BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Borsadan elde edilen kazançların vergisi

Borsadan elde edilen kazançların vergisi

Enflasyonun düşürülmesi adına mevduat faizleri düşürülünce, bankaların off-shore hesaplarının sakıncaları ortaya çıkınca, dövizdeki kur artışları frenlenince, kamu kağıtlarının faizleri aşağılara çekilince, tek akılcı yatırım aracı olarak borsa kendini gösterdi.



Enflasyonun düşürülmesi adına mevduat faizleri düşürülünce, bankaların off-shore hesaplarının sakıncaları ortaya çıkınca, dövizdeki kur artışları frenlenince, kamu kağıtlarının faizleri aşağılara çekilince, tek akılcı yatırım aracı olarak borsa kendini gösterdi. Gerçekten, günümüzde en akılcı yatırım aracı, birikimleri borsada değerlendirmek. Göstergeler, borsanın, bir süre daha artış trendi izleyeceğini gösteriyor. Ancak bunun çok uzun süreler alacağını söylemek pek güç. Sürekli yükselen bir istatistiği, hiç kimse beklemesin. Belli ki, borsada oynamak da belli bir bilgi birikimini ve hatta tecrübeyi gerektiriyor. Bu nedenle, gerekli tecrübe ve bilgi birikimi olmayanlar için en akılcı yatırım aracı, yatırım fonlarıdır. Zira menkul kıymetler yatırım fonları, tasarrufçulardan katılma belgesi karşılığında topladıkları paralarla oluşturdukları portföylerini, belli bir kağıda yatırmak yerine, kendi uzmanları aracılığıyla belirledikleri çok çeşitli kağıtlara dağıtarak, kamu borçlanma senetleri ile özel sektör kağıtları arasında karma portföyler oluşturarak riski azaltmaktadır. Burada tasarrufçuya kalan sorun, doğru yatırım fonunu belirlemek. Bunun için de, gazetelerde yer alan fonların getiri oranlarını izlemek ve fonun bileşimi hakkında bilgi sahibi olmak. BORSADAN KAZANMAK GÜZEL Borsadan doğrudan veya yatırım fonları aracılığı ile kazanç elde etmek, mutlaka güzel bir şey. Ancak burada bir de madalyonun öteki yüzü var. Öteki yüz, vergi. Bizde bu yazımızda, borsadan sağlanan kazançların gelir vergisi karşısındaki konumunu irdelemeye çalışacağız. Borsadan elde edilebilecek kazançların ilki, hiss senedi alım satım kazancıdır. 1999 ila 2002 yılları arasnıda, kişilerin bireysel tasarruflarını değerlendirmek amacıyla aldıkları his sesenetlerini elden çıkarmak suretiyle sağlayacakları kazançları, -bir şartla- gelir vergisinin konusuna girmemektedir. Ancak burada söz konusu olan şart, hisse senedinin edinme tarihi ile elden çıkartma tarihi arasnıda üç aylık bir sürenin geçmiş olmasıdır. Eğer hisse senetlerinin alımı ile satımı arasındaki süre, üç aydan kısa ise, satış kazancı vergiye tabidir. Örneğin kişi bir miktar Arçelik, bir miktar Tofaş hissesi satın aldıysa, bu üç aylık sürenin, bu hisse senetleri için ayrı ayrı hesaplanması gerekir. Ancak kişi, farklı tarihlerde aynı şirketin hisse senetlerinden satın aldıysa, üç aylık sürenin nasıl hesaplanacağı sorun teşkil etmektedir. Örneğin kişi, 5 Ocak’ta beheri 5000 liradan 1000 adet Arçelik hissesi satın aldıysa, 20 Ocak’ta aynı hisse senedinden 6500 liradan 1000 adet daha aldıysa, 30 Ocakta aynı hisse senedinden 1000 adet daha beheri 7200 liradan satın aldıysa ve bu hisse senetlerinin 1800 adedini 18 Nisan’da sattıysa, burada sürenin hesabı zorlaşmaktadır. Zira satılanın hangi tarihte alınan kağıt olduğunu belirlemek zordur. Zira hisse senedi satım emirleri ve saklanması, hisse senetlerinin seri ve sıra numarasına göre yapılmamaktadır. Bu sorunun çözümü için muhtelif çözüm yöntemleri mevcuttur. Ancak uygulamada hangi yöntemin esas alınacağına ilişkin görüşünü Maliye Bakanlığı, henüz açıklamamıştır. Bu nedenle sorunun bu yönü, Maliye Bakanlığının tavrından dolayı belirsizdir. KÂR ZARAR OLABİLİR Kişilerin yıl boyunca yaptıkları ve üç aylık süre geçmemiş olması dolayısıyla vergiye tabi hisse senedi alım satımlarının hepsi, kâr ile sonuçlanmamış olabilir. Bunların bir kısmı, zararla da sonuçlanmış olabilir. Bu gibi hallerde, vergiye tabi kazanç, kârlı satışlardan sağlanan kârdan, diğer alım satımlar dolayısıyla oluşan zarar düşülerek belirlenecektir. Vergiye tabi kazanç saptanırken, satış bedelinden maliyet bedeli düşülerek hesaplama yapılacaktır. Maliyet bedeli olarak alım fiyatı, her ay için TEFE endeksi kadar arttırılacaktır. Örneğin Ahmet Bey, 10.000 liraya aldığı hisse senetlerini 2 ay sonra 14.000 liraya satmışsa, aylık TEFE endeksi de her iki ayda da % 2,5 ise, satış kazancını hesaplamak için alış fiyatını 2 x % 2.5 = % 5 arttırarak dikkate alacaktır. Bu durumda satış kazancı 14.000 - 10.000 şeklinde hesaplanmayıp, 14.000 - 10.500 olacaktır. Bu arada bir belirsiz sorun da, özellikle aracı kurumlardan kredili olarak alınan hisse senetlerinde, kredi faizlerinin hisse senedinin maliyet bedelinin hesabında nazara alınıp alınmayacağıdır. Maliye Bakanlığı, bu konuyu da belirsiz tutmakta devam etmektedir. Borsadan sağlanan kazançların başında gelen hisse senedi alım satım kazancı, yukarıdaki şekilde vergilendirilmekte. Hisse senetlerinin kâr paylarının vergilendirilmesi ile yatırım fonlarından sağlanan kazançların vergilendirilmesi ise haftaya. Bu konuda gelen soruları da toplu halde haftaya cevaplayacağız.
Kapat
KAPAT