BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Zararlı alışkanlıklar

Zararlı alışkanlıklar

İn­san­la­rı kö­tü ar­ka­daş­lar­la be­ra­ber kı­lan şey­ler, yal­nız­lık, ce­ha­let, kö­tü ör­nek­ler­dir. Ken­di­mi­zi ve bil­has­sa ço­cuk­la­rı­mı­zı bu “mik­rop”lar­dan ko­ru­ma­ya ça­lış­ma­lı­yız. Teh­li­ke çok bü­yük­tür...



Bü­tün in­san­lar sev­gi­ye, il­gi­ye ve şef­kâ­te muh­taç­tır. En faz­la muh­taç olan­lar ise be­bek­ler ve kü­çük ço­cuk­lar­dır. İn­san, do­ğu­mun­dan ölü­mü­ne ka­dar eği­ti­me muh­taç bir var­lık­tır. O na­sıl bir çev­re­de ye­ti­şir­se, ona gö­re bir eği­tim alır ve yön­len­di­ri­lir. Ai­le, okul, ar­ka­daş ve med­ya in­sa­nı özel­lik­le genç­le­ri yön­len­di­ren çev­re­ler­dir. İn­san­lar her za­man çev­re­sin­de iyi ör­nek­ler gör­me­ye, bun­la­ra teş­vik edil­me­ye, kö­tü ör­nek­ler­den ise uzak tu­tu­lup ko­run­ma­ya muh­taç­tır. Et­ra­fın­dan ne ka­dar gü­zel me­saj­lar alır­sa, ki­şi­li­ği o ka­dar müs­bet ola­rak ge­li­şir. So­kak ço­cuk­la­rı­nın ta­ma­mı­nın so­kak ço­cu­ğu ol­ma­sı­nın se­be­bi sev­gi­siz­lik ve il­gi­siz­lik­tir. Suç iş­le­yen ço­cuk­lar bun­dan mah­rum ol­duk­la­rı için suç iş­li­yor­lar. Kö­tü in­san­la­ra öze­ne­rek on­lar gi­bi ol­ma he­ve­si in­san­la­ra her kö­tü­lü­ğü çok ko­lay bir şe­kil­de yap­tı­rır. Kö­tü ar­ka­daş tu­za­ğı­na dü­şen za­rar­lı ve teh­li­ke­li şey­ler­le ta­nı­şır. On­la­rı gö­re gö­re gö­zün­de ba­sit­le­şir ve ra­hat­ça yap­ma­ya baş­lar. Çir­kef­le­re bu­la­şan ki­şi­nin on­dan kur­tul­ma­sı ar­tık çok zor­dur. Eli­ni ver­se, ko­lu­nu kur­ta­ra­maz. DÜN­YA­DA EN DE­ĞER­Lİ ŞEY İn­sa­nın di­ni, ar­ka­da­şı­nın di­ni gi­bi­dir. Çok meş­hur ata­sö­zü­dür: “Ar­ka­da­şı­nı ba­na söy­le sa­na kim ol­du­ğu­nu söy­le­ye­yim.” Bu ata­sö­zü biz­le­re ar­ka­da­şın öne­mi­ni ne gü­zel an­la­tı­yor. Dün­ya­nın en de­ğer­li şe­yi gü­zel ar­ka­daş­tır. En fe­lâ­ket olan şe­yi de kö­tü ar­ka­daş­tır. Kö­tü ar­ka­daş yı­lan­dan da­ha teh­li­ke­li­dir. Yı­lan so­kar­sa, in­sa­nı bir­kaç gün san­cı­lar için­de kıv­ran­dı­rır. Çok ze­hir­li ise öl­dü­rür. İki­si de dün­ya ha­ya­tı ile il­gi­li­dir. Biz za­ten öl­mek için dün­ya­ya gön­de­ril­mi­şiz. Kö­tü ar­ka­daş in­sa­nı hem dün­ya­da hem de ahi­ret­te bü­yük fe­lâ­ket­le­re, sı­kın­tı­la­ra ve acı çek­me­ye sevk eder. İn­san­la­rı kö­tü ar­ka­daş­lar­la be­ra­ber kı­lan şey­ler, yal­nız­lık, ce­ha­let, kö­tü ör­nek­ler­dir. Ken­di­mi­zi ve bil­has­sa ço­cuk­la­rı­mı­zı bu “mik­rop”lar­dan ko­ru­ma­ya ça­lış­ma­lı­yız. Teh­li­ke çok bü­yük­tür. Ar­ka­daş se­çer­ken dik­kat ede­ce­ği­miz şey­ler şun­lar­dır: 1- Akıl­lı ol­ma­lı­dır. Ap­tal dost sa­na iyi­lik ya­pa­ca­ğı yer­de kö­tü­lük ya­par. Ri­vâ­yet olu­nur ki, bir adam, bir ayıy­la ar­ka­daş olur, be­ra­ber ge­zer­ler. Adam ayı ka­dar güç­lü ol­ma­dı­ğı için yo­ru­lur. Bir su­yun ba­şı­na ge­lir­ler. Adam ayı­ya işa­ret­le bi­raz uyu­ma­sı ge­rek­ti­ği­ni an­la­tır. Ayı da ha­re­ket­le­riy­le an­la­dı­ğı­nı bel­li eder... Adam uza­nır ve uyur, ayı da ba­şın­da bek­ler. Bir si­nek ada­mın ka­fa­sı­na ko­nar, ayı, ar­ka­da­şı ra­hat uyu­sun di­ye si­ne­ği ko­var, si­nek uçar tek­rar es­ki ye­ri­ne dö­ner. Ayı­nın ka­fa­sı kı­zar, iyi­si mi ben bu si­ne­ği öl­dü­re­yim, bu ar­ka­da­şı­mı ra­hat uyut­ma­ya­cak di­ye­rek ko­ca bir taş alır, ar­ka­da­şı­nın ba­şın­da­ki si­ne­ğe fır­la­tır, si­ne­ği öl­dü­re­ce­ği­ne ar­ka­da­şı­nın bey­ni­ni par­ça­lar. Ap­tal dos­tun ya­pa­ca­ğı bu­dur. 2. Din­dar ol­ma­lı­dır. Dî­nî ve­ci­be­le­ri­ni ye­ri­ne ge­tir­me­yen, ha­ram­lar­dan sa­kın­ma­yan en bü­yük kö­tü­lü­ğü ken­di­ne ya­par. Ken­di­ne kö­tü­lük ya­pa­nın baş­ka­la­rı­na ne ya­ra­rı olur? 3. Gü­zel ah­lâk sa­hi­bi ol­ma­lı­dır. Gü­zel ah­lâk, kı­yâ­met gü­nü amel­le­rin tar­tıl­dı­ğı te­ra­zi­nin ha­yır ke­fe­sin­de en çok ağır­lı­ğı olan şey­dir. Gü­zel hu­ya sa­hip ola­bil­mek için, gü­zel huy­lu­lar­la be­ra­ber ol­ma­lı­dır. Hiç kim­se in­sa­na ar­ka­da­şı ka­dar te­sir ede­mez. Ne an­ne­si, ne ba­ba­sı, ne de ho­ca­sı. KEN­Dİ­Sİ­NE GÜ­VEN DU­YUL­MA­YAN­LAR! 4. Dün­ya­ya aşı­rı de­re­ce­de düş­kün ol­ma­ma­lı­dır. Böy­le in­san­lar men­fa­at­le­ri uğ­ru­na her an in­sa­nı sa­ta­bi­lir­ler. On­la­ra gü­ven ol­maz. Dün­ya­ya olan düş­kün­lük as­rı­mız­da had saf­ha­ya ulaş­mış­tır. İn­san­la­rın ar­tık ga­ye­si ha­li­ne gel­miş, onu el­de ede­bil­mek­ten baş­ka bir şey dü­şün­mez­ler. Ha­dis-i şe­rif­te bu­yu­ru­lu­yor ki: “Dün­ya sev­gi­si bü­tün kö­tü­lük­le­rin ba­şı­dır.” Ki­bir, ucub, ha­set hep bu sev­gi­nin mey­ve­si­dir. Da­ha­sı var; ya­lan, al­dat­ma, hak­sız mal el­de et­me, zu­lüm, in­san­la­rı ha­kir gör­me gi­bi çir­kin­lik­ler hep­si dün­ya sev­gi­sin­den mey­da­na ge­lir. Dün­ya sev­gi­si ile Al­lah sev­gi­si bir­bi­ri­nin zıd­dı­dır, ay­nı kalp­te bir­leş­mez­ler.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 104123
    % 0.12
  • 3.4906
    % -0.5
  • 4.1771
    % -0.29
  • 4.7234
    % -0.71
  • 145.551
    % 0.08
 
 
 
 
 
KAPAT