BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Paylaşmayı seven adam Ali Şen...

Paylaşmayı seven adam Ali Şen...

Bir insan, boşu boşuna bu kadar sevilmez, sayılmaz, muhabbeti aranmaz... Kendini, halkın arasından soyutlamayan, inanılmaz servetini, hep başkaları ile paylaşan kişi, sevgiyi de saygıyı da, sonuna kadar hak eden birisidir...



Bir insan, boşu boşuna bu kadar sevilmez, sayılmaz, muhabbeti aranmaz... Kendini, halkın arasından soyutlamayan, inanılmaz servetini, hep başkaları ile paylaşan kişi, sevgiyi de saygıyı da, sonuna kadar hak eden birisidir... Hayatın her saniyesinin kıymetini bilen, en iyi şekilde değerlendiren Ali Şen, 69 yaşın verdiği bitkinlikle değil, inanılmaz fizik ve beyin gücü ile yaşlanmayı frenlemesini bilen ve günleri tükenmekten geriye çevirip, gençlik aşısı yaptırmışçasına yeniden yeşerten, herkesin mutlaka tanıması gereken kişidir... *** Prizren’de 1939 yılında dünyaya geldiğinde, kim derdi ki, bu delikanlı kendine, dalgalı okyanuslarda rota çizecek... O zamanların Yugoslavya’sında yaşamak, hiç de kolay değildi ki... Bir gün okulda ona “Anlat bakalım ordumuzu” diye soru sorulduğunda, Ali Şen, ilk isyan bayrağını korkusuzca açarak, geleceğin müthiş bir insanı olacağının çizgisini çiziyordu: “Bana ne sizin ordunuzdan... Bana Türk Ordusunu sorun, anlatayım...” Bu sözlerin ardından bir hafta içinde ülkeyi terk etmek zorunda kalıp, mal, mülk bırakılarak, ilk defa ayak bastığı İstanbul’a gelindiğinde, tesadüfen, yolu İnönü Stadı’nın önünden geçmişti... F.Bahçe’nin maçı vardı... O, dışarıdan sesleri duydu... Coşkuyu gözlerinde değil, yüreğinde hissetti... O an, maçını göremediği ama içinde ilk kıpırtıların olduğu F.Bahçe’ye başkan olacağını nasıl bilebilirdi ki... Geçen hafta, Bodrum’un nefis bir yazdan kalma uzantısında, aldığımız davete, seve seve koştuk... Maga isimli yatına adım attığımızda, vücudumuza sarılan kolların samimiyetini, içtenliğini, gözlerine vuran ışıltısını yaşadığımızda, sanki kendi evimizdeki kadar rahattık... Yavuz Donat, Eyüp Karadayı, Ali Sami Alkış, Şansal Büyüka, Necat Kabaklarlı ile birlikte, Bodrum’un koylarına yol aldığımızda, konu spordan başka bir şey değildi... Bazen bizi dinledi can kulağıyla... Ve karar veren bir hakim edasıyla, F.Bahçe’yi konuştu hep... *** Ya göreve talip olma konusu? “Ben hiçbir zaman kendi arzumla başkan olmadım... Tribünler hep beni çağırdı... Koşa koşa geldim...” Bu sözlerin altındaki manayı anlamamak için cahil olmak gerekir... Ama Ali Şen, Aziz Yıldırım ve yönetimine her türlü desteği vereceğini haykırıyor adeta: “Erken tedbirler alınmazsa, bu sene 5.’lik gözükür bize” F.Bahçe aşkının bu kadar bütünleştiği, onu, eşi ve çocukları kadar büyük sevgiyle seven, 69 yaşındaki delikanlı adam, sarının yanına lacivertten başka rengi koymayan, o renkleri vücudunun her zerresine adeta dövme yaptıran, G.Saraylıyı, Beşiktaşlıyı, Trabzonsporluyu ve Anadolu’nun her rengini, Türk futbolunun en olması gereken dostu gibi gören birisinin, Ali Şen’den başkası olamayacağı gerçeği, asla abartılı bir tanım değildir... Gerçekten büyük ve ihtiyaç duyulacak bir dosttur Ali Şen...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 105953
    % -0.01
  • 3.9081
    % -0.62
  • 4.6313
    % -0.11
  • 5.2014
    % -0.42
  • 162.39
    % -0.26
 
 
 
 
 
KAPAT