokman Hakîm buyurdu ki: - Evet, peygamberlerin ilimlerinden kendim için özetleyip dünya ve âhiret işleri üzerine kurduğum kısa bir sözü size de söyleyeyim: Sekiz şeye dikkat eden, öncekilerin ve sonrakilerin ilimleriyle amel etmiş olur. Bunlar; dört yerde dört şeyi korumak, iki şeyi hâtırdan çıkarmamak, iki şeyi de tamâmen unutmaktır. Korunacak şeyler; namazda gönül, halk arasında dil, yiyip-içme ânında boğaz, bir kimsenin evine girilince de öteye beriye bakmamaktır. Hiç hatırdan çıkmaması gereken şeyler; Allahü teâlânın büyüklüğü ile ölüm hâlidir. Unutulması gereken şeyler de; bir kimseye yapılan iyilik ve kendine yapılan kötülüklerdir. HARCAMANA VE BORCUNA DİKKAT ET - Yavrucuğum! Sana iki şey tavsiye ederim. Bunlara dikkat edersen dâimâ hayır üzere bulunursun. Bunlar; geçineceğin para ve ödeyeceğin borcundur. - Ey oğlum! Hak teâlâya tâbi ol! Nasîhati önce kendine yap! Başkasına tavsiye edeceğin şeylerle önce kendin amel et! Sözünü, bilgine, hâline göre söyle! - Yavrucuğum! Sana dost olanları, sıkıntılı zamanlarda dene! Birisi Lokman Hakîm’e: - İnsanların sana gelip, sözünü dinlemelerine şaşıyorum, dedi. Lokman Hakîm, ona: - Ey kardeşim! Sana söyleyeceğime kulak verirsen, sen de böyle olursun, dedi ve şöyle ilâve etti: - Beni gördüğün duruma getiren şeyler; gözümü harâmdan korumam, dilimi tutmam, yemede ölçülü olmam, nâmusumu korumam, doğruyu söylemem, ahdime vefâ etmem, misâfirime ikrâmda bulunmam, komşumu korumam ve beni ilgilendirmeyen şeyleri terk etmemdir. Hazret-i Lokman Hakîm’e: - Terbiyeyi kimden öğrendin? dediler. O da: - Terbiyesizlerden. Onların beğenilmeyen her şeyinden sakınmak sûretiyle, buyurdu. - Hikmeti kimden öğrendin? dediler. - Basacakları yeri görür gibi bilmeden ayağını yere koymayan âmâlardan (körlerden) buyurdu. Resûl-i ekrem efendimiz, Hazret-i Lokman’dan haber vererek: - Lokman, oğluna; Allahü teâlâ kendisine emânet edilen şeyi korur. Ben de seni, malını, dînini ve amelinin sonunu, Allahü teâlâya emânet ediyorum dedi, buyurdu. Oğluna nasîhatinde buyurdu ki: - Ey oğlum! Yapılan iyi veya kötü iş, bir hardal tânesi kadar olsa da, bir kaya içinde yâhut göklerde veya yerin dibinde gizlense, Allahü teâlâ o işi huzûruna getirir ve onu senden suâl eder. Zîrâ Allahü teâlâ, gizli, âşikâr her şeyi bilir. Her şeyi yaratan, terbiye eden, her iyiliği yaptıran, gönderen hep Allahü teâlâdır. Kuvvet, kudret sâhibi yalnız O’dur. O hatırlatmazsa, kimse, iyilik ve kötülük yapmayı irâde, arzû edemez. Kulun irâdesinden sonra, O da istemedikçe, kuvvet ve fırsat vermedikçe, hiçbir kimse, hiçbir kimseye zerre kadar iyilik ve kötülük yapamaz. Kulun istediği her şey, O’nun irâde ve dilemesiyle meydana gelir. Yalnız O’nun dilediği olur. İNSANLARI HOR GÖRME! Hazret-i Lokman Hakîm, oğlunu şirkten sakındırıp, ona, Allahü teâlânın kudretinin sonsuz olduğunu bildirdikten sonra, namazı ve herkese karşı iyiliği, yani emr-i bil-ma’rûf ve nehy-i anil münkeri emretti. Bu husûs Kur’ân-ı kerîmde meâlen şöyle bildirilmektedir: “-Ey oğulcuğum! Namazını dosdoğru kıl! İyiliği emret! Kötülükten nehyet! Sana bu emir ve nehiy sebebiyle isâbet eden şeylere sabret! Çünkü bunlar, kat’î sûrette farz edilen işlerdendir.” (Lokman sûresi: 17) - Ey oğlum! Yeryüzünde kimseye karşı kibirlenerek yürüme! Allahü teâlânın verdiği nimetin, yalnız senin olduğunu zannederek insanları hor görme!
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 104123
    % 0.12
  • 3.4906
    % -0.5
  • 4.1771
    % -0.29
  • 4.7234
    % -0.71
  • 145.551
    % 0.08
 
 
 
 
 
KAPAT