BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bay­ram­la­rın p­si­ko­te­ra­pik ö­zel­li­ği

Bay­ram­la­rın p­si­ko­te­ra­pik ö­zel­li­ği

Cina­yet, bo­şan­ma, gasp ve ben­zer­le­ri­nin her se­ne bi­raz da­ha art­tı­ğı çok acı bir tes­bit. Sa­nıl­dı ki tek­no­lo­jik im­kân­lar baş dön­dü­rü­cü bir hız­la ce­mi­yet ha­ya­tı­na gi­rer­se in­san da­ha bir hu­zur­lu ola­cak...



Cina­yet, bo­şan­ma, gasp ve ben­zer­le­ri­nin her se­ne bi­raz da­ha art­tı­ğı çok acı bir tes­bit. Sa­nıl­dı ki tek­no­lo­jik im­kân­lar baş dön­dü­rü­cü bir hız­la ce­mi­yet ha­ya­tı­na gi­rer­se in­san da­ha bir hu­zur­lu ola­cak... Ne uçak­la yol­cu­luk hu­zu­ru ge­tir­di. Ne kol­tuk­ta otur­mak. Ne avi­ze ay­dın­lı­ğı. Ne oto­mo­bil. Ne ge­niş ev­ler. Ne bil­gi­sa­yar. 18, 19 ve 20. Asır­lar, po­zi­tif ilim di­ye bir sap­lan­tı­ya ka­pıl­dı. Bu bel­ki ba­tı için ki­li­se ta­hak­kü­mü­ne kar­şı bir za­ru­ret­ti. Ama do­ğu da ay­nı ha­ta­yı tek­rar­la­dı. Po­zi­tif ilim­ler di­ne kar­şı mız­rak gi­bi sav­rul­du. Bel­ki dün­ya harp­le­ri­nin ar­ka pla­nın­da bu va­kı­a var. O harp­ler bir ci­na­yet­se as­li mâ­ne­vî fa­il fi­lo­zof­lar­dır. Po­zi­ti­vizm mad­de pe­rest­li­ğe yol aç­tı. Oy­sa in­sa­nın mâ­ne­vi ih­ti­yaç­la­rı da var. Kar­şı­lan­ma­dı­ğın­da fe­la­ket doğ­mak­ta. Uy­ku bir ih­ti­yaç­tır. Bir in­san hiç uyu­ma­dan ha­yat sü­re­mez. İnan­ma da bir ih­ti­yaç­tır. İnan­ma­dı­ğın­da o in­sa­nın ruh sağ­lı­ğı bo­zu­lur. Sı­ra­sıy­la ge­len din­ler, ila­hi ki­tap­lar, in­san, ai­le, ce­mi­yet, mil­let ve dün­ya ha­ya­tı­nı, da­ha­sı ahi­ret ha­ya­tı­nı ni­za­ma sok­mak için­dir. Ma­ter­ya­list, de­ter­mi­nist, po­zi­ti­vist is­te­se de is­te­me­se de me­ta­fi­zik ha­yat var, ruh var, Al­lah var, ahi­ret var. İnanç­sız­lık, inanç­sız­lı­ğa zor­la­ma in­sa­nın mâ­ne­vî gen­le­riy­le oy­na­mak­tır. Bu­na ma­ruz ka­lan ken­di­si ol­mak­tan çık­mak­ta. İnan­ma/îmân öz­gül ağır­lı­ğı art­tık­ça ve­ya azal­dık­ça, mâ­ne­vî bo­yut mâ­ve­râ­ya doğ­ru açıl­dık­ça ya­hut akıl ka­yı­ğıy­la in­kâr ana­fo­run­da sörf yap­ma­ya ça­ba­la­dık­ça her şey baş­la­mak­ta ve­ya bit­mek­te. Kat­li­am ilim adı­na ya­pıl­dı. Te­rö­rizm­le po­zi­ti­vizm ara­sın­da­ki il­li­yet ba­ğı araş­tı­rıl­ma­mış bâ­kir alan­dır. Bu­gün­kü sos­yal ha­yat, eko­no­mik ha­yat ve tek­no­lo­jik ha­yat dün­kü ha­ya­tı­mız­dan kı­yas ka­bul et­mez çap­ta ile­ri­de ol­sa da dün­kü in­san ter­bi­ye­si, in­san de­rin­li­ği, sa­bır, şü­kür, te­vek­kül bu­gün as­la yok Bu­na rağ­men... Eğer... Hâ­lâ iki asır­dır özen­di­ği­miz dı­şı­mız­da­ki dün­ya ka­dar kö­tü de­ğil­sek onu, bu bay­ram­la­ra, cu­ma­la­ra, kan­dil­le­re, zi­ya­ret­le­re, ka­bir ba­şı­na git­me­le­re, tür­be ke­na­rın­da bo­yun bük­me­le­re, na­maz­la­ra, avuç­la­rı­mı­zı se­ma­ya aç­ma­ya, du­ala­ra borç­lu­yuz. Bun­lar iç dün­ya ka­rak­te­ris­ti­ği­miz. Fark du­ay­la do­lar far­kı­dır. Ha­ya­tı ya do­la­ra en­deks­le­mek ve­ya dua­ya en­deks­le­mek. Bay­ram­lar ve bü­tün bun­la­rın hep­si in­san için, ha­yat için, top­lum için psi­ko­te­ra­pik hu­su­si­yet­ler­dir. Şi­fa kav­ra­mı mad­di mi­dir, mâ­ne­vî mi­dir? Bir de bay­ram­lar­la di­ğer­le­rin­den büs­bü­tün kop­muş ol­say­dık aca­ba şim­di han­gi gir­dap­lar­day­dık? Onun için hu­zu­ru avuç do­lu­su pa­ra­lar öde­ye­rek git­ti­ğin te­ra­pi se­ans­la­rın­da, ma­aşı­nın on­da bi­ri­ne bi­let alıp gir­di­ğin bağ­rı­şan fi­gü­ran­lar mah­şe­ri stat­ta, ha­yal pa­za­rı si­ne­ma­lar­da, es­te­tik sa­lon­la­rın­da, mo­dern za­man­la­rın oyun­ca­ğı in­ter­net­te ara­ma sa­de­ce. Kalb es­te­ti­ği ka­lıp es­te­ti­ğin­den ön­ce ge­lir. Bir de ka­pı­sın­da tur­ni­ke ol­ma­yan, bi­let is­ten­me­yen yer­le­re gir. Se­ma­ya açı­lan avu­cun, ba­şı­nın üs­tün­de­ki kub­be­nin di­ğer ya­rı­sı­dır. Bir de böy­le dü­şün. Ez­ber boz. Ken­di­ni ıs­ka­la­ma.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT