BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sayfalarda kaybolanlar

Sayfalarda kaybolanlar

Eski basım bir şiir antolojisinde rastladım adına... O antolojide kimler yok ki... Eskiden edebiyat toplumumuzun bağrında yaşardı...



Eski basım bir şiir antolojisinde rastladım adına... O antolojide kimler yok ki... Eskiden edebiyat toplumumuzun bağrında yaşardı... Bir giyim mağazası hediye etmişti o antolojiyi. (Bir vakitler Cahid Dodanlı dostumuzun edebiyata olan sevgisi sebebiyle üzerine şair adları basılı ambalaj kağıtlarını mağazasında kullandığını hatırlıyorum. O kağıtların üzerinde Yahya Kemaller, Cahit Sıtkı Tarancılar, Orhan Veliler, Arif Nihat Asyalar yazılıydı.) Necdet Evliyagil ve Ümit Yaşar Oğuzcan’ın hazırladığı antolojiyi de Sultanhamam’da bir mağaza, müşterilerine vermekteydi.. Şimdi merak ettikçe açıp kimlerin yıldızı sönmüş, kimler hâlâ parlıyor, o sayfalarda görebiliyorum. En çok böyle sayfalar arasında kaybolup gitmekten korkarım.. Edip Ayel de sanırım o kaybolup gidenler kafilesinden. Belki üniversitelerde onunla ilgili araştırmalar yapılmıştır, ama ben birçok kaynakta bu ada rastlayamadım. Behçet Necatigil, Edip Ayel’e “Edebiyatımızda İsimler Sözlüğü”nde genişçe yer vermiş. Hem Türkçe hem de Fransızca şiir yazan Edip Ayel’in iki Fransızca, iki de Türkçe şiir kitabı bulunuyormuş. Türkçe şiirleri “Mozaik” (1944) ve “Şehrâyin” (1953) adlı kitaplarda toplanmış. Merhum Necdet Sancar’ın kendisiyle ilgili bir incelemesi varmış. (Yeni Yayınlar, Nisan 1957 sayısında) Şairin Fransızca kitapları “Sagesse” ve “Le Gammes” adlarını taşıyor. Merak edenler 1941’den sonra şiirlerinin yer aldığı Çınaraltı Dergilerine bakabilirler. Ben sözünü ettiğim antolojide iki şiirine rastladım. Biri “Rüzgâr” adını taşıyor. Akşamla yamaçlar küsüp olmuş gene mosmor Geçmiş günü rüzgâr oluyor ya da vesile İnsan göçüyor her gün ölüm vesvesesiyle Ruhumda alevlendi o hiç sönmeyecek kor Kâfi deme yor kendini ey hasta gönül yor Birgün gene mes’ud olabilmek hevesiyle Şahlandı elem rüzgârın azgın nefesiyle Sevmek ne kolay şey ve unutmak ne kadar zor Behçet Necatigil “Yahya Kemal’inkinden farklı bir neoklasizm anlayışıyla yazan Ayel, Batı nazım şekillerini şiirimizde ilk defa kullanması ve dilinin duruluğu ile de dikkati çeker” diyor. Ayrıca Fransa’da bir şiir yarışmasında (1938) birinciliği var Edip Ayel’in. Edip Ayel, 1894’te İstanbul’da doğmuş, 1957’de yine İstanbul’da vefat etmiş. Galatasaray mezunu, yüksek öğrenimini Paris’te, Yüksek Ziraat Okulu’nda tamamlamış (1914) ve yurda döndükten sonra da Fransızca öğretmeni olarak çeşitli liselerimizde de görev almış. Görüyorsunuz, bu seçkin insan hem Türk Edebiyatına hem Fransız Edebiyatına şiirler vermiş ama bugün akla gelmiyor... Böylesi bir dil ustası başka bir ülkede olsa hatırası taze tutulur, şiirleri yeniden yeniden kitaplaşırdı... İnşallah bu yazıdan sonra bana bu konuda çalışmaları olanlardan ses gelir de, içim ferahlar. Şairi rahmet ve saygıyla anıyorum.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT