BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bekir Sıtkı Erdoğan’ın şiiri

Bekir Sıtkı Erdoğan’ın şiiri

Bekir Sıtkı Erdoğan seneler önce şiir defterlerimizin nadide köşelerine şiirlerini geçirdiğimiz bir sanatkâr..



Bekir Sıtkı Erdoğan seneler önce şiir defterlerimizin nadide köşelerine şiirlerini geçirdiğimiz bir sanatkâr.. Şiirlerine daha çok Türk Edebiyatı Dergisi’nde rastlıyorum. Bu defa bayram için ve bayram duygularıyla yazmış. “Bayram Gecesi” adını taşıyan bu şiiri çocuksu, saf bir dünyayı sergiliyor. Bekir Sıtkı Erdoğan bu şiirde bayram psikolojisini öylesine içten dile getiriyor ki onda kendimizi buluyoruz. Bu gece bayram gecesi; Her taraf mavi, pembe, mor Bu gece bayram gecesi; İçim içime sığmıyor... Görünüyor suyun dibi; Mahalle, komşular falan... Herşey bıraktığım gibi, Babamın öldüğü yalan! Ben babamı böyle bayram günlerinden birinde kaybetmiş ve o yüzden bayram yapamamıştım. Nisan başıydı ve mor sümbüller çağındaydık... Babam sümbülü severdi. O vefat ettiğinde odasında mor sümbüller vardı. Ben ne zaman bahar olsa, ne zaman bayram olsa ve ne zaman mor sümbül görsem babamı hatırlarım. Bu şiiri okuyunca da “Herşey bıraktığım gibi/Babamın öldüğü yalan” mısralarında kırık dökük oldum. Keşke o ölümler yalan olsaydı, olabilseydi... Dördüncü kapı bizim ev, Ben mangalın başındayım. İki gözüm alev alev. Bu gece on yaşındayım. Işıl ışıl avizeler Karpuz lâmbalar yakılmış Gözüme uyku mu girer; Uykum tavana çakılmış! Görüyorsunuz, çocukluğa dönmek o kadar zor değil, hatta bana göre her insanın içinde bir çocuk yaşar. İşte şair de on yaşındaki haline dönüvermiş; bayram arefesindeki heyecanını uykusuzluğunu anlatıyor.. Şu bir çırpıda çizilivermiş, güzelim evi gözünüzde canlandırabildiniz mi? Hani bir zamanların yan yana sıralı, bahçeli evlerinden biridir bu. Sarmaşıklarla, hanımelleriyle çevrili ve gölgeli. Bahçe kapısı mutlaka çıngıraklıdır. Geleni gideni haber verir. Bir de o güzelim avizeler, bahçeleri, balkonları süsleyen karpuz lâmbalar... Mevsim belki kıştan çıkış, bahar başı, mangallar henüz odalarda aranıyor. İşte böyle tahtaları sakız gibi ovulmuş, dolapları dantel örtülü, perdeleri delik işi güzelim bir ev... Herşeyi dizdim şöylece, Potinim, elbisem tamam Beni affedin bu gece Kirpiklerim, uyuyamam! İşte insanlar eskiden böyle mutlu olurlardı. Bir çift potin, bir bayram elbisesi... Geçmişten gelen bu yaşama sevinci, şu kasvetli günlerde bana ılık bir rüzgar getirdi. Ömrünüz uzun olsun değerli şair!
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT