BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ruslar’a mı özendik?

Ruslar’a mı özendik?

Sanayisi de olsa Gebze küçük bir ilçe. Bu ilçede de Ahmet Pembegüllü’nün başkanı olduğu güçlü bir güreş takımı var...



Sanayisi de olsa Gebze küçük bir ilçe. Bu ilçede de Ahmet Pembegüllü’nün başkanı olduğu güçlü bir güreş takımı var... Ankara, İstanbul gibi Gebze’yi her imkânla katlayan illerimizin güreş takımları içinde “Ben de varım” diyor. Belediyeler arası lig maçlarında Türkiye Birinciliği’ni kazanıyorlar, tebrik ediyoruz.. Ne var ki; daha önceleri ve bu son seçmelerde bazı takımların, bazı şampiyonların yakışmaz tutumlarının söylentileri hâlâ devam ediyor.. Güreş Federasyonu yetkilisi ile konuşuyoruz.. Liglerde birincilik alan ve dereceye giren takımlara federasyon milyarlarca liralık ödül dağıtıyormuş. Böylesi teşvike katılıyor, alkışlıyoruz.. Bazı kulüpler maçlar için şampiyonlar kiralıyor, dış ülkelerden güreşçi getiriyorlarmış ki, katiyen bağenmiyoruz. “Bulgaristan’daki soydaşlarımızın haricinde” yabancı transferi yanlıştır. 6 şekilde geleneksel güreş yapılan ve güreş okulları olan Türkiye’nin, güreşte profesyonel futbol kulüplerinin yolunu takip etmesi yanlıştır. Federasyon tertibat almalıdır. Bütün çalışmalar içe dönük olursa ata sporumuz yaşayabilir.. Şampiyon kiralama hususundaki uyumsuzluklar ise korkunçtan da öte iğrenç bir hâl almıştır.. Güney illerimizin birinde yetişen 19 yaşında 100 kiloda Gençler Dünya Şampiyonu olan bir gencimiz birkaç kulüpten birkaç milyar avans almış ve bir yıldan beri hâlâ minderlerde yok.. Dünyanın en büyük şampiyonlarından biri de aynı yolu takip etmekte. Bir kaç kulüpten avans alıp danışıklı güreşler yaptığı söyleniyor.. Ateş olmayan yerden duman çıkar mı? Yüce Türk milletinin güreşçilerinin paradan önce şana, şerefe, sevgiye, saygıya önem vermesi gerekir.. Kendisini alkole, kumara kaptırmayan hiç bir şampiyonumuzun sıkıntı içinde kaldığını görmedim.. Sivas, Amasya, Kahramanmaraş, Adana, Çorum illerimizde yapılan karakucaklarda parsa toplanması çok ayıp sayılır. Yağlıcı pehlivanlarımızın parsa toplamayı davulculardan, minderde dünya ve olimpiyat şampiyonlarımız da jübile yapmayı batıdan öğrendiler. Yaşar Doğu hocamızın ceket kollarının bileğe gelen yerleri iyice erimişti. Sanıyorum daha yenisi de yoktu. Ama kendi ağzıyla “Türk Güleşi” der bir daha demezdi. Hiç menfaat düşünmeden kendisini güreş hizmetine vermişti. Celal Atik hocamız çaresiz bir hastalıktan dolayı hastanedeydi. Biliyordum, maddi sıkıntı içindeydi. Ahmet Ayık, Mahmut Atalay, Mustafa Dağıstanlı, Tevfik Kış, Bayram Şit gibi arkadaşlarımdan paralar aldım, büyük bir yekûn tuttu. Yaptığım listeyi ve parayı bir zarfa koyarak ziyarette yastığının altına koydum. Birkaç gün sonra paralar adreslerimize postalanmıştı... Rusya’da, dünyada hiç yenilmeyen ağır sıklet Karelin’den başka diğer dünya ve olimpiyat şampiyonlarının hepsinin mafyalık yaptıklarını duyuyoruz. Şampiyonlarımızın ikide bir çıkıp, “Futbolcular şu kadar alıyor da, biz niye alamıyoruz” demeleri tavuğun kazla yumurta yarışı gibidir. Seyircileri var, alıyorlar.. Yeni şampiyonlarımızın hemen hepsinin arabası, evi vardır. Sade bir yaşantı sürmesi gereken bir sporcuya fazla paranın ne yararı olur? Spor otoritelerinden duyduğumuza göre Türk, dünya ve olimpiyat güreş şampiyonlarının onda dokuzu iyi ahlâklı, bozulmamış sporcularmış. Yeni şampiyonlarımız Ruslar’ı değil, Yaşar Doğu, Celal Atik, Ahmet Ayık, Mustafa Dağıstanlı, Tevfik Kış, Bayram Şit gibi güreşe hizmet edenlere özensinler. Federasyon ve kulüp yetkilileri sizlere sesleniyorum: “Güreşçilerimizi politikaya alet etmeden birer kahraman olarak yetiştirin!”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT