BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Oğ­lu­nun ne ka­dar ­yıp­ran­dı­ğı­nı fark et­ti

Oğ­lu­nun ne ka­dar ­yıp­ran­dı­ğı­nı fark et­ti

Genç adam ca­nı yan­mış gi­bi yü­zü­nü bu­ruş­tur­du. Du­dak­la­rı­nı ısı­rı­yor­du dur­ma­dan. Ağ­la­mak is­ti­yor ama bo­ğa­zı­na dü­ğüm­le­nen bir şey en­gel olu­yor­du.



Genç adam ca­nı yan­mış gi­bi yü­zü­nü bu­ruş­tur­du. Du­dak­la­rı­nı ısı­rı­yor­du dur­ma­dan. Ağ­la­mak is­ti­yor ama bo­ğa­zı­na dü­ğüm­le­nen bir şey en­gel olu­yor­du. Hay­dar Bey onun ne bü­yük bir duy­gu fır­tı­na­sı için­de çır­pın­dı­ğı­nı an­la­mış­tı. Kol­tu­ğu­nu oğ­lu­nun kol­tu­ğu­na yak­laş­tır­dı: - Ba­ba­lık böy­le bir şey iş­te... Ne olur­sa ol­sun vaz­ge­çe­me­di­ğin bir şey... İçi­nin tit­re­di­ği, yü­re­ği­ni bir baş­ka çarp­tı­ran bir duy­gu... Ta­mer bo­ğuk bir ses­le hay­kır­dı: - Be­ni han­gi bi­ri­niz af­fe­de­cek ki? Sen mi? Şev­val mi? Kı­zım mı? Han­gi­niz?.. Hay­dar Bey eli­ni uza­tıp oğ­lu­nun kır­laş­mış saç­la­rın­da gez­dir­di par­mak­la­rı­nı: - Ha­yat ha­ta­la­rın­dan ders al­ma­yan­lar için zor­dur oğ­lum. Sen de bu­gü­ne ka­dar zor bir ha­yat ya­şa­dın. Ben se­nin ba­ba­nım. Ben af­fe­de­rim... Şev­val’i bi­le­mem... O kız se­nin ta­ra­fın­dan ya­şa­tı­lan hiç­bir şe­yi hak et­me­di. Bir in­sa­nın ümit­le­ri­ni sön­dür­mek, ça­re­siz bı­rak­mak ona ve­ri­le­cek en bü­yük ce­za­lar­dan, ya­pı­la­cak en bü­yük iş­ken­ce­ler­den bi­ri­dir. Çün­kü ha­yal et­me­yen, bek­len­ti­si ol­ma­yan in­san amaç­sız­dır. Her şe­yi­ni yi­tir­miş gi­bi­dir. Sen o kı­zın bek­len­ti­le­ri­ni al­dın elin­den. İn­saf­sız­ca acı­ma­sız bir mü­ca­de­le­nin içi­ne at­tın. Ama on­dan da çık­ma­yı be­cer­di. O af­fe­der mi bi­le­mem. Ama kı­zın... Kı­zın se­ni gör­mek is­ti­yor. Ta­mer bir ok gi­bi fır­la­dı otur­du­ğu kol­tuk­tan. Sık sık ne­fes alıp ve­ri­yor­du. Göz­le­ri fal ta­şı gi­bi açıl­mış­tı: - Na­sıl? Ne? Ya­ni be­ni gör­mek mi is­ti­yor? Hay­dar Bey oğ­lu­na bak­tı sa­kin­ce, gü­lüm­se­di: - Evet, ben ba­ba­mı ta­nı­mak is­ti­yo­rum di­yor. Ta­mer he­ye­can­lan­mış­tı. Hâ­lâ ayak­ta du­ru­yor­du. Kor­ka­rak sor­du: - Na­sıl ola­cak o? Ben na­sıl gö­re­ce­ğim onu? Hay­dar Bey eliy­le oğ­lu­na otur­ma­sı­nı işa­ret et­ti. Ta­mer bir kül­çe gi­bi bı­rak­tı ken­di­ni kol­tu­ğa. Me­rak­la ve he­ye­can­la ba­ba­sı­na ba­kı­yor­du. Yaş­lı adam ba­şı­nı sal­la­dı: - Eğer is­ter­sen bir yer­de bu­lu­şur­su­nuz. Genç ada­mın ka­fa­sı kar­ma­ka­rı­şık­tı. Yü­zün­den an­la­şı­lı­yor­du ruh ha­li. De­rin de­rin so­lu­yor­du. - Ya Şev­val... O izin ve­re­cek mi? Gül­dü Hay­dar Bey: - Şev­val son de­re­ce ol­gun bir ka­dın. Eğer is­ter­se se­nin­le gö­rü­şe­bi­le­ce­ği­ni de­fa­lar­ca söy­le­miş kı­zı­na. Be­nim ya­nım­da da söy­le­di. Ta­mer yut­kun­du: - Her­kes be­nim an­nem gi­bi de­ğil ki... Hay­dar Bey acı bir gü­lüm­se­mey­le bak­tı oğ­lu­na. İlk de­fa onun ol­gun bir er­kek ol­du­ğu­nu dü­şü­nü­yor­du. Dik­kat edin­ce oğ­lu­nun ne ka­dar yıp­ran­mış ol­du­ğu­nu üzün­tüy­le fark et­ti...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT