BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hamili kart yakınımdır

Hamili kart yakınımdır

- Yap­ma yav­rum, de­di an­ne­an­ne, son­ra göz­yaş­la­rı­nı yer­sin. Genç ka­le­ci, uçak yol­cu­lu­ğu sı­ra­sın­da ken­di­si ile il­gi­le­nen es­mer hos­te­se sı­cak­lık duy­muş, ta­nış­mış, ko­nuş­muş, ran­de­vu ko­par­mış, bir kez bu­luş­muş, ikin­ci­si­ne git­me­den ön­ce an­ne­si­ne ve an­ne­an­ne­si­ne bu olay­dan bah­set­miş­ti. - İlk iz­le­ni­mim çok olum­lu... Bu iliş­ki iyi yer­le­re gi­de­cek gi­bi, de­miş­ti kah­val­tı­da...



- Yap­ma yav­rum, de­di an­ne­an­ne, son­ra göz­yaş­la­rı­nı yer­sin. Genç ka­le­ci, uçak yol­cu­lu­ğu sı­ra­sın­da ken­di­si ile il­gi­le­nen es­mer hos­te­se sı­cak­lık duy­muş, ta­nış­mış, ko­nuş­muş, ran­de­vu ko­par­mış, bir kez bu­luş­muş, ikin­ci­si­ne git­me­den ön­ce an­ne­si­ne ve an­ne­an­ne­si­ne bu olay­dan bah­set­miş­ti. - İlk iz­le­ni­mim çok olum­lu... Bu iliş­ki iyi yer­le­re gi­de­cek gi­bi, de­miş­ti kah­val­tı­da... An­ne­an­ne, yet­miş al­tı yıl­lık tec­rü­be tor­ba­sı­nın içi­ne, yol yol ka­lın da­mar­lı eli­ni dal­dı­ra­rak iş­te bu cüm­le­yi çı­kar­mış­tı: - Yap­ma yav­rum, son­ra göz­yaş­la­rı­nı yer­sin. *** Ka­le­ci, ne­zih bir de­niz ke­na­rı res­to­ra­nın­da bu­luş­tu­ğu hos­tes­le ke­yif­li bir soh­bet­tey­di. O fut­bol maç­la­rın­da­ki eğ­len­ce­li, çar­pı­cı, hü­zün­lü, il­ginç ha­tı­ra­la­rı­nı an­la­tır­ken, hos­tes ulus­la­ra­ra­sı uçuş­lar­da­ki ma­ce­ra­la­rın­dan, iz­le­nim­le­rin­den, gör­dü­ğü yer­ler­den bah­se­di­yor­du. Her iki­si de çe­şit­li ba­ha­ne­ler­le bir­bi­ri­ne do­ku­nu­yor, ko­nuş­tuk­ça da­ha da sa­mi­mi olu­yor, bir­bir­le­ri­nin özel­lik­le­ri­ni, ho­bi­le­ri­ni, za­af­la­rı­nı, se­vinç ve üzün­tü­le­ri­ni keş­fe­di­yor­lar­dı. Ye­me­ğin so­nun­da ve ko­nuş­ma­nın bir ye­rin­de hos­tes de­di ki: - Sa­kın hem­cins­le­ri­ni sa­vun­ma ba­na Er­sin, uça­ğın bir ucun­dan öbür ucu­na ge­çer­ken ce­ke­ti­min ce­bi kart­vi­zit do­lu­yor! -Yap­ma ya­hu, cid­di mi­sin? De­li­kan­lı su­rat mı as­sın, öf­ke mi duy­sun, es­pri mi yap­sın kes­ti­re­me­di. Da­ha ikin­ci bu­luş­ma­da kıs­kanç bir adam ol­du­ğu iz­le­ni­mi­ni ver­mek is­te­mi­yor­du. Ama ke­mik­li za­yıf yü­zü ge­ril­miş, ma­sa­nın üs­tün­de­ki­le­ri de­vi­re­cek ka­dar öf­ke­len­miş­ti. Fark­lı ko­nuş­tu: - Am­ma eğ­len­ce­li­dir. Bir da­ha­ki se­fe­rin­de top­la ge­tir de ba­ka­lım. *** O haf­ta so­nu de­li­kan­lı do­ğu­ya, hos­tes ba­tı­ya uç­muş­tu. Tek­rar İs­tan­bul’da bu­lu­şa­bil­me­le­ri için al­tı gün geç­ti. *** Ka­le­ci, yi­ne ay­nı res­to­ran­da, par­mak­la­rı­nı çı­tır­da­ta­rak, du­dak­la­rı­nı ke­mi­re­rek hos­te­sin gel­me­si­ni bek­li­yor­du. “Ev­len­sek, aca­ba ile­ri­de bu tür şey­ler, uçak yol­cu­la­rı, yurt dı­şı se­ya­hat­le­ri prob­lem olur mu?” di­ye dü­şü­nü­yor­du. Gö­zü, açık du­ran ge­niş ka­pı­day­dı. Bi­raz son­ra gü­zel hos­tes gö­rün­dü, ka­pı­da ken­di­si­ni kar­şı­la­yan gar­so­na -muh­te­me­len- ka­le­ci­nin ne­re­de otur­du­ğu­nu so­ru­yor­du. Ka­le­ci ye­rin­den kalk­tı, “sev­gi­li­si” uzun bo­yu­nu ko­lay gör­sün di­ye... Hos­tes, “hah” di­ye işa­ret par­ma­ğı ile gar­so­na gi­de­ce­ği ye­ri gör­dü­ğü­nü be­lir­ten bir ha­re­ket ya­pıp, ka­le­ci­nin ma­sa­sı­na yö­nel­di. Gar­son hız­la­na­rak önü­ne geç­ti, on­dan ön­ce ma­sa­ya ge­lip hos­te­sin otu­ra­ca­ğı san­dal­ye­yi çek­ti. Gü­zel kız otu­rur otur­maz, ka­le­ci son­ra­dan piş­man ola­ca­ğı cüm­le­yi söy­le­di: - Hoş gel­din... Kart­la­rı ge­tir­din mi? Hos­tes kaş­la­rı­nı çat­tı: - Kart mı? Ne kar­tı? Ka­le­ci, gar­so­na ba­ka­rak uzak­laş­ma­sı­nı bek­le­di. Gar­son özel bir so­ru ol­du­ğu­nu an­la­dı, ama ne­den ora­da bu­lun­du­ğu­nu da: - Si­pa­riş­le­ri ala­bi­lir mi­yim, di­ye­rek an­lat­tı. Genç fut­bol­cu: - Son­ra... de­yin­ce gar­son say­gı ile ge­ri çe­kil­di, ma­sa­la­rın ara­sın­da kay­bol­du. Hos­tes yi­ne an­la­ma­mış bir su­rat­la ka­le­ci­ye dön­dü. - Ha­ni uçak­ta şu ce­bi­ne ko­nan kart­la­rı kas­tet­miş­tim ca­nım. Hos­tes, bu ka­dar ba­sit bir so­ru­yu ne­den an­la­ma­dı­ğın­dan mah­cup ol­muş bir şe­kil­de: - Ha­a, on­lar! Di­ye­rek, ayak­ka­bı­la­rı ile ay­nı ren­gi ta­şı­yan çan­ta­sı­nı kur­ca­la­ma­ya baş­la­dı. Ge­tir­dim, de­di. Ve, po­ker oyu­nun­da kar­şı ta­raf ka­zan­mış da ken­di elin­de­ki kâ­ğıt­la­rın an­la­mı kal­ma­mış gi­bi, beş al­tı ta­ne kart­vi­zi­ti ka­le­ci­nin önü­ne doğ­ru ser­piş­tir­di. Genç ka­le­ci al­dı­ğı ilk kart­vi­zit­te, “T..... K....../M...... Tu­rizm” ya­zı­sı­nı gö­rün­ce, di­ğer kart­la­ra bak­ma­dı bi­le; his­se­di­lir şe­kil­de be­yaz­laş­mış bir su­rat­la, yı­kıl­mış şe­kil­de san­dal­ye­sin­de ge­ri­ye yas­lan­dı. Kart­vi­zit ba­ba­sı­na ait­ti.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 106825
    % -0.03
  • 3.5168
    % -0.27
  • 4.1281
    % 0.04
  • 4.5311
    % -0.04
  • 145.254
    % 0.12
 
 
 
 
 
KAPAT