BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Taşlar

Taşlar

Zamanı doğru - verimli kullanmak konusunda düzenlenmiş olan kurslardan biriydi. Zaman kullanma uzmanı olan öğretmen, çoğunluğu hızlı düşünmeyi ve hızlı uygulamayı gerektiren mesleklerde çalışan öğrencilerine; “Hadi, küçük bir sınav yapalım.” Dedi ve masanın üzerine kocaman bir kavanoz koydu.



Zamanı doğru - verimli kullanmak konusunda düzenlenmiş olan kurslardan biriydi. Zaman kullanma uzmanı olan öğretmen, çoğunluğu hızlı düşünmeyi ve hızlı uygulamayı gerektiren mesleklerde çalışan öğrencilerine; “Hadi, küçük bir sınav yapalım.” Dedi ve masanın üzerine kocaman bir kavanoz koydu. Sonra bir torbadan çıkardığı irice kaya parçalarını dikkatle üst üste koyarak kavanozun içine yerleştirdi. Kavanozda bir parça kaya bile koyacak yer kalmayınca sordu: “Kavanoz doldu mu?” Sınıftaki herkes, bir ağızdan cevap verdi: “Evet, doldu hocam...” § “Demek doldu ha!..” Dedi hoca ve hemen eğilip aldığı ufak bir kovanın içindeki küçük çakıl taşlarını kavanozun tepesine döktü. Kavanozu sallayınca da bu çakıl taşları iri kayaların sağına soluna yerleşti. Yeniden sordu öğrencilerine: “Kavanoz doldu mu?..” İşin sanıldığı kadar da basit olmadığını farkeden öğrenciler, daha dikkatli davranarak; “Pek de doldu sayılmaz” dediler. “Aferin!..” Dedi zaman kullanma uzmanı. Bu defa da masanın altından bir kova dolusu kum çıkarttı ve kaya parçalarıyla küçük çakıl taşlarının arasındaki boşluklar tamamen doluncaya kadar döktü. Sonra sordu yeniden: “Kavanoz doldu mu?..” “Dolmadı, diye bağırdı öğrenciler. Hayır dolmadı...” Hoca yine kocaman bir; “Aferin!..” çekerek, ortaya çıkardığı bir sürahi suyu kavanozun içine dökmeye başladı. Ama bu defa başka bir soru sordu: “Bu gördüklerinizden nasıl bir ders çıkardınız?..” “Ders çok açık ve netti, dedi atılgan öğrencilerden biri. Merak etmeyin, hepimiz anladık... Ve şu dersi çıkarttık ki; günlük iş proğramımız ne kadar dolu olursa olsun, yeni işler için zaman bulabiliriz...” § Hepsinin hayret dolu bakışları arasında; “Hayııır” dedi öğretmen... “Çıkartılması gereken asıl ders şuydu: Eğer büyük taş parçalarını kavanoza önceden yerleştirmezseniz, sonradan asla koyamazsınız!..” § Arkasından da, tabii ki herkesin kendi kendine sorması gereken soruyu sordu: “Hayatınızdaki büyük taş parçaları hangileri? Onları ilk iş olarak kavanoza koyuyor musunuz? Yoksa kavanozunuz çakıl taşları, kum ve sularla dolduktan sonra kayalarınız dışarda mı kalıyor?..” § Hikayenin güzelliğini gördünüz mü? Arkadaşımız Bilal Akçay anlatmıştı ve sizlerin de okumasını istedim. Şiirin şiir olduğu zamandan: Çoban çeşmesi Faruk Nafiz Çamlıbel Derinden derine ırmaklar ağlar, Uzaktan uzağa çoban çeşmesi. Ey suyun sesinden anlayan bağlar, Ne söyler şu dağa çoban çeşmesi? “Gönlünü Şîrîn’in aşkı sarınca “Yol almış hayâtın ufuklarınca, “O hızla dağları Ferhat yarınca “Başlamış akmağa çoban çeşmesi...” O zaman başından aşkındı derdi, Mermeri oyardı, taşı delerdi. Kaç yanık yolcuya soğuk su verdi, Değdi kaç dudağa çoban çeşmesi! Vefâsız Aslı’ya yol gösteren bu, Kerem’in sazına cevap veren bu, Kuruyan gözlere yaş gönderen bu... Sızmadı toprağa çoban çeşmesi. Leylâ gelin oldu, Mecnun mezarda, Bir susuz yolcu yok şimdi dağlarda. Ateşten kızaran bir gül arar da Gezer bağdan bağa çoban çeşmesi. Ne şâir yaş döker, ne âşık ağlar, Târîhe karıştı eski sevdâlar: Beyhûde seslenir, beyhûde çağlar Bir sola, bir sağa çoban çeşmesi!.. Yüreğin Seni ilk tanıdığımda, Kaleminden korkmuştum... Sertti, öfkeliydi. İnatçıydı sanki. Oysa yumuşacıktı yüreğin, Dosttu, insandı. Vermeye hazırdı sevgiyi. Şimdi sen... Kalemin ve yüreğinle, Dostumsun benim. Ve hiç korkutmuyor artık O öfkeli kalemin... Nasıl olsa, Kaleminin ucunda Bir el var; Dostluğa uzanan. Ve o eli yöneten, Güzel yüreğin... Jale Sözün özü Eğitim anne dizinde başlar; her söylenen sözcük, çocuğun kişiliğine konan bir tuğladır. Hosoa Ballow Eğer çocuklara konuşmayı biz öğretmeye kalksaydık, asla öğrenemezlerdi. William Hunt Çocuğunuz korktuğu için endişe duymanız yersizdir. Korkular yalnızca onun zihinsel ve duygusal tepkilerinin geliştiğini gösterir. Gisela Preuschoff Çoğu aileler iletişim kuramazlar, onlar sadece konuşarak vakit geçirirler. Zig Ziglar Önce kendinize yardım etmeden, içtenlikle başkalarına yardım edemezsiniz. Emerson Beyninizi tam olarak kullanmak istiyorsanız yalnızca aklınızı değil, sezgilerinizi, yani altıncı duyunuzu da harekete geçirin. Belleruth Naparstek Güçlü aile fertleriyle güçsüzler arasındaki çatışmanın galibi yoktur. Tim Kimmel Stoplayanlar: Selim Çelebi, Fehim Hayrullah Özsoy, Süleyman Gürün, Hatice, Hakan Kurt, Berdan Senlik, Hasan Dinç, Mustafa Esen, Yüce Karacağil, Aslıhan Güngör, Osman Özdemir
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 104322
    % -0.51
  • 5.4689
    % -0.19
  • 6.2114
    % -0.1
  • 7.2404
    % -0.35
  • 229.55
    % -0.22
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT