BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Cesur Yürek Ulusoy

Cesur Yürek Ulusoy

Bu ülkenin Spordan Sorumlu Devlet Bakanı ile, Futbol Federasyonu Başkanı birbirine dargın... Fikret Ünlü, federasyonun yaptığı tüm faaliyetlere illa da bir kulp bulup; Haluk Ulusoy’a ters gelecek her şeyi yapmayı, bakanlık ilkesi edinmiş...



Bu ülkenin Spordan Sorumlu Devlet Bakanı ile, Futbol Federasyonu Başkanı birbirine dargın... Fikret Ünlü, federasyonun yaptığı tüm faaliyetlere illa da bir kulp bulup; Haluk Ulusoy’a ters gelecek her şeyi yapmayı, bakanlık ilkesi edinmiş... Federasyon ne yaparsa, ne karar alırsa; hepsine karşı!  Bir Bakan düşünün ki, yine bu devletin bir kurumu olan Futbol Federasyonu’nun başkanı ile mecburen karşılaştığı yerde, selamı - sabahı kesiyor. Futbol Federasyonu’nun her AK dediğine, Bakanlık sürekli KARA diyor. Yapılanın doğru olması hiç önemli değil. Maksat kıllık çıkarmak! Devletin 2 kurumu, birbirine düşman olur mu? Ama oldu!  Fikret Ünlü’nün sıkıntısı; Bakan olduğu halde, elini federasyonun içine sokamamaktan kaynaklanan, bir yetki spazmı... 3 düzine dolusu federasyona hükmedip, futbolun özerk kimliğine takılması, onu rahatsız ediyor. Bütün federasyon başkanlarını parmağında oynatırken, Futbol Federasyonu Başkanı’na forsunu geçirememesi; onu çileden çıkardı... İnat uğruna, yasa değiştirmeye kalktı. Genel Kurul üyelerinin bugün Ulusoy’a verdiği ve vereceği kesin desteğin biçim değiştirmesini sağlamak için, abidik gubidik yapıyorlar. Ünlü, Genel Kurul’a katılacak üye sayısını düşürüyormuş. 200 küsur adamdan 50’sini kessen neyi değiştirir? Efendim; oylamalarda delege satın alınmasını önlermiş... Tam aksine, arttırır. 100 adamı mı kafa - kola almak kolaydır, 200 adamı mı? Genel Kurul üyesi ne kadar çok olursa, oy satın almanın maliyeti artar; bu yüzden daha da zorlaşır.  Fikret Ünlü’nün çabası; Türk futbolunda yapısal bir reform yapılmasının gereklerinden değil, açık bir inatlaşma güdüsünden kök saldığı için, samimi görünmüyor. Yoksa bazı köhne maddelerinin ben de değişmesini istiyorum. Ama federasyon başkanına kızdığım için değil.. Bakanın ana hedefi, Haluk Ulusoy’a diş geçirebilme hırsında düğümlendi. Reform edebiyatı, Maskeli Balo aksesuarı gibi duruyor... Eğer aksi olsaydı; bu işi Futbol Federasyonu ile başbaşa verip doğru yolu bulurdu. Ama onların ne deneyimlerine, ne de görüşlerine başvurdu. Bakan; Ulusoy ve arkadaşlarını bu konuda muhatap bile kabul etmiyor. Federasyona göstermelik bazı davetleri oldu ama; başkanı gördüğü yerde başını çeviriyor. Böyle bir çabanın ve böyle bir bakanın iyi niyetinden, nasıl şüphe etmiyeyim? İnatlaşmayla, öfkeyle, kin ve haset duygularıyla yasa mı yapılır?  Haluk Ulusoy; bu ülkede 3 büyüklere tek başına direnmiş ve onların ayrıcalık isteklerine boyun eğmemiş, tarihin tek federasyon başkanıdır. Havuzdaki paylaşım konusunda, 3 büyüklerin yüzde 65 hisse taleplerini; gerideki tüm kulüpler adına, yüzde 50’ye indiren adamdır. Naklen yayınlar konusunda nerdeyse bütün televizyonların ve bütün gazetelerin topyekûn ona saldırdığı ve bir kaşık suda boğmaya çalıştığı dönemde; aslanlar gibi ayakta kaldı. Ondan evvel 3 federasyon başkanı; malum medyanın baskılarına dayanamamış, dahası onlardan ödü kopmuş ve üst üste istifa etmişlerdi. Herkes arkasına bakmadan dörtnala kaçıp giderken; Ulusoy, göğüs göğüse savaşı seçti ve sonunda kazandı. Bir çok sorunu halletti... Her şeyden evvel kavgayı bitirdi. Ama bu onurlu mücadelesinde, kimse ona sahip çıkmadı... Kimse değerini bilmedi. Bakan bey teşekkür edeceği yerde; onu kıskanıp tarihin en başarılı federasyon başkanını, harcamaya çalışıyor. Maksadı üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek... Ayıptır.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT