BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > TÜSİAD’da neler oluyor?

TÜSİAD’da neler oluyor?

1970’li yıllarda, ‘68 kuşağının, özellikle Amerika’yı, NATO’yu ve Finans-Kapital dedikleri “Özel Teşebbüsü” hedef alan ve terörü de içeren hareketleri sürerken, yeni kurulan TÜSİAD (Türkiye İş Adamları ve Sanayicileri Derneği) büyük bir cesaret göstererek, bu hareketlere, fikir bazında, karşı çıkıyordu.



1970’li yıllarda, ‘68 kuşağının, özellikle Amerika’yı, NATO’yu ve Finans-Kapital dedikleri “Özel Teşebbüsü” hedef alan ve terörü de içeren hareketleri sürerken, yeni kurulan TÜSİAD (Türkiye İş Adamları ve Sanayicileri Derneği) büyük bir cesaret göstererek, bu hareketlere, fikir bazında, karşı çıkıyordu. TÜSİAD, o zaman, Amerika’ya, Batı’ya ve işadamlarına, karşı olan, Ecevit’e de karşı idi ve hatta gazetelere verdiği büyük bir ilanla bir hükümetinin devrilmesine sebep olmuştu. TÜSİAD, ABD’nin Kıbrıs dolayısı ile koyduğu ambargoyu kaldırmak için büyük bir heyet halinde -o heyette ben de vardım- Amerika’ya gitmeden önce, CHP Genel Başkanı Ecevit bu heyet mensuplarını kabul etmek bile istememişti!.. KÖPRÜNÜN ALTINDAN GEÇEN SULAR... Ama anlaşılan, o zamandan beri köprünün altından çok sular geçmiş ve TÜSİAD, sorumluluk sahibi patronların ve büyük müteşebbislerin elinden, genç “liberal” (pejoratif anlamda) veya sola meyyal profesyonellerin ve esen modalara kapılabilecek orta ve küçük boy işadamlarının eline geçmiş. TÜSİAD’ın kuruluşundan beri, bu derneğe, sağlam bilgileri ve kıvrak zekası ile büyük emek vermiş olan dostum Güngör Uras, “TÜSİAD üyeliği yapısı değişince eski misyonundan farklı bir yola girdi. Büyük sanayi ve büyük teşebbüslerin özel ilgi alanından daha geniş bir ilgi alanına yöneldi... Politikayı sevdi.. İç politikanın sıcaklığı TÜSİAD’ı sardı!” diye yazıyor ve ekliyor: “TÜSİAD bu arada, özellikle uluslararası ilişkilerde bazı hayırlı işler de yaptı, TÜSİAD kamuoyunda popüler oldu ama kuruluş misyonunun dışına çıktı...” KAMUOYU OLUŞTURMAK! İş adamları, hele bireyler olarak, politika ile ve ülke sorunları ile uğraşamazlar ve fikirlerini söyleyemezler diye bir kural yok.. Ülke ve sorunları üzerinde kamuoyu oluşması için, TÜSİAD gibi baskı gruplarını da, Yargıtay Başkanı Sami Selçuk’un da, önerilerde bulunmaları, reform “paketleri” sunmaları normal, hatta gereklidir. KONSENSÜS RAPORU MU? Ne var ki TÜSİAD’ın şimdi yayınladığı “Türkiye’de Demokratik Standardların Yükseltilmesi, Tartışmalar ve Son Gelişmeler” başlıklı ve bu kadar somut ve radikal önerileri içeren “rapor”, acaba çeşitli düşüncelerdeki üyelerden oluşan ve acaba bütün üyelerin konsensüsü ile mi oluşmuştur? Uras yazısının sonunda haklı olarak: “TÜSİAD toplantıları artık işadamlarını evveliyatla ilgilendirmesi gereken konuların tartışılamayacağı ve sadece iç ve dış politika konularının konuşulacağı bir platform olarak mı değerlendirilmeli” diye soruyor. BÜLENT TANÖR... Nihayet bu raporu hazırlayan Profesör Bülent Tanör’ün kimliği ve kişiliği de en azından ve bence şaibelidir. Bildiğim kadar Tanör gerçek bir ‘68’li ve solcu olarak TÜSİAD’ın ve savunduğu ilkelerin karşısında idi bir zamanlar... Şimdi, acaba hangi taraf değişti? Hatırlardadır, Tanör, bir süre önce gene TÜSİAD için, ünlü Doğu Ergil raporundan da “ileri” bir Güneydoğu Raporu hazırlamış ve bu rapor TÜSİAD üyelerinin de çok tepkisini çekmiş ve sonra da rafa kaldırılmıştı. Raporun, özetine bakınca TÜSİAD’ın bir hayli değiştiği görülüyor. Raporun metni elime gelince bu konuyu tekrar ele alacağım. Ancak, mesela, Siyasi Partiler Kanununun, partiler için Atatürk ilkelerine bağlılığı şart koşan ve “Azınlıklar oluşmasını önlemek” için konulmuş 81. maddesinin ve Terörle Mücadele Kanununun 8. maddesinin iptali ve TCK’nın 312. maddesinin yeniden düzenlenmesi, asker-siyaset ilişkileri konusundaki, bazı önerilerin, en azından çok tartışmalı olacağını ve TÜSİAD’ı güç durumda bırakacağını belirtmek isterim. İşadamları evrensel bir kural olarak hassas konulardaki tartışmaların odağında olmak istemezler! TÜRK MİLLETİ YERİNE “ULUSUMUZ” Bu arada TÜSİAD’ın raporunun, Yargıtay Başkanı Sami Selçuk’un TBMM’ye gönderdiği ve Anayasanın değiştirilmesi hususundaki “Demokrasi Paketi” veya “çalışması” ile TÜSİAD raporu birçok noktalarda “örtüşüyor”... Sayın Selçuk’un paketinde çarpıcı ve manidar bir öneri var; “Anayasanın başlangıç bölümünde “Türk Milleti” yerine “ulusumuz” denmesi teklif ediliyor... Türkiye’de değerlerin ve temellerin sol tarafından aşındırılması, dildeki yeni kelimeler ve kavramların kafa kargaşası ile başlatılması. Bir süredir, alt yapısı “anayasal vatandaşlık” vb. kavramların ortaya atılması ile, “Türklük ve Türk milleti”, kavramları aşındırılmaya çalışılıyordu. Sami Selçuk paketi ile, bu konuda çok daha ileri bir adım atıyor. Yani böylelikle, Atatürk’ün “Ne Mutlu Türküm Diyene” anlayışına dayanan “Türk Milleti” kavramının yerini “çok ulusluluk” kavramı alacak. “Ulus” kelimesi son yıllarda “Millet” kelimesinin tam karşılığı olmaktan çoktandır çıkarıldı... GÜNÜN FİKİR KIRINTISI “Dil ve kavramlar, geleneksel değerler, milletlerin temel taşlarıdır... Bir devleti ve milleti yıkmanın en kolay yolu bunları değiştirmekten geçer...” ALPARSLAN TÜRKEŞ
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT