BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Yüreğimde sen varsın...”

“Yüreğimde sen varsın...”

"Ama o ilk aşk, o ilk sevgi hep yüreciğinin bir köşesinde... Derken birgün bir haber gelir kulağına. Derler ki: -Duydun mu, teyzenin oğlu Ayhan evleniyormuş... Bu, sevinilmesi gereken tatlı haber, Asuman’ın yüreğinde hapsolan o aşkı tam kalbinden vurur..."



Dünkü hatıramıza kaldığımız yerden devam ediyoruz. İki teyze çocuğu olan Asuman ile Ayhan birbirini deliler gibi sever. Ancak Asuman’a dünür gelir. Ailesi de “evet” der. Genç kız durumu sevgilisi Ayhan’a çıtlatır. İki genç ne yapacağını bilemez... Ayhan öğrendiği kâbus gibi gerçek karşısında bir tuhaf olmuştu. Bir ara, “Heyt bre!.. Daha seni benden alacak olan anasından doğmadı!..” gibi nara atmak istedi. Ancak öyle bir yüreği yoktu. Elini yumruk yapıp hızla toprağa vurdu, oturduğu yerden: -Allah kahretsin!.. -Birşeyler yap Ayhan. Ne olur, egel ol buna. -Ne yapacağım ki? Şimdi gidip de babanla kavga mı edeceğim? Kaldırıp bir laf ederse... Ya tutup bir tokat da bana aşk ederse. O zaman ne olacak? -Babam sana vurmaz. -Sen öyle san. Onun gözünde daha dünkü çocuğuz ikimiz de. Sonra Asuman’ın gözlerine baktı derin derin. Bir ah çekti: -Biliyor musun Asuman. Keşke sen teyzemin değil de komşumun kızı falan olsaydın. Ah ben bilirdim ne yapacağımı... Bu sözler, züğürt tesellisinden başka birşey değildi. Asuman da anlamıştı ki, Ayhan’ın elinden birşey gelmeyecek. O zaman gözlerinden süzülen damlacıklar sel oldu: -Demek bizi ayıracaklar. Ayhan’dan ses yok. Ama Asuman devam ediyor: -Ölürüm de senden başkasına gitmem ben. Söyle annene dünür gelsinler bize. -Yahu sen laf anlamıyor musun? Annem seni istemiyor. Asuman çaresizlik ve ümitsizlikle evine dönüyor. Yemeden içmeden kesiliyor. Fakat ne yaparlarsa yapsınlar ikisi de ailesini razı edemiyor. Derken Asuman’ı bir başkasına veriyorlar. Düğün hazırlıkları, davetiyeler, nişan-nikah, kına gecesi falan derken, Asuman iki gözü iki çeşme gelin oluyor. Ayhan’ın ise kulaklarında hep o türkü: “Düğününde ağladım, Seyrettim bir kenarda. Şimdi ellerin oldun, Kalamam bu diyarda. Dilerim sen mesut ol...” İki genç, ailelerinin inadı yüzünden birbirine kavuşamıyor. Asuman istemediği bir adamla zoraki evlenmiş olurken, Ayhan da evlenmemek için ahd ediyor. Öyle bir hal ki kelimelerle anlatılamaz. Sanki dünyada sadece o iki genç var, sürekli ah edip ağlayan. Ama ne kadar ağlanacak ki? Gözyaşları da kurur... Aradan mevsimler geçer. Bayramlar olur, takvimler değişir... Asuman artık yeni evinde, yeni bir hayata alışmaya çalışmaktadır. Ama o ilk aşk, o ilk sevgi hep yüreciğinin bir köşesinde... Derken birgün bir haber gelir kulağına. Derler ki: “-Duydun mu, teyzenin oğlu Ayhan evleniyormuş...” Bu sevinilmesi gereken tatlı haber, Asuman’ın yüreğinde hapsolan o aşkı tam kalbinden vurur. Şöyle bir sendeler gibi olur ama belli etmez: -Ya öyle mi? Hemen bir bahane ile uzaklaşır ordan. Hasretle yanan yüreciğine bir de kıskançlık peydahlanmıştır. “Ayhan’ım şimdi kime yâr diyecek?” Düğün gününü herkes gibi o da davet edilir. Genç kadın, teyzesinin oğlunu tebrik etmek bahanesiyle bir ara yanına sokulduğunda fısıldar kulağına: -Beni unuttun mu Ayhan? -Seni unutur muyum Asuman. Unutmam mümkün mü? -Ben de... Ben de... Devamı yarın
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT