BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sevenler ayrılır mı?

Sevenler ayrılır mı?

"-Demek öyle ha! Demek kendi başına adam seviyorsun ha?!. Öfkeyle kızının saçlarından tutup çekerken, bir de suratına öyle bir şamar attı ki, beş parmağının beşi de iz yaptı kızının yüzünde. -Bir daha ağzından böyle söz duymayacağım tamam mı? Hızla silkeledi gençz kızı..."



Hayır anne!.. İsteseniz de istemeseniz de ben Ayhan’ı seviyorum. -Ne? Bir daha söyle bakayım?!. -Ben Ayhan’ı seviyorum işte. Şok olmuştu Asuman’ın annesi. Hiç ummadığı bir anda, hiç beklemediği bir söz. Bunu kendi öz kızı hem de yüzüne karşı söylüyordu. Dondu kaldı bir an. Ne cevap vereceğini şaşırdı. Birşeyler söylemeliydi ama ne? -Utanmaza bak sen!.. Demek bu hale geldiniz ha?!. Biz sizin yaşınızdayken, annemizin yanında erkek ismini ağzımıza almaya utanırdık. Şimdi kalkmış sevmekten söz ediyor. Tu senin yüzüne e mi!.. Bir daha duyayım ağzından, o terbiyesiz ağzını caart diye yırtarım!.. Annesi suratına tükürse de umurunda değildi artık Asuman’ın. Kendi de şaşırmıştı ama söyleyivermişti içine dert olan sözü. Evet o, teyzesinin oğlu Ayhan’ı seviyordu. Zorla değildi ya, ikisi anlaşmışlardı. Ne Ayhan başka bir kızla evlenecek, ne de Asuman, Ayhan’dan başkasına evet diyecekti... * * * Bu, iki gencin hayaliydi sadece. Ama ailelerin bundan haberi yoktu. İşte ilk Asuman’ın annesi haberdar olmuş, akşama zor sabretmişti. Kocası eve geldiğinde ilk bu olayı anlattı. Adam, şaka yapıyor sandı önce. Ama eşi gerçeği söylüyordu. İyi de nasıl olurdu? Daha geçen hafta kızlarına gelen dünürlere, olumlu cevap vermemişler miydi? “-Hayır hayır!” dedi, baba. “Bu yaşımda yalancı çıkamam. Ayhan da kimmiş? Daha dünkü sümüklü kalkmış da kız mı sevmeye başlamış?” Ardından var gücüyle haykırdı: -Kız Asumaan!.. Asuman’ın ödü kopayazdı. Yüreciği bir kuş gibi titredi göğüs kafesinde: -Efendim baba. -Çabuk buraya gel bakayım!.. Kapılar açıldı, kapandı. Asuman iki eli birbirine kavuşmuş, yanakları kıpkırmızı olduğu halde karşısındaydı babasının. Göğsü inip inip kalkıyordu. Sanki kalbi yerinden fırlayacaktı: -Geldim baba? -Kız, annenden dinlediklerim doğru mu? Başını eğdi Asuman. Cevap veremezdi. Susmayı yeğledi. Sükut, kabul etmek anlamına geldiğine göre anlamıştı babası. Öfkesinden hiçbir şey kaybetmemiş olarak üzerine yürüdü Asuman’ın: -Demek öyle ha! Demek kendi başına adam seviyorsun ha?!. Öfkeyle kızının saçlarından tutup çekerken, bir de suratına öyle bir şamar attı ki, beş parmağının beşi de iz yaptı kızının yüzünde. Genç kız, babasının elinde kuş gibi çırpınıyor ama bir yere gidemiyordu. Kulaklarını sağır edercesine haykırdı baba: -Bir daha ağzından böyle söz duymayacağım tamam mı? -Ta-mam ba-ba... -O teyzenin çocuğu denen sümüklüyle görürsem bacaklarını kırarım tamam mı!? -Ta-mam... Hızla silkeledi genç kızı... Babasının elinden kurtulan Asuman, tir tir titrerken gözlerinden süzülen iri taneleri silmeye bile korkuyordu. -Haydi şimdi yıkıl karşımdan. * * * Babasından alacağını almıştı Asuman. Az ötede yüreği yağ bağlamışçasına kendine bakan annesinin yanından gölge gibi savuştu. Odasına kapandığında, ağlayamıyordu bile. Ne denli bir zorlukla karşı karşıya olduğunu anlamıştı. Babası hayatta olduğu sürece Ayhan’la evlenemeyecek oluşunu da. Bu acıyla yüreği köz gibi yanmaya başlamıştı. Öyle ki, yüzündeki şamarın acısını bile duymuyordu. İyi de, bu durumu Ayhan’a nasıl anlatacaktı? Mutlaka bir yolunu bulmalı ve anlatmalıydı. Belki Ayhan buna bir çare bulabilirdi. Fırsat kolladı genç kız. Bir yolunu bulup buluşmayı da başardı. Sevdiğine iki gözü iki çeşme başından geçenleri anlattığında, Ayhan şok olmuştu. Asuman ise soruyordu: -Ne yapacağız Ayhan? Beni o adama verecekler, ne yapacağız? Devamı yarın
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT