BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Vergiler milleti canından bezdirdi

Vergiler milleti canından bezdirdi

Türk Maliyesi’ne bir Zekeriya Temizel geldi; adeta servet düşmanlığı mantığıyla almış olduğu kararlar sonucu, 100 milyar dolar yurt dışına kaçtı.



Türk Maliyesi’ne bir Zekeriya Temizel geldi; adeta servet düşmanlığı mantığıyla almış olduğu kararlar sonucu, 100 milyar dolar yurt dışına kaçtı. Ondan sonra gelen Maliyeciler, yapılan yanlışlığı anlamış ve bunun giderilmesi için alınan o anlamsız kararlardan kısmen vazgeçti ama; ürkütülen ve kaçırılan sermaye ile Türk ekonomisi çoktan bilya dağıtmıştı. Alınan onca tedbire rağmen dikiş tutmadığını hep beraber görüyoruz. Ekonomik hayatın içinden bir türlü çekilemeyen devlet, bir ahtapot gibi milletin kanını emmeğe devam ediyor! Türkiye’de, herşeyden önce bir zihniyet inkılabına ihtiyaç vardır. Bu kafa, ekonomiyi kanunla yönetirim mantığı değişmediği müddetçe, bu kısır döngünün içinde daha uzun yıllar debelenir dururuz. Bu kafa değil miydi Türk parasını kanunla korumaya çalıştığını iddia eden? O kanun; yani Türk Parasını Koruma Kanunu vardı da; Türk parasını koruyabildi mi? Seneler senesi kendimizi kandırdığımızı ilk farkeden rahmetli Özal oldu. Serbest Piyasa Ekonomisi’nin önündeki tabuları bir bir yıktı. Daha yıkılması gereken onlarca tabu varken, aramızdan ayrıldı. Ondan sonra gelen bütün hükûmetler, Özal’dan intikam alırcasına, köhnemiş devletçi kafayı yeğledi. Köhnemiş devletçi kafa ile devleti idare etmek mümkündü (!) ancak bu idareden millet, bir türlü nasibini alamıyordu. Devletin imkanları 3-5 holdinge peşkeş çekiliyor, devlet bankalarındaki krediler yandaşlara veriliyor ve yine devlet ihalelerinden yandaş müteahhitler faydalanıyordu. En sefil mantık bile, üretimin olmadığı bir ekonomiden dem vuramazdı. Ama, Zekeriya Temizel mantığı ile ürkütülen ve kaçırılan sermaye ile bu ülkede üretim beklenmiştir. Tabii, avuçlarını yaladılar. Sermaye ürküp kaçınca, üretim olmayınca, bir evvelki senenin vergi gelirlerine bile ulaşamadılar. Nasıl ulaşılabilinir; piyasalarda yaprak kımıldamıyor ki! IMF’nin direktifleri doğrultusunda, bu ekonomik yapıya çekidüzen vermek için, talebi olanca şiddetiyle kısıyorlar; ücretleri neredeyse donduruyorlar. Gayeleri enflasyonu düşürmek!.. Deprem bahanesinin arkasına sığınan hükümet, kurtuluşu, vergileri artırmakta ve çoğaltmakta buldu. Sermayenin devletleştiği bir ülkede; devlet, hem sermayeden, hem muameleden ve hem de gelirden vergi alırsa bunun adına vergiden ziyade “salma” demek lazım gelmez mi? Hangi iktidar dönemi olursa olsun; idareciler, haklı olarak ve devamlı surette töhmet altında kaldılar. Bu halden de devamlı bizar gözükmelerine rağmen (!) hiçbir zaman bu lekeden kurtuluşun çaresini kuvveden fiile çıkarmadılar. Yani, devletin elini ekonomiden çekmediler. Orta yerde bir bal varsa ki daniskasıyla vardır ve bu; koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ekonomik pastasının yüzde 50’den fazlasını ihtiva etmektedir. Bunu ne kadar korursanız koruyun, o bala sinekler, o mala leş kargaları bir yerlerden yolunu yordamını bulup mutlaka ulaşacaklardır. İşte, devamlı şekilde münakaşasını yaptığımız ve altından kalkamadığımız, tedavi kabul etmez hastalığımız budur. Bunun yegane çaresi, devleti bütünüyle ekonomiden çekip almaktır. Devlet de elindeki parsayı haramilere kaptırdığından, kendi çarkını döndürecek parayı bulamıyor. Bulduğu tek şey, vur abalıya kabilinden millete vergi üstüne vergi salmaktır. Son olarak, hiçbir ölçü ve hesaba sığmayan ve milleti şoke eden hatta çılgına çeviren iki vergiden bahsetmek istiyorum. Bunlardan birincisi cep telefonu sahipleri ile ilgili. Bu telefonu hiç kullanmamış olan bile, her ay 10.5 milyon TL ödemek zorunda! Devletteki vergi anlayışına bakın ki, hiç konuşma yapmayan vatandaşından yüzde 25 oranında özel iletişim vergisi alıyor. Oysa iletişim olmamış ki; o halde bu, neyin yüzde 25’i demeyin. Sabit ücret olan 5 milyonun... Aynı şekilde bazı belediyeler de, halk arasında çöp vergisi diye adlandırılan Çevre Temizlik Vergi bedellerini, bir önceki seneye göre yüzde 1500 oranında artırdılar Halbuki, devlet, Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile ilan ettiği Yeniden Değerlendirme Oranı’na göre hesap edilmesi gereken Çevre Temizlik Vergisi’ni, en çok yüzde 52 oranında artırabilir. Yüzde 52 nerede, yüzde 1500 nerede? Bu kafayla mı enflasyon inecek? Nerede tüketiciyi Koruma Kanunları, kurulları?.. İşte devleti yeniden dizayn edelim derken Anayasa ve kanunlarımızı ferdin hak ve özgürlüklerini ön plana çıkararak ve Avrupa demokrasilerine uyduralım derken bunu ifade etmek istiyoruz. Korumacı devlet kendini ve haklarını(!) koruyor, devletin çeşitli dayatmalarına karşı ferdi ve milleti kim ve nasıl koruyacak? Bütün mesele budur!..
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 104390
    % -0.45
  • 5.4778
    % -0.03
  • 6.2168
    % -0.01
  • 7.2503
    % -0.22
  • 229.653
    % -0.17
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT