BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > NASIL BİR BELEDİYE - 2 -

NASIL BİR BELEDİYE - 2 -

Dünyanın hiçbir yerinde belediyelerin bu kadar az parayla yönetilmediğini kaydeden Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak, “Devlet ya para versin, ya da yetki” diyor.



“Yeni Adana” sözü her geçtiğinde heyecanlanan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak, çocuklar gibi coşup anlatmaya başlıyor. Yeni Adana onun çocuğu gibi... Hatta o heyecanı gördükten sonra çocuğundan daha çok önem verdiğini anlıyorum. Durak, Yeni Adana’yı şöyle anlatıyor: - Sayın Durak, yeni bir şehir kurdunuz. Bu “Yeni Adana” fikri nasıl doğdu? - 1984’de Adana’ya geldiğimde o zaman nüfus 700 bin civarındaydı. İlave nüfusun nerede yaşayacağını belirledik. Birincisi belediyeyi küçülttük, ikincisi yeni bir şehir kurma gereğini duyduk. Bir milyon nüfusu barındıracak ‘Yeni Adana’, Çukurova’da tarım topraklarını yok etme yönünde değil, tam tersine kıraç ve sulanamayan yüksek yerlerde kuruldu. Bu yeni şehir alanını başlatan, bugüne getiren hedeflerde biz hiçbir taviz vermedik. Günümüzün ‘Yeni Adana’sı, bugünkü büyüklüğüyle Ataköy’ün 5 katı, bittiğinde 10 katı büyüklüğünde olacak; imarlı, düzenli, altyapılı, modern bir şehirdir. Yeni Adana, Türkiye’de şimdiye kadar yapılmış ve yapılacak olan en büyük şehircilik hadisesidir. GELİRLERİMİZ KOMİK Siz başardınız. Diğer büyük şehirlerimizde de yeni toplu konut alanları yapılıyor, ancak yetmiyor. Konut üretiminin daha da artırılması gerekmez mi? - Yeni taslak kanunlaşırsa büyükşehirler konut üretiminde etkili şekilde görev alacaklar. İl ve ilçelerde belediyeler hazine arazilerini devralarak imar planlarını hazırlayacak. Böylece Hazine de maddi açıdan belli bir nisbette desteklenecek. Bu yeni alanlarda daha düzenli kentleşme sağlanabilecek. - Gelirleriniz ne durumda? Devlet belediyelere hangi kaynakları aktarmalı? - Bugünkü belediye bütçeleriyle başarılı olunamayacağının bilinmesi lazım. Devlet ya para versin, ya da yetki versin diyoruz. Bugün ana caddede bir metrekare bez afişin bir haftalık vergisi 25 bin liradır. Bu paralarla belediyelerin ayakta durmaları mümkün değil. Belediyeler dış kaynaklardan yararlanmalıdır. Bu kaynaklar iç veya dış borçlanma olabilir. Özelleştirme dışında, ‘yap-işlet’ formülüyle de birtakım hizmetler halka ulaştırılabilir. Bunu biz 15 yıldır yapıyoruz. KAYNAK SIKINTISI Belediyelerin kaynak sıkıntısını aşması için çözüm öneriniz nedir? - Dünyanın hiçbir yerinde belediyeler, beldeler bu kadar az parayla yönetilmiyor. Hem bu kadar hızlı nüfus artışı, hem altyapısız kentler parasız nasıl yönetilecek? Paraya ihtiyaç var. Para veremiyorsa, yetki versin. O zaman siz vatandaştan daha sağlıklı, düzenli bir hayata kavuşmaları için birtakım fedakarlıklar bekleyebilirsiniz. Toplayacağınız vergileri hizmete dönüştürebilirsiniz. Böylece belediyeler devlete de yük olmaz. Ben böyle bir uygulamanın devletin üniter yapısına gölge düşüreceğine de inanmıyorum. Türkiye’de bölücülük de olmaz, irtica da olmaz! Biz 50 yıldır olayları yaşıyoruz. Canlı tarih gibiyiz. Ben 1950’den önceki yıllarda Adana’da köyden gelen insanların şalvarlarının kesildiğini hatırlıyorum. Hatta kadınların şalvarları kesilirdi. Tam bir totaliter düzen uygulanıyordu. Neymiş, şalvar kıyafet kanununa aykarıymış. Çok partili sisteme geçildi, Demokrat Parti dönemi geldi, kimse şalvarla uğraşmadı, şalvar da kaybolup gitti. Hatta zaman geldi, Paris’te şalvar modası çıktı. Unutulmasın ki Türk halkı kendisini yöneten devletine her zaman sahip çıkar. ŞEHİRLER İLERİYE GİTMİYOR Devlet şu andaki gibi hem para, hem yetki vermiyorsa ne olacak? - Devlet para da, yetki de vermezse şehirler içinden çıkılmaz duruma gelir. Türkiye’de hiçbir şehir ileri gitmiyor. İstanbul’da bazı şeyler yapılmıyor mu, yapılıyor. Ama 10 milyonluk İstanbul yarın 15 milyon olursa, ilave 5 milyonun nereye yeleşeceğinin planlaması yapılamadı. İstanbul, ahtapot gibi gelişigüzel büyüyerek yaşanmaz bir şehir haline geliyor. Sadece İstanbul değil, bütün şehirlerimiz böyle. Adana’da çok çok iyi şeyler yapıldı. Yeni bir şehir kuruldu, ama Adana’nın yine de kenar mahallelerinde çirkin yapılaşma oldukça fazla. Bunları bütün olarak ele aldığımızda, hiçbir şehrimiz, bu para ve bu imkanlarla aşırı nüfus artışına göğüs geremedi. Devlet bununla ilgilenmeli; ilgilenmezse şehirler geri kalıyor. Geri kalınca da nüfusun yarıdan çoğunun yaşadığı şehirlerimizdeki insanlar huzursuz ve mutsuz olacaklar, isyankar olacaklar. Gelişigüzel yerleşim devam ederse, belediye hizmetleri de rasyonel olarak, ekonomik olarak halka ulaşamaz. Belediyelerin yaptıkları da boşa çıkar. PERSONELE STANDART Belediyelerin personel yönetiminde nasıl bir yöntem izlenmeli? - Yeni taslakta sözleşmeli personel yetkisi var. Ancak ben belediyelerin personel sayısının dondurulmasından, standart getirilmesinden yanayım. Mesela 10 binden küçük belediyelerin personel sayısı nüfus sayısına göre 200 kişide bir olmalı. 10 bin ile 50 bin nüfuslu yerlerde 300 kişiye bir personel, 50 binden yukarısı böyle, bir milyondan fazlası şöyle diye bir tahdit konmasından yanayım. Kimse belediyelerde işçi politikası yapmamalı. Belediyeler küçülürse büyür. Unutulmasın ki, seçİm hesabı yapanlar seçilemezler. Seçimi düşünmeden çalışanların seçilme şansı her zaman çok daha yüksektir. - Büyükşehirle ilçe belediyelerinin ilişkilerini nasıl görüyorsunuz? İyileştirilebilir mi? - Kuvvetler ayrılığı koordinasyonsuzluğa, hizmetlerin aksamasına sebep oluyor. Büyükşehir yapısında büyük şehrin büyüklüğü belli olmalı. Bir yerde bir otorite, bir baba olur. Örnek verirsek, vali bir semte sağlık ocağı yapacaksa, Bayındırlık Müdürü gidip de ilçe kaymakamından müsaade almamalı, re’sen yapabilmeli. - Belediyelerin mücavir alanlarını belirlemede nasıl bir yöntem izlenmeli? - İstanbul için büyükşehir mücavir alanının bir bütünlüğü olmalı. Diğer illerde il belediye başkanlarının, o ildeki ilçe ve belde belediye başkanları üzerinde, en azından hedef plan yapımında ve makro hedeflerde, yönlendirici, denetleyici olabilmeli. HALKIN TERCİHİ ÖNEMLİ Şu durumda halk ne yapmalı? Neye dikkat etmeli? - Bizim inandığımız, gördüğümüz kadarıyla belediye başkanlarının kişiliğine halkımız çok dikkat etmeli. Son seçimlerde bu önemli ölçüde yaşandı. Birçok şehirde belediye başkanı seçilen arkadaşlarımız kendi partilerinden daha çok oy aldılar. Bu gösteriyor ki, vatandaş siyasi parti düşüncesiyle kendisine hizmet edenleri ayırıyor. Bu iyi bir gelişme. Beni başarılı sayarsanız, birinci sebebi belediyeyi 15 yıl içinde küçültmem oldu. Personeli azalttım. Şimdi daha az personelle daha çok hizmet veriliyor. İnanıyorum ki, işçi almakla, personeli artırmakla, halkın yani belediyenin parasını personele dağıtmakla kendi kendinizi yok edersiniz. Tam tersine personeli azaltarak o parayla daha çok hizmet vereceksiniz. Bu birinci hedef. İkincisi, nüfusu her 10-15 yılda katlanarak büyüyen bu şehirlerde yeni şehir alanları bulacak, yeni mekanlar oluşturacaksınız. DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT