BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Rus ruleti

Rus ruleti

Ressamın tuale, ayağa, boyalara, fırçalara, incelticilere ihtiyacı vardır. Heykeltıraşın atölyeye, alçıya, kile, kesici aletlere...



Ressamın tuale, ayağa, boyalara, fırçalara, incelticilere ihtiyacı vardır. Heykeltıraşın atölyeye, alçıya, kile, kesici aletlere... Bestecinin sol anahtarı olur. Notaları... Melodileri... Sonra besteyi seslendirecek orkestra ve onu oluşturan elemanlara ihtiyacı olur Ama bir yazarın bu kadar çok teferruatı yoktur. Onun kağıdı, kalemi ve hisleri vardır. Hepsi bu. Ama “hepsi bu” deyip geçtiğimiz şey, onun kendisidir. Bütün birikimi, geçmişi ve geleceği... Belki kimselere ihtiyacı olmaz ama onun kendisi olmak mecburiyeti vardır. Kendisi olmak! Yani hayat denen imtihanın en son ve en önemli sorusu. Bir insanın kendisi olabilmesi için öncelikle % 100 dürüst olması gerekir. Bu cesaret işidir. Kendinizle yüzleşecek kadar cesursanız, gördüğünüz sonucun sizi yıkmaması gerekir. Neden mi? Çünkü elde ettiğimiz sonuç, yola çıkarken hedeflemiş olduğunuzun çok ama çok uzağında olabilir. Güvendiğiniz herkes ve her şey size ihanet etmiş, daha da kötüsü siz de onları aldatmış olabilirsiniz. İdealize etmiş olduğunuz çizgiden çoktan sapmış ve şu onda bulunduğunuz noktada yolunuzu kaybetmiş olabilirsiniz. Kendinizi kocaman ya da küçücük bir hiç gibi hissedebilirsiniz ama yok olabilmek yetkisi size verilmemiştir. Var olmak gibi yok olmak da, genel müdürlüğü kadere verilmiş olan sistemde bir sıra meselesidir. Ve sıranız gelinceye kadar aslında yoksanız bile varmışsınız gibi davranmak zorundasınızdır. Sahtelik sizi bitirir. Öncelikle kendi sahteliğinizdir. Sevmediğiniz kişilere mevkiileri sebebiyle nasıl da riya yaptığınızı kimse bilmese siz bilirsiniz. Ve gecenin kadife örtüsü üzerinize örtüldüğünde ve kendinizle kaçınılmaz olarak başbaşa kaldığınızda bilirsiniz! Bilirsiniz ki size yakışmıyor. Bilirsiniz ki size yakışacak olanın ne olduğunu unutalı uzun yıllar olmuş. Bilirsiniz ki “siz” diye birisi kalmamış. Sistemin istediği ölçülerle biçimlenmek zorunda kalmış bir prototipsinizdir. Zoro’ya, Süperman’e, Zeyna’ya hayranlık beslersiniz. Çünkü siz, bir kahraman olma şansını çoktan kaçırmışsınızdır. İlk boyun eğişiniz, onu takip eden binlerce boyun eğişinizin sadece ilkidir. Sonra sakinleştirilmeye başlarsınız. Takım tutarsınız. Onun yenilgileri size kendi yenilgilerinizi unutturur. Onun galibiyetleri sizi aslında sahip olmadığınız başarı rüzgarıyla sarhoş eder. Medyanın üretimi yıldızlarla parlar, sönersiniz. Haberleri takip etmenin bir kültür meselesi olduğunu zanneder, aslında seyirci olmaktan öteye gidemezsiniz. Bilirsiniz ki, size verilenle yetinmek zorundasınız. İşte bu gerçeklerin sert ışığı altında kendinizi değerlendirdiğinizde pozitif sonuç elde etmeniz için ya bir harikulâdelik olması gerekir ya da sizin yeterince dürüst olmamanız... Sonuç mu? Sonuç, insan olmak zordur. Sanatçı olmak zordur. Yazar olmak zordur. Ama en zoru yalancı olmaktır. Çünkü başınızı yastığa koyduğunuzda gerçeklerden kaçamazsınız. Kaçabilseniz bile kabire konduğunuzda kaçacak yeriniz olmayacaktır. SÖZÜN ÖZÜ İmkânlı olan şeylerin sınırlarının ne olduğunu anlamanın tek yolu, imkânsızın ne olduğunu anlamaktan geçer. LEVHA Seviyorum. Öyleyse yokum.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT