BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Meleklerle alay etmek

Meleklerle alay etmek

Peygamber efendimizin, Allahü teâlâdan getirip bildirdiği şeylerin hepsine kalb ile inanıp, dil ile de söylemeye iman denir.



Peygamber efendimizin, Allahü teâlâdan getirip bildirdiği şeylerin hepsine kalb ile inanıp, dil ile de söylemeye iman denir. Allahü teâlâ, kendisine inanmaktan başka, ahirete [yani, ölüme, dirilmeye, cennete, cehenneme, hesaba, mizana], meleklere, [Allahü teâlânın gönderdiği] kitaplara, peygamberlere inanmak gerektiğini bildirmiştir. (Bekara 177) Resulullah efendimiz de imanı şöyle tarif etmiştir: (İman, Allaha, meleklere, kitaplara, peygamberlere, ahirete, ölüme, dirilmeye, cennete, cehenneme, hesaba, mizana, kadere, hayrın ve şerrin Allah’tan olduğuna inanmaktır.) [Nesâî] Bildirilenlerden birini inkâr etmek, hepsine inanmamak olur. Bunun için İslâmiyet’in emir ve yasaklarından birini hafif görmek, Kur’an-ı kerim ile, melek ile, peygamber ile alay etmek küfürdür. Melekler, latif, nuranî ve akıllı olup, insanlardaki kötülükler, meleklerde yoktur. Allahü teâlânın emirlerine itaat ederler. Asla günah işlemezler. Erkeklik ve dişilik yoktur. Cehennem meleklerine Zebanî denir. Bunlar, cehennemde emredilen vazifelerini yapar. Denizin balığa zararlı olmaması gibi, cehennem ateşi de bunlara zarar vermez. Meleklerin en üstünü Cebrail aleyhisselamdır. Vazifesi, peygamberlere vahiy getirmek, emir ve yasakları bildirmektir. Cebrail aleyhisselamın günah işliyeceğini veya yanlış bir iş yapacağını sanmak çok tehlikelidir. Çünkü Allahü teâlâ buyurdu ki: (Ey Resulüm de ki; “Cebrail’e düşman olan, Allaha düşmandır.” Çünkü o, Kur’an-ı kerimi, Allahın izniyle, kendinden önce gelen kitapları doğrulayıcı, bir hidayet rehberi ve müminler için müjdeci olarak senin kalbine indirmiştir.) [Bekara 97] Bir doktor, ölmekte olan bir bayan hastaya, (Azrail, bir prenstir, prensten daha yakışıklıdır) Ölmekte olan erkek hastaya da, (Azrail bir prenses gibidir) diyerek güya teselli vermektedir. Burada birkaç hata vardır. Birincisi meleklerde erkeklik dişilik yoktur. Onu prens veya prensese benzetmek çok yanlıştır. Şehzade veya sultana benzetse de hata olurdu ama, yabancılara benzetmesi de, kültürümüze yabancı olduğunu göstermektedir. Güya bayan hasta, ölmeden önce Azrail aleyhisselamı görüyor, doktora, (Dediğinden de daha yakışıklı bir prensmiş) diyor. Ölmeden önce Azrail aleyhisselamı nasıl görmüş ki? Bayan hasta, ömründe hiç namaz kılmazken, ölürken iki rekat bir nafile namaz kılıyor. Nursuz doktor, (Bu bir mucizedir) diyor. Mucize peygamberlerde görülen bir harikadır. Bayanın mucizesi demek, bayana peygamber demek olur ki çok tehlikelidir. Güya müslüman geçinen bu doktorun yaptığı rezaletler bununla da bitmiyor. Ölmekte olan bayan hastasına, Kelime-i şehadet zor gelir düşüncesiyle, (Sadece, Muhammed demen yeterlidir) diyor. Müslüman geçinenler böyle yaparsa dinsizler ne yapmaz ki? Bir ateist de, (Dansözler, hayat kadınları cehenneme gidecekmiş. Demek ki, cehenneme gitmek, cehennemde zebani olmak ne kadar iyidir) diyor. Kimi de, “Azrail gibi adam “ veya “Zebani gibi bir zâlim” diyorlar. Meleklere hakaret eden Müslüman kâfir olur. Müslüman olmayanların böyle söylemelerinin önemi yoktur. Mesela bir zındık, “Azrail gibi cani, işkenceci bir zebani” tabirlerini kullanıyor. Zındık zaten kâfirdir, vazifeli olan bu iki meleğe hakaret etmekle sadece küfrünü kusmuş oluyor. Zındığın söylediği bu sözleri, bir Müslüman şaka yollu da söylese kâfir olur. (Çocuğunuzu terbiye etmezseniz, anarşist olur, Azrail ve zebanî olur) demek de, anarşistle melekleri aynı kefeye koymak olur. Bu ise küfürdür. Bütün melekler günahsızdır, cani, işkenceci değildir. Allahü teâlânın emrini yerine getirirler. (Feraid-ül-fevaid) ............ Not: Dünkü yazımın son paragrafında “Haram yiyen, günah işleme gücünü kendinde bulamaz.” cümlesi “Haram yiyen, sevap işleme gücünü kendinde bulamaz.” olacaktı. Düzeltir özür dileriz.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT