BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > 17 Ağustos’u unutmamak...

17 Ağustos’u unutmamak...

Denilebilir ki; “17 Ağustos da yine nereden çıktı” Belki de, “17 Ağustos’u unutmak mümkün mü” diye düşünenler de olabilir.



Denilebilir ki; “17 Ağustos da yine nereden çıktı” Belki de, “17 Ağustos’u unutmak mümkün mü” diye düşünenler de olabilir. Nereden ele alınırsa alınsın, 17 Ağustos asla unutulmamalı!.. Zaten 30 binden fazla deprem şehidini unutmak mümkün mü? Onları daima rahmetle anmalıyız. Fakat daha önemlisi, hem geride kalanları hem de deprem tehdidini hiçbir zaman hatırdan çıkarmamak. Gerçi; kim ne derse desin ve ne eleştirilerde bulunursa bulunsun, yaralar, şu veya bu şekilde sarılmış bulunuyor. Eksiklikler ve aksaklıklar da zaman içinde yola girecek. Ne var ki, deprem tehdidi için yaptıklarımız veya yapacaklarımızın sağlıklı olmadığından kuşkumuz var. Sadece bizler değil, deprem şokunu geçiren ve tehdidin boyutlarını ciddi bir şekilde algılayan her vatandaşımızın 17 Ağustos’u unutmaması gerekiyor. Aslında “unutmamak” da yeterli değil. Görüyoruz, işitiyoruz ve okuyoruz, muhtemel bir deprem ile ilgili alınan önlemler çok yetersiz. Her ne kadar İstanbul Valisi’nin iyi niyeti, dirayetli çalışmalarından haberimiz varsa da, devlet çapındaki hazırlıkların çok cılız olduğunu sanıyoruz. Oysa, uzmanlar İstanbul’da bir depremin olacağında hemfikir. Zamanı, büyüklüğü, şiddeti ve tahribatı tartışılmakla kalınıyor. En azından, önerilen “erken uyarı sistemi” ile ilgili çalışmaların ne safhada olduğunu bilemiyoruz. Işıkara’nın, ihalenin şartnamesinin hazırlanmakta olduğu bilgisiyle iktifa ediliyor. Bu arada, muhtemel bir depremle ilgili olarak açık ve gizli toplantıların da yapıldığını biliyoruz. Ancak, Büyükşehir Belediyesi’nin yanısıra ilçelerde, ne gibi önlemlerin alındığı bir meçhul. En azından, zeminleri sağlam yerlerde kurulması gerekli istasyonlarla ilgili hiçbir faaliyet görünmüyor. İlkyardım polikliniği, mini hastanesi, helikopter pisti, bağımsız güç ve haberleşme kaynakları olan deprem istasyonlarını hangi ilçe belediyesinin ilk kuracağını merak ediyoruz. Bu arada, nüfusu böylesine kalabalık, yapısı böylesine çarpık İstanbul’da kurtarma faaliyetlerini yürütecek, kaç sivil savunma görevlisinin olduğu da bir başka meçhul. Geçenlerde 500 veya 900 kişilik bir kurtarma ekibinin kurulduğundan bahsedilmişti. Halbuki her ilçe belediyesinin ayrı kurtarma ekiplerinin derhal kurulup, nöbete geçirilmesi öncelikli işler arasında değil mi? Depremin ne zaman ve ne büyüklükte olacağı bilinmediğine göre, her an hazır beklemekten başka çıkar yol var mı? Bakınız San Fransisko veya Los Angeles’te alınan önlemlere. Gerçekten de, depreme engel olamadığımıza göre, tahribatını en düşük düzeye getirmeliyiz. Önce devlet ve hükûmet, sonra belediyeler, kurumlar ve kuruluşlar, mutlaka deprem önlemleri almalı. En önemlisi ise, birey olarak veya ailecek hazırlıklı olmamız. Ne yazık ki, sık sık açıklanmasına rağmen, çoğu basit önlemlerin alınmadığı ortaya çıkıyor. Her ne kadar, bölgede veya yakın bir yerde deprem, artçı deprem olduğunda, insanlarımız daha ciddi davranmaya başlıyorlarsa da, birkaç gün sonra, eski vurdumduymazlık devam ediyor. Nereden bakılırsa bakılsın, 17 Ağustos’u unutmamak ve unutturmamak lazım. Bunu da, özellikle medyanın ihmal etmemesi, sık sık hatırlatmalar yapması beklenir. Yüce Allah’tan, dileriz ki; bir kez daha 17 Ağustos yaşamayalım.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT