BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Her i­şe mü­da­hil o­lur!

Her i­şe mü­da­hil o­lur!

Şey­tan ya­pı­lan iba­det­le­re, iş­le­re bir şe­kil­de mü­da­hil olur. Ken­di­ne az ve­ya çok pay çı­kar­tır.



Şey­tan ya­pı­lan iba­det­le­re, iş­le­re bir şe­kil­de mü­da­hil olur. Ken­di­ne az ve­ya çok pay çı­kar­tır. Ab­dü­la­ziz bin Ebî Rav­vâd bu­yur­du ki: “Ben, tam alt­mış de­fa hac­ca git­tim. İlâ­hî ya­kın­lı­ğa ve­sî­le ola­cak pek çok ibâ­det­ler yap­tım. Bu­nun­la be­ra­ber her ne za­man ki nef­si­mi mu­ha­se­be et­sem, yap­tı­ğım bu iba­det­ler­de­ki şey­ta­nın na­si­bi­nin, Rab­bi­min na­si­bin­den faz­la ol­du­ğu­nu gör­düm. in­şal­lah, kâ­fi mik­tar­da Rab­bi­me kul­luk ede­rek dün­ya­dan ay­rıl­mak na­sip olur!” Ha­bib-i Ace­mî bu­yur­du ki: “Al­la­hü teâ­lâ be­ni hu­zu­ru­na di­kip ‘İçin­de nef­sin ve­ya şey­ta­nın na­si­bi bu­lun­ma­yan bir tek sec­de ge­tir de bu yüz­den se­ni cen­ne­te ko­ya­yım’ bu­yur­sa, ben de­rim ki; yâ Rab­bi, be­nim bu­na gü­cüm yet­mez.” Fu­dayl bin İyâd bu­yur­du ki: “Ku­lun ame­li­ni gü­zel­ce edâ et­me­si ka­dar şey­ta­nın be­li­ni kı­ran bir şey yok­tur. Al­la­hü teâ­l⠓Han­gi­ni­zin da­ha gü­zel amel ede­ce­ği­ni im­ti­han et­mek için...“ (Sû­re-i Mülk, 2) bu­yu­ru­yor; “Han­gi­ni­zin da­ha çok amel ede­ce­ği­ni...” bu­yur­mu­yor. Kul, kırk ya­şı­na bas­tı­ğı za­man bü­tün is­yan ve gü­nah­lar­dan tev­be et­mez­se, şey­tan onun al­nı­nı sı­ğar du­rur ve ‘fe­lâh ve kur­tu­luş­tan uzak ka­lan bir yü­ze fe­dâ ola­yım!’ der.” İmam-ı Ta­be­râ­nî‘nin ri­va­yet et­ti­ği bir ha­dîs­te şöy­le bu­yu­rul­muş­tur: “Her kim kır­kı­na ula­şır da hay­rı şer­rin­den gâ­lip ol­maz­sa, ce­hen­nem­de­ki ye­ri­ne ha­zır­lan­sın!” İmam Mü­ca­hid bu­yur­du ki: “Ku­lun sı­kın­tı, şid­det ve ha­ta hal­le­rin­de ‘Lâ­ilâ­he il­lal­lâh...’ Ke­li­me-i Tev­hi­di­ni oku­mak ka­dar şey­ta­nın be­li­ni kı­ran bir şey yok­tur! Zi­ra şey­ta­na lâ­net oku­ma­nın bir te­si­ri ve fay­da­sı yok­tur! Ona lâ­net et­sen, o da ‘sen, lâ­net edil­mi­şe lâ­net edi­yor­sun’ kar­şı­lı­ğı­nı ve­rir.” Süf­yan bin Uyey­ne bu­yur­du ki: “Şey­ta­nın her gün, âde­moğ­lu­nun kal­bi­ne gu­rur ve ves­ve­se ve­ren üç yüz alt­mış al­dat­ma­sı var­dır. Bun­lar­dan her­han­gi bi­ri ile onu kan­dır­ma­ya ça­lı­şır.” Mu­ham­med bin Si­rîn de şöy­le der­di: “Şey­ta­nın en bü­yük ves­ve­se ve hi­le­si, ku­la, ken­di­si­ni din kar­deş­le­rin­den üs­tün gös­ter­me­si­dir. Kul bu hal­de iken ve­fat et­miş ol­sa, Al­lah ona buğ­ze­der ve amel­le­rin­den hiç­bir şey ona fay­da ver­mez!” Mey­mun bin Meh­rân bu­yur­du ki: “Ken­di­si­ni tu­za­ğa dü­şür­me­dik­çe gör­me­di­ğin bir düş­man, düş­man­la­rın en bü­yük­le­rin­den bi­ri­dir!” Tel: 0 212 - 454 38 21 www.mehmetoruc.com e-mail: mehmet.oruc@tg.com.tr
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT