BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ‘Bizi yok edemediler’

‘Bizi yok edemediler’

Başbakan, “Sayın Demirel’le birlikte, siyaset sahnesinden silinmemiz için her tedbir alındı. Yalnız siyasi anlamda değil, silahsal anlamda da her tedbir alındı, ama ben de, Demirel de halen siyasette olmaya devam ediyoruz” dedi.



Başbakan Bülent Ecevit, İmralı Adası’ndaki cezaevinin bir siyaset kürsüsü olmadığını belirterek, “Orayı Öcalan’ın siyaset kürsüsü olarak kullanmasına müsamaha ile bakmak mümkün değildir” dedi. Ecevit, terörizmi sona erdirmenin bedeli olarak bölücü akımı siyasallaştırma eğilimlerinin bulunduğunu kaydederek, “Asıl tehlikeli olan bu. Buna asla fırsat vermeyeceğiz” diye konuştu. Ecevit, “Siyaset sahnesinden silinmemiz için her tedbir alındı. Yalnız siyasal anlamda değil, silahsal anlamda da her tedbir alındı, ama ben de, Sayın Süleyman Demirel de halen siyasette olmaya devam ediyoruz. Bunda bir kastımız yok” dedi. Ecevit, terör örgütü elebaşının hakkındaki kararın infaz edilmesi durumunda, bazı kimselerin gözünde sahte kahraman gibi görünür duruma gelmesinin Türkiye’nin aleyhine olacağını belirterek, idam edilmediği sürece etkisinin giderek azalacağını, idamın gerçekleşmesi durumunda ise Öcalan’ı gereksiz yere mağdur duruma getireceği kaygısı duyduğunu söyledi. Ecevit, bir başka soru üzerine, Öcalan’ın İmralı Adası’ndan avukatları aracılığıyla yaptığı açıklamaların kendisini de rahatsız ettiğini belirterek, “İmralı’daki cezaevi bir siyaset kürsüsü değildir. Orayı Öcalan’ın bir siyaset kürsüsü gibi kullanmasına müsamaha ile bakmak mümkün değildir. İkide bir avukatları aracılığıyla, kendi ağzından mı çıkıyor onu da bilmiyoruz Türkiye’ye bazı siyasi mesajlar vermeye kalkışıyor. Bunu hoşgörüyle karşılayamayacağımızı belirtmek isterim” dedi. Ecevit, “Terör örgütünün son durumu nedir?” sorusuna verdiği cevapta, Kenya’da yakalanıp Türkiye’ye getirilmesinden sonra Öcalan’ın örgütteki etkisini büyük ölçüde ortadan kaldırdığını kaydederek, tutukluluk süresinde siyasal etkinliğini koruyabilmesinin mümkün olmadığını söyledi. PKK’nın içinde bazı tartışmaların ortaya çıktığını dile getiren Ecevit, şöyle konuştu: “Teröre son vermek isteyen gruplar olduğu gibi, siyasallaştırmaya ağırlık vermek isteyen çevreler olduğu gibi, terör eylemlerini devam ettirmek isteyenler de var. Bu arada çeşitli provokasyonlar olabilir. Herkesin dikkatli olması gerekiyor. Yeni eylemler olabilir. Bu eylemlere karşı tedbirler alınacaktır. Yeniden terörizmi tırmandırma eğilimleri olabilir. Bütün bunları her ihtimali dikkatle izlemek gerekiyor.” TERÖRÜN BİTMESİ GEREKİR Ecevit, 12 Ocak’taki liderler zirvesinde açıklanan metinde yer alan infaz sürecinin başlatılmasına ilişkin şartların neler olduğunun sorulması üzerine de şunları söyledi: “Her ihtimali göz önünde tutmamız gerekiyor. Her şeyden önce bölücü terörün kesin olarak sona ermesi gerekli. Bölücü terörde bir hayli gerileme oldu, ancak tamamen ortadan kalkmış değil. Silahlarını teslim etmiş değiller. Bölücü teröristlerin bir kısmı İran’da, bir kısmı Kuzey Irak’ın bazı yörelerinde ve bazı başka ülkelerde konuşlanmış durumdalar. Çıkardığımız Pişmanlık Yasası’na rağmen, bu yasadan faydalanmak isteyenlerin sayısı yüksek bir düzeye varmadı. Dolayısıyla terörün yeniden canlandırılması ihtimaline karşı dikkatli olmamız gerekiyor. Buna fırsat verici davranışlar karşısında da tedbir almamız gayet doğal. Bu arada, terörizmi sona erdirmenin bedeli olarak bölücü akımı siyasallaştırma eğilimleri var. Asıl tehlikeli olan bu. Buna asla fırsat vermeyeceğiz. Bu yönde gerek avukatları, gerekse Öcalan’ın ağzından bazı demeçler çıkıyor. Siyasallaştırmaya ağırlık veren, rejim konusunda Türkiye’ye akıl vermeye kalkışan nitelikte demeçler, açıklamalar yer alıyor. Bunları müsamaha ile karşılayamayız tabii. Açıklamada bunları kastettik. Somut olarak ne gibi olaylarla karşılaşabileceğimizi bilmediğimiz için ‘şu yapılırsa şu tepki gösterilir, şu yapılırsa bu önlem alınır veya bekleme süreci sona erdirilir’ gibi birşey söylemek mümkün değil. Tabii önemli olan iki unsur var. Birincisi bölücü terörün yeniden canlandırılmaması, ikincisi ise Öcalan hakkındaki infaz sürecinin ertelenmesinin bölücü akımı siyasallaştırma yolunda gayretlere yol açmasıdır. Bu iki unsur çok önemli, bunları kabul edemeyiz.” HÜKÜMETİN UYUMU Başbakan Ecevit, “Uzlaşma kültürünün altını çiziyorsunuz son zamanlarda. Hükümet ortakları olarak nasılsınız?” sorusunu şöyle cevapladı: “Çok iyiyiz. Gerçekten dünyayı da hayrete düşündüren bir uyum var hükümetin çalışmalarında. Ben hep uzlaşmayı demokrasinin zorunlu bir unsuru olarak gördüğümü belirtmişimdir. Uzlaşma konusunda gerek ANAP, gerekse MHP arasında çok olumlu adımlar atıldı. Bir kere kendi aramızda sürekli diyaloğu sürdürüyoruz. Birkaç günde bir genel başkanlar olarak biraraya gelip toplanıyoruz. Gündemimizde hangi konular varsa o konularla ilgili bakan arkadaşları ve bürokratları da davet ediyoruz. Saatler süren toplantılar yapıyoruz. Her konuda uzlaşıncaya kadar konuşuyoruz.” Ecevit, Türkiye’de siyasi iradenin yeteri kadar etkili olmadığı alanlarda ilerlemenin çok yavaş olduğunu ifade ederek, buna geçen günlerde cezaevlerinin güvenliği ve şartlarının iyileştirilmesi konusunda imzalanan protokolü örnek gösterdi. Ecevit, 1992 yılında çalışmalarına başlanan ve 8 yıldan beri devam eden protokolün, geçen gün 1.5 saat gibi kısa bir sürede tamamlanıp imzalandığını söyledi. Hükümetin uyumlu, sürekli diyalog içinde ve olaylara siyasi iradenin ağırlığını zamanında koyduğunu belirten Ecevit, “Bundan sonra da problemlerle karşılaşabiliriz. Ama ben uzlaşı kültürünün gereklerine uyduğumuz sürece onları da aşabileceğimizi umuyorum. Zaten halkta o güven uyandığı içindir ki, ekonomi programımıza da büyük bir destek geliyor. Ekonomik bakımdan çok ciddi meseleler getiren bir süreçten geçiyorduk. Fakat hükümete güven arttıkça vatandaşın da üretken yatırımlara ilgisi artıyor” diye konuştu. SİYASET SAHNESİ Ecevit, “Kendimizi bildik bileli Ecevit ve Demirel siyaset sahnesindeler şeklinde eleştiriler var. Bu tür eleştiriler sizi üzüyor mu?” sorusuna ise “Siyaset sahnesinden silinmemiz için her tedbir alındı. Yalnız siyasal anlamda değil, silahsal anlamda da her tedbir alındı, ama ben de, Demirel de halen siyasette olmaya devam ediyoruz. Bunda bir kastımız yok” cevabını verdi. Demokrasinin 1960’lı yıllardan beri birçok kere kesintiye uğradığını hatırlatan Ecevit, bu sebeple yeni ve deneyimli politikacıların yetişmesinin çok zorlaştığını kaydetti. Ecevit, “Ama şimdi demokrasinin kesintiye uğramayacağı bir döneme girmiş bulunuyoruz. Son yıllarda meseleleri konuşa konuşa çözebileceğimiz bir aşamaya geldik. Dolayısıyla siyasette sürekliliğin artık sağlandığına artık inanabiliriz. Onun için önümüzdeki yıllarda yeni siyasetçi ve yeni lider kadrolarının ortaya çıkmasının kolaylaşacağını umut ediyorum” diye konuştu.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT