BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Türkiye’nin istediği oldu

Türkiye’nin istediği oldu

İsrail Başbakanı Ehud Barak’ın Golan’dan çekilme karşılığında Suriye ile anlaşmaya varmak istemesinde Türkiye’den su satın alma imkanlarının doğmuş olmasının etkili olduğu belirtiliyor.



Herhangi bir tarih verilmeksizin ertelenen İsrail ile Suriye arasındaki barış görüşmelerinin en önemli konularından birini de su sorunu oluşturdu. Suriye ile yapılacak bir anlaşmayı ülkesinin güvenliği açısından elzem gören İsrail Başbakanı Ehud Barak’ın Golan’ın büyük kısmının verileceği bir anlaşmayı kabul edeceği işaretlerini vermesinde Türkiye’den boru hatları ile su getirilmesi ile su sorununun çözüleceğine inanmasının etkili olduğu iddia ediliyordu. İşin bu boyutu Türkiye’yi rahatsız etmese de Fırat ve Dicle’nin uluslararası sular kapsamında değerlendirilmesine yol açabilecek şekilde Ortadoğu barış görüşmelerinin bir parçası olma ihtimali Ankara’nın kabul edebileceği bir durum değildi. Türkiye’nin bu sorunun çözümünde rol oynamasının beklendiği söylentileri de görüşmeler boyunca yayıldı. Görüşmeler sırasında (5 Ocak) ABD’nin ünlü gazetelerinden The Washington Post’a görüşlerini aktaran 1996 Oslo barış görüşmelerinin mimarlarından biri olarak kabul edilen İsrail Dışişleri Bakanlığı’nın eski danışmanlarından Joel Singer şu yorumda bulunuyordu: “Nihaî bir anlaşmaya varmak için sadece İsrail ve Suriye yetmez. İran’ı Lübnan’dan çıkma konusunda ikna etmek zorundasınız. Ve yine su sorununu çözmeniz gerekir, bu Türkiye’nin de bu işin içinde olması demek. Suriye İsrail’i besleyen su kaynaklarında oturuyor ve Suriye’nin su kaynakları ise Türkiye’de.” RUBİN’İN AÇIKLAMASI Nitekim ABD Dışişleri Bakanı James Rubin 13 Ocak’ta düzenlediği basın toplantısında bir gazetecinin “İsrail ile Suriye arasındaki su meselesini son iki ay içinde Türkiye ile görüştünüz mü?” şeklindeki sorusunu yanıtlarken, Türk hükümetinin Ortadoğu barış görüşmeleri konusunda “genel hatlarıyla bilgilendirildiğini” söyledikten sonra ‘Su meselesinin tartışılan başlıca konulardan olduğunu açıklamıştık. Ve su, İsrail ile Suriye arasında değil, Türkiye’yi de içeren bölgesel boyutlu bir konudur ve çözümün bölgesel sonuçları olabilir.’ diyordu. Oysa Türk yetkililer İsrail ile Suriye arasındaki su sorununun bir parçası olmadıklarını ve kendi üzerlerinden bir barışa ulaşılma çabasını kabul edemeyeceklerini açıklamışlardı. Ortadoğu barış görüşmelerinin ertelenmesi ile basına sızan ABD tarafından hazırlanan (onaylanmamış anlaşmanın) taslak metnindeki su sorunu ile ilgili kısımda Türkiye’den bahsedilmedi. Türkiye eğer gerçekten Ortadoğu’da su sorununun çözümüne katkıda bulunacaksa, bunun ancak kendi topraklarından çıkan suyu ‘balonla taşıma ve boru hatları’ ile satmakla mümkün olduğuna inanıyor. Bu konudaki en somut adımlar 1992 yılında Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın ‘Barış Suyu Projesi’ olarak gündeme getirdiği ve daha sonra Manavgat Suyu Projesi adını alan çalışma ile atıldı. Bu projenin kapsamında İsrail, Suriye, Ürdün, Filistin, Suudi Arabistan başta olmak üzere bütün Körfez ülkelerine su satılması planlanıyor.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT